Ana Sayfa | Yerel Haberler | Siirtli çocuklar…
Poll: ANKET
Yeni Sitemiz

Siirtli çocuklar…

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font

Cuma gün “23 Nisan Çocuk Bayramı”ydı. Bayramın tam adını ne yazık ki yazamıyorum; parmaklarım gitmiyor işte; içimde bir burukluk var.

Neyse konumuz bu değil. Konumuz “Siirtli çocuklar”…

 

Onlar da sevinç ve huzurla bayram edebildiler mi acaba?

Görünüşte tabii ki… Onların içinden birileri de oturtulmuştur birkaç dakikalığına yönetici koltuklarına. Onlara da şarkılar söylettirilip, şiirler okutturulmuştur.

 

Ama onların içi titriyordur dehşet ve korkuyla. Başlarına geleni iki yıl sonra duyabildik, bir cesur gazeteci sayesinde…

Onlar korkuyla yaşıyorlar. Nasıl korkmasınlar ki? Karşılarında “yüz kişilik bir tecavüz ordusu” var. Tecavüzcülerden onları koruyan yok. Ama, tecavüzcüleri koruyan çok. Polis, mahkeme, siyasiler hep tecavüzcüleri korumuş iki yıldır.

 

Yaşları 7 ile 14 arasında yedi çocuğa, yaşları 14 ile 70 arasında yüz kişi iki yıl boyunca tecavüz etmiş. Medyanın açık açık söylediği bu…

Kimler yok ki tecavüzcüler arasında? Okul yöneticisi, sınıf arkadaşı, polis, memur, bakkal, kasap, manav, polis, hacı, hoca, şıh, dede… Kimi ararsan.

 

Mideniz bulanıp, içiniz kabarmadı mı? Tüyleriniz diken diken olmadı mı?

Siz de tahmin ediyorsunuzdur, çocuk sayısının sadece yedi olmadığını. Şimdilik ortaya çıkarılabilen bu kadar… Karanlık bir bulut kaplamış Siirt’i; korku kaplamış. Çok büyük bir kent değil zaten. Olayların başladığında haberleri olmuştur birçok kişinin. Ama, bu şerefsizliği yapanların kimler olduğunu duyunca, önlerine bakıp, boyun bükerek kahretmişlerdir…

 

Çocuklarını teslim ettikleri öğretmen, canlarını, mallarını, namuslarını koruması gereken polis, muhtaç oldukları esnaf, dertlerine çare arayacak siyasetçi, elini öptükleri şıh ve diğer etkililer yapıyorlarsa bunu, ne yapsın garibanlar?

Birkaç olay, dürüst bir rehber öğretmen tarafından açığa çıkarılmış ve mahkemeye yansıtılmış. Ama mahkeme, teşhir edeceğine, yayın yasağı koyup, ört bas etme yoluna gitmiş. Kim bilir nasıl bir baskı var üzerlerinde..?

Çünkü bir milletvekili, telefonla canlı yayına bağlanıp, “kim olduğunu bilmiyorum ama, olaya karışanların arasında bir milletvekili yakınının olduğunu duydum…” dedi. Durum anlaşılıyor…

 

Sert bir tepki beklerdim Sayın Tayyip Erdoğan’dan. Kendisini milletvekili seçip, başbakanlık koltuğuna taşıyan Siirt ilinde yaşanan bu çirkinliğe hemen el koyması beklenirdi. Ama bir açıklama, bir kınama bile duyamadık. Yazık…

 

Aslında Siirt, buzdağının görünen ucu.

Geri kalmış nice il, ilçe, belde, köy ve mahallede kim bilir ne kadar yaşanmaktadır bu tür olaylar. Kim bilir nasıl bir korkuyla susup, içine kapanmakta o korumasız, umarsız yoksul çocukları?

Amca, dayı, ağabey, efendim dedikleri adamlar, kendilerine el attıklarında, kim bilir nasıl kararıyordur o küçücük dünyaları..?

 

Bunlar eskiden yoktu. Gerçekten yoktu. Tek tük duyulsa bile, bunu yapan insan içine çıkamaz, kaybolur, cehennem olur giderdi bilinmezlere.

Azgın sömürü çarklarının daha hızlı işlemeye başlamasıyla, yolsuzluk, yoksulluk, işsizlik, muhtaçlık arttıkça, her türlü istismar da arttı.

Ne zamandan bu yana olduğu ise, herkese göre ayrı olabilir.

Ne diyelim; size göre ne zamandan beri böyleyse o doğrudur…

  
Ekleyin:: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Etiketler
Etiket eklenmemiş
Bu haber için oy ver
0
Powered by Vivvo CMS v4.0