Bölümler
Poll: ANKET
Yeni Sitemiz
Çarşafa çarşaflı çözüm…
Çarşafa çarşaflı çözüm… (Zeki Vali) Anlatacağım olay, oldukça uçuk gibi, şimdilerin deyimiyle absürt kaçıyor olabilir. Ama bu dilde dile dolaşan bir tevatür falan değil ki. Anlatanın adı var; dinleyenin adı var. Öykünün bana ulaşması aslında çarşafa rozet takıldığı günlere rastlıyordu. Aktaramadım o günlerde. Çünkü ben o olayı destekledim. Halen de doğru buluyorum. Çarşaf giyen ve türban takan kardeşlerimiz dışlanıp bir tek siyasi akıma muhtaç ve mecbur bırakılmamalı. Her siyasi hareketin içinde olabilmelidirler. Herkes gibi onlar da özel yaşamlarında diledikleri gibi giyinebilmelidirler.Çarşaf giyen, türban örtünen insanlarımız, bakarsınız zaman içinde, insani ikna yöntemleriyle başka giyim tarzlarına da geçirilebilirler. Amaaan yaa… Dilim çarşafa dolanmadan bir anlatabilseydim şu çarşafa çarşaflı çözümü meselesini…Olay çok uzun yıllar önce yaşanmış Anadolu’nun küçük illerinden birinde. Anlatan, dinlediği adı vermiş ama il adını vermemiş. Bize üçüncü hatta dördüncü ağızda ulaştı. Şöyle:* * *1958 Mülkiye(şimdiki Siyasal Bilgiler Fakültesi) mezunu Ertuğrul Baydar (ölümü: 6 Ağustos 2005), yıllar önce anlatmıştı. Ertuğrul Bey'in babası Celal Baydar'ın Ağır Ceza Reisi olarak görevli bulunduğu kentte, kara çarşaflı kadınların sayısı fazlaymış. Celal Bey, eşi ile zaman zaman bundan duydukları üzüntüyü konuşurlarmış. Bir akşam Celal Bey eve gelince Samime Hanım'a müjdeli haberi vermiş:
- Hanım, vilayetimiz çarşaflı kadınlardan kurtuluyor. Vali Bey tamim neşretti. Bundan sonra, Umumhane'de çalışanlar çarşı iznine çarşaflı çıkmak zorunda. Yarın tellal da tamimi ilan edecek...
Ertuğrul Bey bu olayı anlatmış, tek buzlu viskisinden bir yudum almış ve eklemişti:
-Bir hafta içinde sokakta çarşaflı kadın kalmadı… Eski deyimleri anlayamayan gençlerimiz için biraz açıklığa kavuşturalım olayı: Görev yaptığı ilde, karaçarşaflıların çoğalmasından rahtsız olan vali, yasaklayarak falan karaçarşaflılığın önüne geçilemeyeceğini sezip, bu olaya sosyal pratikle bir çözüm buluyor.Bakıyor ki tutucu kentte bir de genelev var. Genelevler genellikle kent dışında bulunduğundan, çalışan hayat kadınları izinle çarşıya çıkarlarmış.
- Hanım, vilayetimiz çarşaflı kadınlardan kurtuluyor. Vali Bey tamim neşretti. Bundan sonra, Umumhane'de çalışanlar çarşı iznine çarşaflı çıkmak zorunda. Yarın tellal da tamimi ilan edecek...
Ertuğrul Bey bu olayı anlatmış, tek buzlu viskisinden bir yudum almış ve eklemişti:
-Bir hafta içinde sokakta çarşaflı kadın kalmadı… Eski deyimleri anlayamayan gençlerimiz için biraz açıklığa kavuşturalım olayı: Görev yaptığı ilde, karaçarşaflıların çoğalmasından rahtsız olan vali, yasaklayarak falan karaçarşaflılığın önüne geçilemeyeceğini sezip, bu olaya sosyal pratikle bir çözüm buluyor.Bakıyor ki tutucu kentte bir de genelev var. Genelevler genellikle kent dışında bulunduğundan, çalışan hayat kadınları izinle çarşıya çıkarlarmış.
Vali bey de bu olguyu zekice kullanıp, hayat kadınları açık saçık giyinerek çarşıya çıkıp ahlaka zarar vermesinler ayağından, onlara çarşafla çarşıya çıkabilme zorunluluğu getiriyor. Bunu genelgeyle duyurup bir de tellal vasıtasıyla ilan ettiriyor.(Demek ki o zaman her sokakta günde yüz defa dangırdayan hoparlörler yokmuş)
Böylece, karaçarşafın yok olmasına iki yönden çözüm bulunmuş oluyor:
Karaçarşaflılar, kendileri hayat kadını zannedilmesin diye çıkmıyor çarşıya; hayat kadınları da, karaçarşafdan dolayı uzaktan bile hayat kadını oldukları anlaşılmasın diye, çarşaf giyip çıkamıyorlar.
Bravo vali bey…Bu haber için oy ver



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin