Bölümler
Aday taksitleri…
Dünyanın başka ülkesinde olmadığını biliyorum da; hatırlayamadığım, acaba Türkiye’de geçmişteki yerel seçimlerde de böyle mi oluyordu?
Taksit taksit, ıkına sıkına, fıtık ede ede aday açıklaması…
Normali nedir bunun?
Bir yörenin, ilin, ilçenin, beldenin her neyse, yerel yönetimine aday olan kişi ve kadro, seçimlerden en az bir yıl, haydi bilemedik 6 ay önceden açıklanır siyasi partiler tarafından.
O kadro da planını, programını, projelerini hazırlar. Hatta alt kadrolarını bile tanıtır halka.
Seçmen de, kadroları ve yapacağı işleri bilerek birbiriyle karşılaştırma olanağı bulur. Kime oy vereceğine karar verir…
Ama bu normallik, ülkemizde işlemiyor işte.
Vay efendim ne olurmuş; aday yıpranırmış…
Ne yapılıyor o zaman?
Pusuya yatar gibi bekleniyor; rakip partinin adayına göre aday ayarlanıyor.
Birisi bir artisti mi aday çıkardı; karşına al sana futbolcu…
Birisi bir tüccarı mı aday olarak açıkladı; al benden de sanayici…
Temayül yoklamasıymış, örgüt nabzı tutmakmış, seçmenle istişare etmekmiş…
Geçin bunları; tek seçici, büyük illerde genel başkanlar, küçük il, ilçeler ve beldelerde il başkanlarıyla genel başkana yakın duran milletvekilleridir bizde.
Genellikle liyakat değil, sadakat önemlidir aday olmak için…
* * *
Şu garabete bakın; seçime ikibuçuk ay kadar bir zaman kalmış, halâ aday yok bir çok yerde.
Çekişmeye alan olacak illerde bile kesinleşmemiş adaylar. CHP’nin İstanbul adayı kim mesela? Bunu yalnız İstanbul seçmeni değil, ülkenin tümü merak ediyor. Bunu yalnızca Baykal biliyor olmalı. Ama ıkınıp sıkınmasının nedeni vardır elbette.
Son kamuoyu araştırmaları, adayı bile belli olmadığı halde, CHP’nin tırmanışta olduğunu gösteriyor. Açıklanacak aday, bunu ya zirveye taşıyıp seçim kazanacak; ya da hayalleri kırıp İstanbul’u yine AKP’ye bırakacak…
İstanbul Belediye Başkanlığı başbakanlık kadar önemli. Oradan başbakanlığa sıçrandığı örneği de var ortada.
Sanıyorum Baykal’ı terleten de bu… “Liyakat” deyip bir aday gösterse koltuk elden gidebilir gelecekte; “sadakat” ölçütünü esas alsa, İstanbul kaybedilecek…
Bizim yörelerde anlatılan “pekmezci” hikayesini bilenler tebessüm etsin; burada anlatılmaz çünkü…
Yüzlerce belde var henüz adayı açıklanmamış olan.
Sanırım onlar da son anda tombala torbasından çıkar gibi çıkacak.
Ne planı var, ne projesi var, ne alt kadroları belli…
“Yerel seçimlerde partiler değil, adaylar önemlidir” deseler de, inanmayın. Bizde, yerel seçimlerde bile partilerin genel başkanları girer seçimlere. Özellikle iktidar partisi için daha da geçerlidir bu…
Onun için, bu yerel seçimler Tayyip Erdoğan için bir güven oylaması niteliğine dönüşebilir. O da zaten bunun bilincinde ki, “ikinci parti olursak siyaseti bırakırım” diyerek, hem tahdidini savurmuş hem de bu arada çıtayı çok yüksek tutmuştur. Aksi halde, çok güvenseydi durumuna, “genel seçimlerde aldığımız oy oranından aşağıda oy alırsak, bırakırım genel başkanlığı” derdi.
Yerel seçimlerde iktidar partisinin oy kaybettiği pek görülmez aslında. Ama ülkemizde yerel seçim sonuçlarının iktidar değişikliğine bile yol açtığı görülmüştür.
Bu yerel seçimlerde muhalefet partileri “sadakati” değil de “liyakati” ölçüt alırlarsa, iktidar partisi korkulu rüyalar görmeye başlayabilir; sonu yaklaşır çünkü. Hadi hayırlısı


del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin