Ana Sayfa | Köşe Yazıları | Sınav bunalımı ve ezik gençlik
Poll: ANKET
Yeni Sitemiz

Sınav bunalımı ve ezik gençlik

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
İlköğretim 7. sınıf öğrencisi, 500 üzerinden 430 puan almış SBS denilen sınavdan. Ana babanın yüzünde bir hoşnutsuzluk ifadesi.Çocuk ağlamsı; havaya bakıyor gözlerindeki nemlenme görülmesin diye. Belli ki ana babanın beklentisi daha yüksek. Bu beklentiyi karşılayamamanın ezikliğini yaşıyor çocuk… Baba kız, sermişler masanın üstüne, üzerinde onlarca rakam yazılı kâğıtları. Ellerinde kalemler, çeşitli rakamları işaretliyorlar. Kızın yüzünde umutsuzluk, babanın yüzünde çaresizlikle kahrolmuşluk ifadesi. Belli ki kızın puanı istedikleri, hatta “hiç değilse” dedikleri okulları tutmuyor. Suçluymuş gibi eziliyor kız… İlköğretimden üniversiteye kadar kaç türlü sınav var, eleme var, süzgeç var diye araştırmaya kalktım. İçinden çıkamadım; vazgeçtim. SBS-LYS-ÖSS-ÖYS-ÜDS-KPSS…. ELS-BLS-YOKETS… Çocuklar kadar ana babalar da ezberlemişler sınav adlarını; hangi okula kaç puanla girildiğini. Yine de kafaları karışık; birilerine sorup duruyorlar ne yapacaklarını. Her sordukları kişi ayrı telden yanıtlar veriyor. Şaşkınlar. Umarsızlar…. Sınav adlarını ve okul puanlarını biliyorlar da, sonlarının ne olacağını bilemiyorlar. Çocuklarını nasıl yetiştireceklerini bilemiyorlar. Yetiştirip, okulu bitirince ne olacağını bilemiyorlar… Çağdaş dünyada emsali olmayan bir eğitim sistemi, kâbus gibi çökmüş ülkenin başına. Okuyan da, okulu bitirip mezun olan da güvenle bakamıyor geleceğine. Devletin büyüğü, “her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok; dünyanın her yerinde böyledir bu” diyor. Kısmen doğru ama büyükçe bir yalan söylüyor… Dünyanın her yeri diye kastettiği ülkelerde eğitim sistemleri yıllar öncesi rayına oturmuş. Eğitimin ağır yükü devletçe karşılanır. Paralı dershane diye bir kavram yoktur. Çocuğunu okutan ailelere ayrıca özel devlet desteği sağlanır. 18 yaşını dolduran her yurttaş mutlaka aileden bağımsız gelir sahibidir. Evet, üniversite bitiren herkes, hemen iş bulamayabilir. Ama onun hak etiği bir maaş vardır; iş bulana dek onunla geçimini sağlar. “Her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok” diyen devlet büyüğü, işin bu yanını söylemiyor. Söylemez. Sokaklarda seyyar satıcılık yapan yüksek okul mezunlarını, utana sıkıla anasından harçlık alarak yaşayan, hala ataması yapılmayan öğretmenleri, babasının gücü yetmediği için okulu yarıda bırakan gençleri gördükçe vicdanı sızlamayan var mı? Olmaz mı hiç, elbette var.O deha sahibi(!) çocukları genç yaşta işadamı, bürokrat, turizmci, gemicik sahibi taşımacı falan filan olanların gözleri de vicdanları da kapalı kendilerinden gayrısına. Onların sayesinde sokakları, kahvehaneleri dolduran ezik gençlik, şimdilik futbolla, yarışmalarla, magazinle, hafiften göz yumulan keyif verici maddelerle uyutulduğu için sesleri çıkmıyor. Ya bir gün gelir, birileri tarafından uyandırırlarsa………………
Ekleyin:: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Etiketler
Etiket eklenmemiş
Bu haber için oy ver
0
Powered by Vivvo CMS v4.0