Afyon Gün Fm 99.9
  • Orman ve Su İşleri Bakanı, Adalet ve Kalkınma Partisi Afyonkarahisar Milletvekili Veysel Eroğlu
    Orman ve Su İşleri Bakanı, Adalet ve Kalkınma Partisi Afyonkarahisar Milletvekili Veysel Eroğlu
  • CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu
    CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu
  • CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu
    CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu
  • CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin
    CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin
  • Gün Fm Ziyaretler
    Gün Fm Ziyaretler
  • Her Cumartesi Gün FM’de yayınlanan Basın Odası
    Her Cumartesi Gün FM’de yayınlanan Basın Odası
  • Sağlıklı yaşam merkezi çalışanları Gün FM’de
    Sağlıklı yaşam merkezi çalışanları Gün FM’de
  • Şuhut Belediye Başkanı Recep Bozkurt
    Şuhut Belediye Başkanı Recep Bozkurt
  • Şuhut Kaymakamı Ferit Görükmez
    Şuhut Kaymakamı Ferit Görükmez
  • Tabip Odası Başkanı Dr. Murathan Leblebicioğlu
    Tabip Odası Başkanı Dr. Murathan Leblebicioğlu
Afyon Gün Fm 99.9
Kadın
Kadın
KADIN   Kadın doğuran, çalışan üretendir. Kadın anadır, emekçidir, çalışandır. şefkat ve sevginin adıdır kadın. Kadın bireydir ve yaşamın her alanında varlığını sürdürmektedir. Kadın kırsal veya şehirde her daim kadındır...
8 Mart 2018 12:31
Font1 Font2 Font3 Font4
Bu Haberi Yazdır

KADIN

 

Kadın doğuran, çalışan üretendir. Kadın anadır, emekçidir, çalışandır. şefkat ve sevginin adıdır kadın. Kadın bireydir ve yaşamın her alanında varlığını sürdürmektedir.

Kadın kırsal veya şehirde her daim kadındır aslında.

Şehir veya  kırsal da yaşayan kadına baktığımızda benzer çileyi çektiklerini görüyoruz.

 

KADIN HER DAİM ÇİLEKEŞ

 

Çocukluğum kent ile köy arası olan kasaba diye adlandırılan Şuhut İlçesinde geçti.

O çocukluk döneminde ninem annem, halam ve teyzemin gündelik yaşantılarını gözlemledim.

Geniş bahçesi olan iki katlı avlulu kerpiç bir ev.Evin yanı başında dam.Damın yanında çamaşırlık onun  bitişiğinde ise küçük bir kümes. Şimdiki gibi 2-3 kişilik aile yerine üç dört ailenin bir arada yaşadığı 8-10 kişilik geniş aileler vardı o senelerde.. Böylece genç kız, yeni gelin, kaynana hep birlikte yaşar ve gündelik işleri müşterek yapardı.

Sabah ezanla birlikte kalkan kadın dama geçer hayvanların temizliğini yapar. Onları yemler, sular ve sütünü sağardı. Horoz ve tavukları yemlerdi. Kadın bahçedeki ağaçlar ve sebzeler sulanarak güne devam ederdi. O geniş havluyu her gün çalı süpürgesi ile süpürürdü. Çamaşırhanede fokurdayan kazanda çamaşırları yumuşatır ve çamaşır taşında tokmakla döverek yıkardı. Kazanda artan su ile çocuklar yıkanıyordu.

 

FIRIN VE ÇEŞME BAŞI 

 

O kadın haftada en az iki kez ev ekmeği yapardı. Güçlü kolları ile bir gün öncesinden mayalanmış hamuru saatlerce teknede fokur fokur kabarıncaya kadar yoğururdu. Tekne ile ekmek yapılacak fırınlara giderdi. Her mahallede 1-2 mutlaka fırın olurdu.Fırında hamur eziran ile kesilir ve unlardı.

Bu arada hamurun bir kısmı ile sıcacık pideler yaparlardı..Fışkı (talaşın kalını) ile kızan fırında ekmekler pişerken o gün mahallede olup biten olayların dedikodusu yapılırdı.Kim hangi oğlana yanmış? Hangi delikanlı kızı çeşme başında görüp laf atmış türkü söylemiş ve gözüne ayna tutmuş bunların hepsi o kısa süreçte konuşulurdu.

