KAKT?S ISTANBUL?DA

Merhabalar sevgili okurlar. Cin Ali serüveni gibiyim vallahi. Kaktüs bir orda bir burda. Kaktüs ne etti, nereye gitti sizinle paylasiyorum. Iste simdi de biricik Kaktüsünüz Istanbul’da! Iyide ne var bunda abartilacak demeyin. Siz, adini çok duydu?unuz büyülü bir sehre ilk defa gittiniz mi hiç? Hem de uzun bir tren yolculu?uyla baslayan bir serüvendi bu.

     Aksam binmistim. Sabah gözlerimi açinca orada olacaktim. Kollarini aç Istanbul ben geliyorum. Sarilacaktim doya doya beni taniyordu çünkü. Sicakli?imi hissedecekti. Ben bu sabah Istanbul’da bir günes gibi do?acaktim. Elimden tutup beni götürecekti adini hep duydu?um Bo?az Köprüsü, Taksime… Ama dikkat et Istanbul beni yutma sadece bir sehir kadar büyüksün. (Çok severim bu sözü)

     Istanbul’a gidiyorum, (yürü be kaktüs kim tutar seni!) ama tabi ki yalniz de?ildim. Öyle benim gibi dünya güzeli, tazecik kizi tek basina Istanbul’a gönderirler mi? Yanimda yasli yillardir Istanbul’u yol etmis karis karis bildi?ini söyleyen Eminönü’nde kaybolan Dünür Amca ve baskancim var. Çok konusan dünür amcam, sürekli akil veriyor ve devamli Istanbul’u anlatiyor bize. Evde çorabina sakladi?i paranin Istanbul’da soyulma kaygisi bizi bile telaslandirdi.

     Trenin çaku çuku sesleri ninni gibi uyuttu bizi. sabahin altisinda “UYANIN GIIIIIII!” diye bir sesle irkildim. Kokmayin bu dünür amcam. “Kalkin büyük sehre geldik, hemen duanizi edin ilk defa geldi?iniz sehre girerken dua ettin mi kabul olurmus” dedi.  Kalktik dünür amca önde biz arkada “Han bakalim! Han bakalim!” Anladik ki; Istanbul’da hep  hancez. Allahim! Allahim! Adamda ne enerji!  Ben bu taptaze genç yasimdan utandim. Bu arada bize bir seyler anlatmaya devam tabi. Ara sirada bizi yoklama  maksatli “lafi dinle” diye ihtar çekiyor.

     Haydar Pasanin merdivenlerinde, o klasik Türk Filmlerinden firlamis salak kiz tiplemesi ile gözlerimizi açmis bir oraya bir buraya bakiyoruz. Elimizde bir tahta bavul ve basimizda cirtlak renkli yasma?imiz eksik. Hani o da olsa “Motoooorrrrrrrrrrr!”

     Vapura bindik ama beni tutmak ne mümkün. Yaramaz çocuklar gibi; vapurun ayak basmadi?im yeri kalmadi. Bir ara kaptan kösküne girip vapuru kullanmaya çalistim. Baskana vapurun ucunda titanik oynayalim diye eziyet ettim. Her taraftan bakmaliydim Istanbul’a. Görmemis olmak böyle bir sey arkadaslar, ne yapayim.

   Vapurun arkasinda martilara simidimden vereyim derken düsüyordum. Bo?az Köprüsü’ne, Galata’ya, Kiz Kulesine el sallamak… Yok böyle bir güzellik.

Istanbul diyor “ben güzelim”, ben diyorum “ben güzelim” yenisemedik valla…

Kaktüsünüz di?er maceralarinda sizinle olacak.....


Yazar: Atiye Sapmaz(KAKTUS)
Tarih: 2006-09-28


Bu Köşe Yazısının yer aldığı yer: Gün FM 99.9 Afyon Türkü Radyosu
http://www.gunfm.net

Bu Köşe Yazısı için adres:
http://www.gunfm.net/modules.php?name=Kose_Yazilari&op=viewarticle&artid=10