Gun fm: Bu buluşma mutlaka olmalı! Bu buluşma mutlaka olmalı! ================================================================================ nurettin on 28 August, 2010 05:03:00 Biri başbakan ve iktidar partisi lideri, diğeri ana muhalefet partisi genel başkanı… Ayrı ayrı yerlerde, meydanlarda yüksek sesle halka hitap ederken, biri birilerine de sert eleştirile yöneltiyorlar. Birinin Akdeniz Bölgesi’nden söylediğine, diğeri Karadeniz Bölgesi’nden yanıt veriyor. Acaba karşı karşıya gelip otursalar nasıl olur?Çağdaş demokratik ülkelerde böyle oluyor… Konu, başbakanın kendi partisinin genel merkezinde hazırlattığı Anayasa değişikliği taslağının halka onaylatılması. Halk kendisine sunulan bu tasarıya ya “Evet” diyecek ya da “Hayır”… İyi de, o Anayasa taslağı içinde neler var, neler yok; bu ayrıntı liderler tarafından anlatılmıyor halka. Başka tellerden çalıyor liderler. Biri başbakan olarak, miting yapmaya gittiği yerlere devlet güç ve olanaklarıyla gidip, devlet adına bir de iş yapıyor; diyelim ki mesela işadamlarından birinin yaptırıp devlete bağışladığı kuran kursunu hizmete açıyor. Dolayısıyla konu, hükümetin hizmetleri ve muhalefetin hizmet etmeyişi, iktidarı haksız yere eleştirmesi falan oluyor. Muhalefet liderleri de Allah ne verdiyse, kendi parti olanaklarıyla dağ bayır gezip, hükümetin haksız icraatlarını anlatıyorlar. Hükümet kanadı, Anayasa değişikliklerinin iyi şeyler getireceğini söyleyip, “Evet” oyu isterken, muhalefet kanadı çok ağır bir ithamda bulunarak, bu taslağın suçluları koruyacak bir adli yapılanma için düzenlendiğini ileri sürüyorlar. Bu boyut değiştiren tartışmanın, dolayısıyla asıl konunun anlaşılabilmesinin yolu nedir? Halkın bunu bizzat, tarafların ağzından aynı anda karşılıklı duymasıdır. Başta da söylediğim gibi, demokrasi ile yönetilen normal ülkelerde bu böyle oluyor. Şimdi bunun yolu açılmış gibi görünüyor.Başbakan Erdoğan, “anamuhalefet lideri Anayasa’yı konuşmuyor, çünkü anlayamamış, anlatamayacak…” deyince, CHP Lideri Kılıçdaroğlu, değişik ve beklenmedik bir üslupla da olsa, İstanbul Çağlayan meydanından açık çağrısını yaptı: Sayın Başbakan’la bu konuyu istediği televizyon kanalında, onun istediği gazetecilerin sorularıyla tartışalım. Madem ki kendisini haklı ve güçlü görüyor, yiğitse, delikanlıysa buyursun gelsin…! Bu açık çağrıya Sayın Başbakan bir yanıt verdi mi, vermedi mi bilmiyorum; takip edemediğim için haksızlık etmek istemiyorum.Ama çağrı çok doğru. Bu çağrı aslında Başbakan’dan gelmeli.Taslak onun taslağı, teklif onun teklifi çünkü.Oturacak, anlatacak; itirazları cevaplayacak, anlaşılmayana açıklık getirecek. O bunu yapmıyor, yapmak istemiyor belki. Ama şimdi yapmak zorunda artık. Bu çağrıya sessiz kalması, muhalefetin savını güçlendirir. Yani bu değişiklikleri, aslında halkın çıkarları ve demokrasi uğruna değil, gelecekte sevk edileceği adalet mekanizmalarını dizayn etmek için yaptığı hususu halkın da aklına yatmaya başlar. Ayrıca bu tür bir açık tartışmayı yapmak demokrasinin gereği olduğu kadar, halkın da aydınlanmak istemesi açısından hakkıdır bunu istemek. Onun için bu buluşma mutlaka gerçekleştirilmelidir.