Çevremde,
ülkemde ya da dünyanın herhangi bir yerinde, benin inanç ve düşüncelerime ters
gelen, demokrasi ve insan hakları ihlali oluşturan bir olay yaşanıyorsa ve ben
de bunun karşısında “bana ne” tavrına girip sessiz kalıyorsam, kendimi suçlu
hissederim; aynaya utanarak bakarım.
Bıyık
altından hafif gülümseyerek “şu köşeden kaç kişiye sesini duyuracak ve etkili
olacaksın ki…?” diyeceksiniz belki.
Olsun, bakın
işte, mesela siz, şu satırları okurken ya da dinlerken buna tanık oluyorsunuz.
Kaç kişi olacağınıza hiç önem vermedim.Zaman ayırıp okuyan, dinleyen olmanız
yetti bana…Hem, ileride, biryerlerde, birileri “şu şu şu konularda, onca
olumsuzluklar yaşanırken, neredeydin..? dediklerinde, insanın boynunu büküp,
önüne bakması ne kadar zordur..?
Hepiniz
zaman zaman yürüyüşlere, mitinglere, toplantılara, düğünlere, cenaze
törenlerine katılmıyor musunuz ?
Niye..?
Yalnızca
“ben de oradaydım” diyebilmek için olduğu kadar, kendinizi de bir görevi yerine
getirme sorumluluğunda hissettiğiniz için, ruhunuzu da rahatlatmak için değil
mi..?
Hatta
dahası… Duyduğunuz bir haber karşısında tepkinizi bir kahvehane masasında bile
olsa ortaya koymuyor musunuz…?
* * *
İşte bu
günlerde bir partinin daha kapatılmasından söz ediliyor…
Demokratik
Toplum Partisi(DTP) hakkında, Yargıtay Başsavcılığı tarafından “kapatılması”
istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne dava açıldı.
“Hayır…
Hayır..!” diye tepkimi ortaya koyuyorum.
Ben DTP’ye
oy vermedim, vermeyi de hiç düşüneceğimi sanmıyorum.
Ama,
kapatılmasına isyan ederim.
Tüm
partilerin kapatılması karşısında hep dile getirdim tepkimi.
Türkiye’nin
kapatılan partiler mezarlığı haline getirilmesi, hiç kazanım getirmedi hatta
hiç hayır da getirmedi bana göre…
Çünkü iyi
biliyorum ki, Demokrat Parti kapatılmasaydı, Süleyman Demirel diye biri kırk
yıl çöreklenmeyecekti ülkenin başına…
Milli Nizam
Partisi, Milli Selamet Partisi, Refah Partisi sırayla kapatıldı da sonuç ne
oldu..?
İşte canlı
örnek AKP doğdu, Recep Tayyip Erdoğan olgusu yaşanıyor…
Mutlu
oluyorlar mı acaba parti kapatanlar…?
* * *
DTP’nin
kapatılması girişimi, tuzaklar içinde tuzaklarla dolu bir süreci getirecek. En
azından, teröre karşı tam da uluslararası destek sağlanmak üzereyken, “Kürtlere,
dağa çıkmaktan başka yol bırakmıyorlar” tezini savunanların elini
güçlendirecektir.
Ayrıca çok
örneği yaşandı. Barajı aşamayan HEP, DEP kapatıldı. Barajı aşma yolunu bulan
DTP kuruldu.
O da
kapatılırsa ne gelişeceğini bilmiyoruz.
Bırakın AB
kriterlerini, dünya demokrasi ilkelerini falan, parti kapatmalar bu ülkenin
hayrına olmamıştır hiç.
Olmayacaktır
da…