Fırın ve çeşme başları o dönemler kadınların tek sosyal yaşam alanı gibiydi.

Öğle yemekleri işten güçten dolayı ayaküstü geçiştirilirdi ama akşama bahçeden toplanan sebzelerden lezzetli yemekleri de o kadınlar yapardı.

 

İMECE IRGATLIK

 

Hasat zamanı tarlaya gider haşhaş çizen haşhaş kıran kadındı.,Arpa,yulaf, buğday ve benzeri ürünlerin toplanmasına analarımız ninelerimiz yardım ederdi.

Orada imece sistemi vardı. İş zamanı evdeki kadınlar akraba ve komşu kadınlar ile tarlaya giderdi. Para, ücret ve sair ödeme yok.O tarlada iş bittiğinde kadın diğer akraba veya komşusunun tarlasına ödünç ödemeğe giderdi.Yani ödünç ödeme denilen  imece  ırgatlık olurdu.Denizde bronzlaşmak yerine o tarlada güneşin bağrında esmerleşirdi o dönemin kadınları.

O yıllarda dışarıdan pek fazla bir şey alınmazdı. Tarla bahçe ürünleri günü birlik tüketilir. Bir kısmı ise kış için kurutulur ve saklanır.Süt ve süt ürünleri de her evde daime olurdu.

 

FATURALAR ARTAR KADIN İŞ HAYATINA GİRER

 

Yıllar geçti. Zaman değişti ve kente geldik.

Kentte ocak ve soba yoktu. Kalorifer vardı Bulaşık ve çamaşır makinesi girdi hayatımıza.

Çalı süpürgesi yerini elektrikli süpürgeye bıraktı.

Şöyle bir bakın evinize:

Tüm her şey dışarıdan para ile satın alınır ürünler haline dönüştü. Dahası televizyon, internet cep telefonu girdi hayatımıza. Bu teknoloji kabaran faturalara dönüştü. Ve bu tüketime yetişmek adına kadınlarımızda iş hayatına girdi artık.

Kentli kadın ev sorumluluğu yanı sıra iş hayatında aktif rol oynamaya başladı.

İş yaşamı zordu. Kadın sabah erken saatte kalkıyor. Çocuğunu okul servisine yetiştiriyor. Kendisi işe gidiyor.10 saate yakın çalışıyor ve dönüşünde evin işleri ile cebelleşiyor.

Kalkıyor./ İşte çalışıyor./Dönüyor./ Evde çalışıyor. ve ertesi gün yine aynı.

Her gün aynı monoton bir hayata devam ediyor.

Çeşme başı veya fırında yapılan sohbetler yerini kuaför veya kadın günlerindeki sohbetlere bırakıyor. Televizyon ve sosyal medya kadınların dünyası olmuş artık.

Günümüzde kadın daha iyi eğitim almış ve daha çok okuyor. Dolayısıyla taşeron işçilikten yöneticiliğe kadar kadınlarımızı iş hayatında görmekteyiz. Şimdi sosyal,ekonomik,siyasal ve kültürel her sorumlulukta erkeğin yanı başında kadınlarımız.

Yazımıza nokta koymadan sözü Nazım Usta’ya bırakalım….

 

Kimi der ki kadın;
Uzun kış gecelerinde yatmak içindir.


Kimi der ki kadın;
Yeşil bir harman yerinde,
Dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.


Kimi der ki hayalimdir,
Boynumda taşıdığım vebalimdir.

 

Kimi der ki hamur yoğuran,
Kimi der ki çocuk doğuran..


Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal
O benim kollarım, bacaklarım, başım,
Yavrum, annem, karım, kız kardeşim

Hayat arkadaşımdır.

 

Bugün Dünya Emekçi Kadınlar Günü.

Tüm kadınlarımızın günlerini tebrik ediyorum

 

 

 

 

 

 

 


Bu haberler ilginizi çekebilir!
Yukarı Geri Ana Sayfa