Bölümler
ORDA VE ÖYLE SÖYLEMEMİŞ
Dün Çakmak Otel’de yerel basının da katıldığı toplantı da “Başkan Çoban’ın ağzından anıt çıktı mı çıkmadı mı “ polemiğinin nihayetlendirilmesi amaçlı toplantı yapıldı.
Toplantıyı Afyon Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Emin Güzbey ve Afyon Gazeteciler Derneği Başkanı Celal Bursalıoğlu yönetti.
Polemiğin Muhataplarından Belediye Başkanı Burhanettin Çoban ve Erol Özsoy katılırken diğer muhatap MHP kanadından katılan olmadı.
Toplantıyı yönetenler açıklamalarında “Sadece söyledi mi söylemedi mi” içerikli sorular ve açıklamalar üzerinde durulacağını söylemesine rağmen, başkanın da istemiyle görüntü izleme Çin gezisi ve Yunanlı iş adamı Yannis’in Afyonkarahisar, Atatürk, Türkiye sevdası mesajlarını veren görüntüler ile başladı.
GÖRÜNTÜLER KIRPILMIŞ
Gazete3’ten gelen görüntüler izlendi.
Başkan burada anıt sözcüğünün geçmediğini belirtti.
Oysa haberi yapan Muhabir orada idi ve sorusunu anıt sözcüğü geçen soru ile sorduğunu ve o kısmın gösterilen kısımda olmadığını söyledi.
Sendika başkanı Erol Özsoy da Gazete 3’ten aldığı belgeyi göstererek teyit etti.
Kısacası bu kaset basın açıklamasının tamamı değildi. Yani KIRPILMIŞTI.
DEDİKODULAR TRAVMA YARATIR
İşin doğrusu toplantıya giderken beynimde Yunan anıtı dikilmesi ile ilgili haberin yayınlanmasından sonra toplumda söylenenlerin birikiminde kendimi Başkan Çoban’ın küçük oğlu ve babasının yerine koydum.
Afyon gibi Yunan mezalimini yaşamış bir kentte Yunan anıtı dikilmesine öncü olacak kişinin ne tür töhmetler/dedikodular altında olduğunu hissetmeye çalıştım.
Başkan Çoban siyasetçi, siyasetin çamurunu belki siyaset içinde değerlendirebilir ama ailesi bu çamurun altında çeşitli travmalar yaşayabilirdi ve bu travmaları kimsenin kimseye yaşatma hakkı yoktu.
Toplantıya gidişimizde yanımda Gazeteci Yasin Köksal da vardı. Kafamdaki bu düşünceleri ona özetledikten sonra “Mızrak çuvala sığmadı, bu mesele bütün Türkiye’ye tepki olarak yansımaya başladı, çok rencide edici tepki yorumları var, mütedeyyin ve siyaset dışı olan babası ve küçük oğlu için doğru tavır koymak zorundayım. Onlar bazı sözleri ve imalı bakışları kaldıramazlar” … Dolayısıyla yorumlarım ve sorularım bu minvalde olacak dedim.
YUNAN’A KIRILAN ÖNYARGI
BAZI GAZETECİLERE YOK
Ancak toplantıda gördüm ki Yunan hakkında önyargıların kırılmasını isteyen Çoban, Afyonkarahisar’daki bazı gazeteciler hakkındaki ön yargısını bir türlü kıramamış.
Ve gördük ki, Gazeteciler Cemiyetini ziyaretindeki sohbette söylediği:
1- Afyonkarahisar’a turizm amaçlı bir Yunan anıtı dikilmesi gerektiğini;
2- Afyon’da kiliselerin açılmamasından korkmamak gerektiğini;
3- Şuhut’taki İshaklı köyünün asırlar çok önceki sahiplerinin (Yahudilerin) dönmeleri halinde orada yaşamalarından korkulmaması gerektiğini söylediğini inkâr etti.
Ama bu seferki inkârı nedense Murat Arısoy’un yaptığı habere yaptığı inkâr kadar güçlü değildi.
ORADA SÖYLEMEDİ
CEMİYET’TE SÖYLEDİ
Başkan Çoban yukarıda üç madde halinde sıraladıklarımı Afyonkarahisar Gazeteciler Cemiyet’ini ziyaretinde söyledi.
İnkâr etse de etmese de söyledi. Çünkü söylerken sadece ben değil Gazeteci arkadaşlarım Yasin Köksal, İsmail Akar, Hidayet Doğruyol, Ertuğrul Sevim, Mehmet Emin Güzbey de vardı.
