ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI KAYIPLARI

Yıllardır erkeğin korkulu rüyası ne diye düşündünüz mü hiç? Kaktüs mükemmel beynini çalıştırdı başladı düşünmeye caaanım okurlarım.  Hatta ve hatta kel erkeklerin biçoğuna sorun neden kel olduklarını? Hepside aynı cevabı verecekler... Ne mi? bu baş edemedikleri konu; ne olacak kadın dırdırı tabiî ki. Saçı uzun aklı kısa olan kadının, dırdırından illallah etmişler bunca zaman.

Evet karıkoca kavgalarının en çok cümle kuranı, en  çok konuşanı kadınlardın ama galibi errrkekdir. Neden mi? Çünkü; kadın yediği dayakla direk mağluptur. Valla tarihte 3. dünya savaşı olmadı ama kimse farkında değil bu savaş eşler arasında yaşanıyor zaten.

Halbuki evliliğin ilk günleri ne kadarda güzeldi. Her şey ne kadar da yolundaydı. O zamanlar en güzel o güler, en güzel o bakar, en akıllı sizinkidir. Oturuşu, kalkışı yürüyüşü, uyuyuşu her bişeyi güzeldir. Salonun ortasında çıkardığı kokulu çoraplarının kokusu bile nasıl bir hoş gelir.  Hatta hani ortalığa pislese ne kadar güzel pisliği var diyecek kadar her şey yolundadır.

Her savaş sonunda verilen kayıplar olduğu gibi bakalım bu savaşın maddi ve manevi kayıpları neler; bi kere kadın burada madden çok büyük kayıplara uğrar kadının kavga esnasında tek savunması çeyizidir. Çeyizinin en nadide parçası olan yemek takımından kırılmadık ne bardak, tabak kalmıştır ne de sinirinden parçaladığı el emeği göz nuru işlemeleri.... Evin herifi yüzünden, canına okur o paha biçilemeyen hazinenin.

Ya erkelere ne demeli. Onlarda ne kadar kuvvetli güçlü olduğunu kanıtlama fırsatı bulurlar bu sayede. Gövde gösterisi yaparlar. Kadının gözünde morluk vücudun görünen görünmeyen yerlerinde attığı dayağın izlerini bırakmadan savaşın galibi görmezler kendilerini.

Bu kırık dökük resimde içindeki şeytan çıkar  her iki tarafın. İlan eder bu sevgi yuvası haline getirmeye çalışılan evde hükümdarlıklarını.

Ve savaşın en masumu taraflı- tarafsızları; çocuklar yeri gelir taraf yeri gelir hakem olurlar. Küçücük bedenleriyle keşke  90 dakika süreniz bitti kavga sona erdi diye düdüğü öttürünce her şey normale dönse ve hiç yaşanmamış gibi olsa. Pommm stadı terk edin normale dönülsün. Yada o minik ellerinde haftada birkaç çeşit çıkan sihirli dizilerdeki gibi şıklatmanın getirdiği yıldızlar düzeltse...

Ya da boks hakemi gibi ; “baba sen çok bağırdın birazda annem bağırsın. bağır anne! Baba annemin tek gözünü morartmışsın ötekine de  bitane patlata makyajını tamamla. Hurraaaaa. Ve haşhaş denesini dolmayacak kadara küçük olanı büyüten canavarlar söz dinlese. Ah nerde...

Ya sizce; dediklerinizi yapmadğınızı gören çocuktan ne beklersiniz? Ha! Ötün bakalım! Düüüüüüüüt! Sıra sizde..........


Yazar: Atiye Sapmaz(KAKTUS)
Tarih: 2008-01-07


Bu Köşe Yazısının yer aldığı yer: Gün FM 99.9 Afyon Türkü Radyosu
http://www.gunfm.net

Bu Köşe Yazısı için adres:
http://www.gunfm.net/modules.php?name=Kose_Yazilari&op=viewarticle&artid=61