
SEN GİDERKEN
Gidiyorsun hep. Kızım, Artık gitmek için geliyorsun. Seni götüren arabanının tekerlekleri yüreğimi ezerek gazlıyor. Delilik seni göndermek . Her gidişinde sığamıyorum bir yerlere, nefes almakta güçlük çekiyorum. Güneşli bir bahar pazarında üşüyorum gene. Gidiyorsun... Kuzum, Artık gitmek için geliyorsun. Sayılı günde misafirliğin gözümü açıp kapamama bile fırsat vermiyor. Kendimi, kollarımı nereye koyacağımı bilmiyorum. Gidiyorsun. Neden tavşanım.? Daha iyi yaşamak için. Zorundasın. Zorundalıklar... Delilik seni göndermek. Gelip bir yumru boğazımda, yutkundurmuyor. Ağlasam faydası yok. Yoruluyorum seni gönderirken. Gideceğin, bir gün önceden sıkıntısı basıyor. Oyalanıyoruz valizini hazırlarken. “Onu da koyalım, bu da lazım.” Oysa bana sen lazımsın. Bir telefon kadar yakınsın bana. Teselli etmiyor bunu düşünmem. Yoruluyorum seni gönderirken. Çarpınıp duruyorum bir kafesin içinde. Kanıyorum ağır ağır. “Özlemenin bile tadını çıkarmalı.” Hayır. Hiç tatmin etmiyor olumlu düşünceler. Neden hem yanımda, hem istediğin gibi yaşanmaz? Neden iyi yaşamak için uzakta olmalı? Özlemeyi sevmiyorum. Gitmeden, özlüyorum seni. Avutmuyor artık hiçbir şey.. Delilik seni göndermek kollarımdan. Saçının kokusu içimde Elim ayağım boşalıyor. Ağlayamıyorum. Ağlamak faydasız. Özlemim geçmiyor. Avutmuyor büyük düşünceli, 12 yaşındaki küçük adamın haylazlıkları . O da özlüyor ablasını... Kapılıp gidemiyorum hayat telaşına . Seni özlemekten nefret ediyorum! Neden dışıma akmazda içime kanaya kanaya akar göz yaşlarım. Neden hıçkıra hıçkıra ağlayamam. İyiye çıkmazmış yola gidene ağlamak. Hıçkırmak istiyorum. Gitmeni istemiyorum! Delilik seni göndermek. Kasıp kavuruyor yokluğun. Anlamsızlaşıyorum. İçi boşalmış çuval gibi yığılıyorum. Olur şey değil seni göndermek. Nefret ediyorum kabullenmekten, alışmaktan. İsyanım yazılır gibi değil. Anlatmak ... hiç değil. Delilik seni göndermek kollarımdan. Ve ben bu deliliği her geldiğinde yapıyorum.
Yazar: Esma Eser (Mavi) Tarih: 2008-03-16
|
|