|
SULTAN -Güçlü olmalisin. Her zamankinden daha güçlü. -Neden? Neden güçlü olmaliyim? Güçlü olmak istemiyorum, çok
güçsüz olmak, yok olmak istiyorum. -Sevdiklerin için -Neden? Sevdiklerim güçsüz
olursam sevmezler mi artik beni? Ya da daha mi az severler. O zaman
sevdiklerim neden –sevdiklerim- dir ki? -Haklisin çok zor. Ama gene de güçlü olmalisin. Sevdiklerin
seni sevmezler diye de?il. Onlara güç vermelisin. Onlar gözüne bakiyor. E?er
sen yikilirsan da?ilirlar. -Ama canim yaniyor. Yapamiyorum! Hiç böyle aci görmedim ben. -Haklisin. -Haklisin deyip durma! -… Genç kadinin gözleri dolar ama bir türlü yolunu bulup
akamaz. -Bu bir sinav. -Ama sorulari çok kazik be! Hiç böyle sinava girmedim.
Beynim kafama si?miyor. -Bir an önce gerçeklerinle yüzles lütfen. O zaman daha
sa?likli düsünürsün. Kendinden yasça büyük
arkadasi dizlerinin üstünde birbirine dü?ümlenmis elini sikica tutar.
Arkadasinin acisini siringa gibi çekip kendi bedenine aksin ister. Artik genç
kadini gözlerine dolan yas fazla gelmis birkaç yerde yol bulmus dizlerinin
üstündeki avuçlarina akar. Ilerlerden ba?irarak gelen yasli ve tombulca bir
kadin insanlari iterek hedefine varmisti. Sultan’in titreyen cansiz bedenin
sarsarak kucakladi. Alabildi?ine ba?iriyordu. Ne söyledi?i anlasilmiyor ama
trajik tablo etraftakileri hiçkiriklara
bo?maya yetmisti. Kadin yasina ra?men hayli güçlü Sultan’a sariliyor, sarsiyordu.
Kadinin ates gibi siril siklam yüzü Sultan’in yüzünü yakiyordu. Belli ki aci
çekiyordu kadin. Iki kadin yasli kadini kollarindan tutarak koparircasina
ayirdi.
Birden bir farkli bir u?ultu koptu. Herkes pencerelere
üsüyordu, Sultan’i unutmuslardi. Sultan panikledi etrafina bakti. Kolunu
kavradi iki kisi. “Hadi son defa bak, u?urla onu” dediler. - Kimi, ne oluyor! kim geldi? Yanit vermeden kolundan tuttular, cama do?ru götürdüler.
Pencereden bakti, mahser yeri gibiydi. Herkes kafasini kaldirmis O’na bakiyordu.
Gözü kapinin kenarina ilisti. tuhaf bir
telas vardi. Beyaz bir arabadan battaniye içinde sikica sarilmis uzun bir cisim
çikarttilar. herkes bir telas bir acele içindeydi. Insanlar bir seylerin çabuk olup bitmesi için
çirpiniyor, birbirlerine çarpiyordu. Genç kadin irkildi, müthis bir hizla
disari firladi ahsap evin sonradan yapilmis beton merdivenlerini bir iki adimda
iniverdi. Avluya açilan büyük demir kapiya geldi?inde hala solu?unu alamiyordu.
Birkaç akrabasi önüne firladi. -Sultan yapma her zaman gördü?ün halinle bil. Bu saatten
sonra görmenin bir anlami yok. Hadi içeri gir. diyordu lise ö?retmeni, çocu?a söylenen bir ses tonuyla
gözünden akan bir damla yasla. Gözünü içine bakarak ; -Beni anladin de?il mi? dedi ö?rencisine önemli bir konuyu anlatmaya çalisan
ö?retmen çabasiyla. -Anlamadim hocam! Anlamiyorum! diye hirçin sesini yükseltti
solu?unu alamadan. Ö?retmeni onun bu hirçinli?ina alisikti. Ama zaman o zaman
de?ildi. Hayatin gerçekleri dersteki anlatilanlarin aksine “al yasa diye” önüne
gelmis. Çaresiz yasanacakti. Çok zorlaniyordu hayat dersini bir kere daha
anlatirken ö?retmeni. Yutkunuyor, sarariyor, terliyor sözler a?zinda
eziliyordu. Arkasindan yetisen arkadaslari kolundan tuttu “hadi içeri
girelim “ dedi sefkatle. döndü çaresiz ne etti?ini nereye gitti?ini bilmeden.
duvarin dibinde babasini gördü. Sapsariydi benzi, aciyla bakiyordu yavrusuna
ama hiçbir sey diyemiyordu. En aciz tarafi da buydu; böyle zamanda ne denir
bilmiyordu hayranlik duydu?u, tapti?i adam. Hizla tekrar çevir basini yola
köseyi bulmustu yesil örtülü üstüne ceket atilmis tahta tabut. “gidiyor”
diyebildi aciyla mirildanarak.
****
Her sey o kadar hizla
gelisiyordu ki Sultan takip etmeyi birakti. Kafasini hafifçe kaldirdi bu?ulu
gözleriyle etrafindaki irili ufakli kadinlari silik görüyordu. Herkes O’na
bakiyor, herkes O’ndan bir sey bekliyordu.
Korktu bu bakislardan, kaçmak bir an yok olmak istedi. Aya?a kalmak istedi
yapamadi. Bitkindi. hamlesi yarim kalmis yi?ilmisti. herkes siçradi, bir seyler
yapmak istiyordu onun için. Arkadasi “nereye gideceksin” dedi kolundan tutarak.
Yanit vermedi. iyice sararmisti. -Iyi misin? Kafasini salladi “hayir” anlaminda. -Yüzünü yikayalim istersen. - I-ih Biraz önceki arbede sirasinda birileri yüzüne su atmisti
kendine gelsin diye. Iyi bir sey yapmak istediler. Ama farkinda olmadan her
yerini islattilar su a?zina burnuna doldu nefes alamadi. Bir daha yeltendi. Arkadasi
bu sefer sormadan tuttu kolundan. kalabaliktan güçlükle geçtiler yengesi aldi
“dayan bana” dedi. Yatak odasina do?ru ilerlediler. Içeri girip kapiyi
kapadilar. Yata?in üstüne yi?ilircasina oturdu titreyerek. “Çikmami ister
misin?” dedi sefkatle yengesi. Ama onun yanitlayacak gücü yoktu. Anladi yengesi
usulca açti kapiyi arkasina merakla bakarak kapadi. disaridaki onca kalabali?a
anlasilmayan a?itlara ra?men yalnizdi simdi, yapayalniz. Öylece kalakalmisti.
yüzündeki gözyasi kurumamisti daha. Her yer gri ve silik görünüyordu. Önündeki plastik sepette kocasinin gömle?ine
takildi gözü. Inleyerek e?ildi aldi eline, yüzünü gömle?e adeta gömdü, kokladi.
“Allah’im onu koru” diye inledi.
“Yalvaririm Allah’im O kötü biri de?il. hem O… “ hiçkirdi. Sik sik nefes aliyordu. ama bir
türlü vermiyordu. “O çok bunalir. Allah’im nolur onu mezarda çok bekletme çok
bunalir. dayanamaz. Allah’im Al onu yanina çok bekletme topra?in altinda.”
Bedeni artik onun oturmasina bile
dayanamaz oldu, yana do?ru yatti. Yüzünü gömlek örtmüstü. kapadi gözlerini bir
daha açmak istemedi… |