• Orman ve Su İşleri Bakanı, Adalet ve Kalkınma Partisi Afyonkarahisar Milletvekili Veysel Eroğlu
    Orman ve Su İşleri Bakanı, Adalet ve Kalkınma Partisi Afyonkarahisar Milletvekili Veysel Eroğlu
  • CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu
    CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu
  • CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu
    CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu
  • CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin
    CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin
  • Gün Fm Ziyaretler
    Gün Fm Ziyaretler
  • Her Cumartesi Gün FM’de yayınlanan Basın Odası
    Her Cumartesi Gün FM’de yayınlanan Basın Odası
  • Sağlıklı yaşam merkezi çalışanları Gün FM’de
    Sağlıklı yaşam merkezi çalışanları Gün FM’de
  • Şuhut Belediye Başkanı Recep Bozkurt
    Şuhut Belediye Başkanı Recep Bozkurt
  • Şuhut Kaymakamı Ferit Görükmez
    Şuhut Kaymakamı Ferit Görükmez
  • Tabip Odası Başkanı Dr. Murathan Leblebicioğlu
    Tabip Odası Başkanı Dr. Murathan Leblebicioğlu
Afyon Gün Fm 99.9
Basın öne eğilmesin
Basın öne eğilmesin
Basın öne eğilmesin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü. Neden Çalışan Gazeteciler önce onu bir anlatalım. Yıl 1961. İstanbul basınındaki gazete patronları mevcut iktidardan beklentileri karşılanmadığı sebebiyle gazete çıkarmama kararı aldılar....
10 Ocak 2019 15:09
Font1 Font2 Font3 Font4

Basın öne eğilmesin

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü.
Neden Çalışan Gazeteciler önce onu bir anlatalım.
Yıl 1961.
İstanbul basınındaki gazete patronları mevcut iktidardan beklentileri karşılanmadığı sebebiyle gazete çıkarmama kararı aldılar.
Üç günlük bir boykot yani.
Ancak gazete çalışanlar patronlara karşı direndi. Dediler ki üç günde olsa halkımızın haber alma hakkını gasp edemeyiz diyerek ‘Basın’ adıyla“ gazeteyi çıkarmaya devam ettiler.
Patronların da yelkenleri suya indi ve 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü olarak anılmaya başlandı.
Bayram değil 10 Ocak
Bu bir bayram değildir. Bugünü bayram olarak görmek son derece yanlıştır.Bu dayanışma günüdür. Bu birlik ve sorunların dillendirilmesi günüdür. Bu aslında demokrasi, özgürlük, adalet, düşünce hürriyeti her alanda bayrak olarak sallanması gereken bir gündür özünde.
Peki neden demokrasi diyoruz bakın önümüzdeki tabloya…
’Demokrasinin, özgürlüğün, adaletin, düşünce hürriyetinin her alanda yok sayıldığı ülkemizde, tıpkı geçen yıl ve ondan önceki yıllar boyunca olduğu gibi, basın emekçilerinin yıpranma paylarından, haber yapma özgürlüklerine kadar birçok alanda sorunları hala devam ediyor. Bu sorunlar her geçen gün katlanarak büyüdü.Hem ulusal hem de yerel basın açısından gazetecilik mesleğinin zor koşulları yıllardır değişmiyor ve buna bir de iktidar baskısı da ekleniyor. Demokrasiyi sözde “ileri” götürdüğünü söyleyen iktidarın basında sendikalaşma konusundaki duyarsızlığı ve konuyu bir sorun olarak tanımlayarak gündemine dahi almaması aslında onun antidemokratik yönetim biçiminin ve anlayışının açık kanıtı olarak karşımızda duruyor.
Vatandaşlarımızın haber alma özgürlüğünün kısıtlandığı ve gazetecilerin ciddi bir baskı ve tehdit altında çalışmak zorunda bırakıldığı, bir kısmının cezaevlerinde tutulduğu, dışarıda olanların da haklarının gasp edilerek haber yapma özgürlüklerinin ellerinden alındığı böylesi bir ortamdayız.
“Gazetecilere baskı yapılıyor”
Bir ülkede gazeteciler tutuklanıyor. Gazetecilere baskı yapılıyor. Gazeteciler korkutuluyor. Haber alma ve yazma hakları elinden alınıyorsa o ülkede demokrasiden ve özgürlükten söz edilemez. Gazetecilik artık günümüzde yarını olmayan,çileli bir meslek haline geldi. Çünkü Basın emekçilerinin her geçen gün çalışma koşulları ağırlaşıyor. Buna karşılık ücretlerinin zamanında ödenmediği, mesai haklarının verilmediği bir ortam var. Basın emekçileri yoksulluk sınırının altında yeri geldiğinde ölümle burun buruna kalarak çalışmak zorunda kalıyor.
Aslında basın ülkenin bir aynasıdır. Ülkede özgürlük demokrasi gelişmiş ise basın özgürlüğünden söz edilir.
Şimdi yerelde bakıldığında gazete patronları bir birlik oluşturmuş ve adına da Basın Yayın Derneği koydular.
Afyonda basın bayramı ve protokol kabulleri işbu dernek tarafından yapılıyor. Yani yukarı da yazdık. Patronlar adına başkaldırı günü olan 10 Ocak günü ilimizde patronların himayesiyle yapılıyor. Bu yapının bir an önce düzelmesi lazım.
Medya patronlarının sorunları sıkıntıları var biliyoruz ve farkındayız. Ancak asıl birlik dayanışma içinde olması gerekenler basın emekçilerinin önü açılmalı. Saha ve alanda olanlar her daim üretenler bu oluşuma sahip çıkması gerekir.
Böylesi günlerde mesleğin sorunlarının konuşulması yerine günübirlik açıklama davet yemek ve kahvaltılarla geçiştirilir.
Aslında böylesi günlerde paneller yapılıp sorunlar anlatılıp alanda olan ve taşın altına eli olanlardan fikir alınarak yeni bir yol haritası belli olması lazım.
Bu mesleğe emek verenlerin sivil toplum örgütlerinde istihdam edilmesi konusunda çabalar gösterilmesi gerekiyor.
Yoksa her daim olduğu gibi basın emekçilerinin iş garantisi yok. Yarın güvencesi yok. Düşük ücretler ile 7/24 görev yapıyor.der günü geçirmiş oluruz.
Her zaman doğruları yazmayı ilke edinmiş, cesur, yürekli ve vefakar tüm gazetecilerimizin Çalışan Gazeteciler Gününü kutluyorum.
Unutmayalım ki her olumsuz koşulda dahi halkın gözü,kulağı ve sesi olmayı sürdüren meslektaşlarımız var.
Özgür ve tarafsız habercilik koşullarının sağlandığı ve meslek haklarına kavuştukları mutlu ve aydınlık yarınlar diliyorum.


Bu haberler ilginizi çekebilir!
Yukarı Geri Ana Sayfa