Sevgili öğretmenim;
24 Kasım geldi. Her yıl 24 Kasımlarda olduğu
gibi kutlama yapılacak. Öğretmen ve eğitimin önemi ve değeri üzerinde
durulacak. Sana güzel sözler söylenecek. Kürsüde tok sesli sunucu Ceyhun Atuf
Kansu nun o muhteşem şiirini okuyacak ‘Dünyanın bütün çiçeklerini getirin bana!’
diyecek. Sen gözlerin yaşlı bu şiiri dinleyeceksin. Öğrencilerine göstermeden
gözyaşlarını silmeye çalışacaksın... Yetmeyecek, Ulu Önder Atatürk ün
‘Öğretmenler yeni nesil sizlerin eseri olacak’ sözleri ardından, ’Atatürk’ ün
‘Dünyanın her tarafında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakar ve muhterem
unsurlarıdır!’ sözleri hatırlatılacak. Devam edilecek; ’Cumhurbaşkanlarını dahi
öğretmenler yetiştirir !’denilecek .
Yani öğretmenim o gün sana en güzel
sözler söylenecek. Minicik çocuklarınız çiçekler getirecek. Biraz mahcup
şekilde o çiçekleri alacaksın, çocukları öpeceksin. Tıpkı yıllar önce bizlere söylediğin
gibi: ’Asıl bana vereceğiniz hediye vatanımıza, milletimize yararlı bir yurttaş
olmandır evladım. Hırsızlığa, yolsuzluğa, yalana, talana bulaşmadan. Karanlığa
değil aydınlığa koşacaksın yavrum. İşte o zaman ben dünyanın en bahtiyar insanı
olacağım!’ diyeceksin.
Ancak, ertesi gün yine sorunlarınla yine baş başa
kalacaksın. Ders verirken pencere kenarına geleceksin dalıp dalıp gideceksin...
Üniversitede okuttuğun oğluna bu ay nasıl harçlık göndereceğini düşüneceksin. Limitleri
dolu olan kredi kartları ile nasıl başa çıkacağın aklına gelecek. Salt siyasi
iktidara yakın olduğu için müdür yapılanları düşüneceksin. Özlük, sosyal ve
demokratik haklarının verilmediğine isyan edeceksin.
Sevgili öğretmenim;
Sen 600-700 dolar maaş alırken ABD meslektaşın 3 bin dolar ,.İngiltere
de 5 bin dolar Avusturalya da ,Fransa ve Almanya da 2 bin 500 dolar ücret
aldığı aklına gelecek.
Bizim yetiştirdiğimiz öğrencilerin yönettiği ülke böyle mi
olacaktı diye kaygılanacaksın. Onur ve erdemin mumla arandığına üzüleceksin. Köy
Enstitülerin kapatılmasına kızacaksın.
Bir öğretmenler gününü daha sorunlarla hüzünle geçireceksin.
Hani hatırlıyor musun öğretmenim, keyifli olduğun zamanlarda bir türkü
söylerdin bize; ’Kula kulluk yakışır mı?’diye…
Yine o türkünü mırıldan öğretmenim emek verdiğin
öğrencilerin bir gün gelecek kula kulluğu yıkacak!
Mutlu ve aydınlık yarınlar diler. Ellerinden öperim
öğretmenim. Sağlıcakla kal…