Başkan Çoban’ın Cemiyetten ayrılmasından sonra biz kendi aramızda bu olayı mütalaa ettik ve dedik ki: BU BİR BASIN AÇIKLAMASI DEĞİL, SOHBETTİR. SOHBETTEKİ HERŞEY DE YAZILMAZ.
Ama bir gerçek var ki O’ndan bu tür açıklamalar gelmesi bizi hayrete düşürmüştü.
Gelelim dünkü toplantının değerlendirmesine:
ŞERİATINA UYDURUYOR
1- Dün Gazete3’ten gelen ve basın mensuplarına izlettirilen görüntülerde Başkan
Çoban’ın ağzından Yunan anıtı ve şehitliği kelimesi çıkmıyor. Ancak öyle bir anlatıyor ki söyleyemediğini karşıdakine söylettiriyor.
Adeta “Sandalye” adını hiç telaffuz etmeden “arkalığı var, üzerine otururuz, yemek masasının etrafına sıralanır, üzerinde bir kişi oturur” diye anlatıyor ama ağzından sandalye sözcüğü çıkmıyor. Yani işi şeriatına uyduruyor.
NİYE TEKZİP ETMEDİ?
2- Gösterilen başı sonu kırpılmış görüntülere göre konuşacak olursak; Başkan Çoban anıt, şehitlik sözcüklerini kullanmıyor… Yukarıda üç maddelik cemiyette söylediklerini yok sayarsak diyebiliriz ki: ”Başkan Çoban, Afyonluları üzen bu kelimeleri kullanmadı, gazeteci yanlış yazdı. O zaman da akla şu soru geliyor: Niye tekzip etmedi? (Haberi hazırlayan muhabirin söylediğine göre de hala daha tekzip etmemiş)... Yeni Çağ gazetesini tekzip eden Çoban, habere kaynak Gazete3’’ü niye tekzip etmedi?
GAZETE 3’E SIFIR TOLERANS
ÖZSOY’A VE MHP’YE BİTOLERANS
3- Toplantıda dikkati çeken bir başka nokta ise başkan Çoban haberi yapan muhabir ve gazeteye sıfır tolerans içinde iken MHP ve Türk Eğitimsen Temsilcisi Erol Özsoy’a aynı sıfırlıkta değildi, bitolerans (toleranssız)… Yani haberi yapana tepki yok, yapılan haber üzerine basın açıklaması yapanlara tepki var. Toplantının bir başka düşündürücü noktası da burası.
ANZAK’IN GELİŞİ İLE
YUNAN’IN GELİŞİ AYNI MI?
4- Toplantıdan çıkan diğer bir sonuç ise: Anzaklar ile Yunanlıların Anadolu’ya gelişleri aynı değildir. Başkan Çoban bu emsali gösterirken yanlış emsalde bulunmuştur. Burada da üniversitemizin tarihçilerine aydınlatma görevi düşüyor. Hatta Çarşamba toplantılarında bu konuya da yer verirlerse kent halkını ve Başkan Çoban’ı aydınlatmış olurlar.
ATATÜRK’ÜMÜZ
5- Başkan Çoban Atatürk’ün Anzaklar hakkındaki söylediklerine “Atatürk’ümüz diyor ki” diye başladı… Bu başlangıç da bir ön yargının kırılmasıdır ve samimiyet varsa sevindiricidir.
KONU KAÇAĞI MHP
6- Toplantıda dikkat çeken bir başka nokta ise tartışmanın taraflarından MHP’nin “Biz konu mankeni olmayız” diyerek toplantı yerine gelmeyişiydi.
Oysa konunun birinci dereceden muhataplarından biri MHP idi. Ve orada olmalı idi. Oraya gelmeyerek konu mankeni olmaktan kurtuldular, ama konunun kaçağı olmaktan kurtulamadılar.
SONUÇ:
Kırpılmalara, niye sorularına bakarak sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: Başkan Yunan’a karşı önyargılarını kırmış, bazı gazetecilere karşı kıramamıştır. Bazı gazetelere sıfır tolerans iken kendini eleştirenlere karşı bitoleranstır.
Başkan Çoban bir tartışma ortamı yaratmak istedi, ama geri tepti. Şimdi evirip kıvırmaya çalışıyor. Oysa bunlara hiç gerek yoktu… Baktı tepkiler çoğalıyor, anında tekzip edecekti. Hem tepkilerin hem de gereksiz tartışmaların önünü kesecekti.
Yani krizi çıkardı, ama yönetemedi, altında kaldı.
İşin özü bu.



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin