Gun fm: PADİŞAH PADİŞAH ================================================================================ İsmail Akar on 07 September, 2010 06:43:00 700 yıl boyunca padişah boyunduruğu altında yaşamış (Osmanlı öncesi dönemi de ilave edersek binlerce yıl eder!) bir milleti özgür iradeye alıştırmak biraz zaman alabilir.Belki de binlerce yıl...Mustafa Kemal Atatürk’ün kısa ömrü boyunca uğraştığı şey buydu.O büyük adam, “bu şapkadır, kafaya böyle takılır” derken, “bu yumuşak g’dir, üzerinde şöyle bir işaret olmalıdır” diye gösterirken, aslında hep kendi kendine yeten, dünyaya savaş meydanlarında olduğu gibi, barış zamanında da (iyilik ve güzellik adına) meydan okuyabilen bir topluluk yaratmak istiyordu, sadece yün fes kafayı terlettiği için, ya da Arap harfleri gereğinden fazla kıvrık olduğu için değil. Ama yaptığı şey zordu, bazılarının olanaksız gördüğü kadar zor.Çünkü yurttaşlık bilinci hiç gelişmediğinden hep sorumluluk yüklenmekten kaçan, korkan, saklanan, her şeyi hep Allah’ın yeryüzündeki gölgesi Sultan(!)a bırakan cahil halk kitlesi, padişahına o kadar bağlanmıştır ki, köylerinden en güzel kızları sultanın haremine götüren saray muhafızları, balla börekle beslenmiş, gık çıkarılmamış, yeryüzünde padişah tarafından temsil edildiğine inanılan ilahi varlık hatırına, yatıp kalkıp “padişahım çok yaşa!” denmiş, Geniş halk kitleleri, her şeyi padişaha bırakmış, bu rahatlık içinde yüzyıllarca mışıl mışıl uyumuş ve uyutulmuştur. Eşeği çalınan kadının, yöreyi ziyaret eden padişahın atının üzengisine yapışarak “eşeğimi bul” demesi, padişahın “hırsızlar eşeğini götürürken hiçbir şey duymayacak kadar uyunur mu? Diye karşılık vermesi, bunun üzerine kadının “sana güvendim de uyudum!” demesi, aslında padişah-halk samimiyetini falan değil, tam olarak bu boş vermişliği anlatır.Böylesi bir ortamda, Atatürk’ün Amasya’da, “Milletin istiklalini, gene milletin azim ve kararı kurtaracaktır!” demesi, ne kadar kazanılması güç bir savaşa giriştiğinin açık bir kanıtı.Bunları neden anlatıyorum.Pazar günü halk tekrar sandığa gidecek ve tercih yapacak.İşte o yüzden halkın yapacağı tercih sonrası’Tuh ya elim kırılsaydıda’ dememesi adına bir yurttaş olarak doğru tercih yapmasını umduğum ve beklediğim için.Bakın Evet-Hayır ayrımı iyice keskinleşiyor.Geçtiğimiz günlerde bazıları sanatçı.Bazıları ise popüler kültür vizyonu kişilerin tercihlerine ve açıklamalarına baktım.İşte tercih ve gerekçeleri;Metin Şentürk: Referandumda evet dememek için kör olmak gerek.Nihat Doğan: 12 Eylül günü yapılacak Anayasa referandumunda belki değişim için yetmese de evet diyeceğim.Sezen Aksu: Eksikliklerine rağmen tabii ki evet diyeceğim.Teoman: AKP’yi değil Türkiye’yi düşünerek karar verdim, Evet.Ediz Hun: Anayasa paketini okuyan hayır diyemez.Deniz Türkali: Ya evet kullanacağım ya da hiç kullanmayacağım.Ahmet Yenilmez: Bayrama gider gibi oy vermeye gideceğim evet mührünü bir başka basacağım.Lale Mansur: Mevcut anayasanın delinmesi adına halkın çoğu referandumda evet diyecek.Yeşim Salkım: Referandumda evet oyu vereceğim. Çünkü bazı şeylerin değişmesi gerekiyor. Emre Belözoğlu: Vicdanımın sesini dinleyip evet diyeceğim.Yaşar Alptekin: Evet. Orhan Pamuk: Evet. İbrahim Tatlıses: Evet. Hakan Şükür: Evet. Orhan Gencebay: Evet. Sinan Çetin: Evet. Yeşim Salkım: Evet.***Eda-Metin Özülkü: Hayır, Nasuh Mahruki: Hayır, Rutkay Aziz: Hayır, Bedri Baykam: Hayır, Ataol Behramoğlu: Hayır, Müjdat Gezen: Hayır, Levent Kırca: Hayır, Cahit Berkay: Hayır, Seyfi Dursunoğlu: Hayır. Şimdi Evetçilerle hayırcıları koyuyorsunuz bir teraziye, tartıyorsunuz.Karşımıza çıkan tabloya birlikte bakalım:1-Hayırcı grup diğerine oranla daha elit.2-Evetçi grupta arabesk baskısı tartışılamaz.3-Hayırcı grup daha yaşlı, dolayısıyla 80’lerde daha aktif konumda bulunan bu grup sanatları dolayısıyla darbe eziyetini damarlarında fazlasıyla barındırıyor.4-“Yasaklı” sözü Hayırcı grup için daha geçerli.5-Mevcut iktidara yakın isimler Evetçi grupta. Dolayısıyla “Partiler üstü düşünürüm” sözü bu grup tarafından dillendiriliyorsa koca bir yalan.6-Evetçiler bayrama gider gibi gittikleri sandıktan eve döndüklerinde yeni yasadan hayırcılara oranla daha çok mağdur olacak.7-Evetçi grup vicdanının sesini dinleyeceğini söylüyor. Fakat, kiminin vücut kiminin kafa yaşı genel anlamda darbeden muzdarip olacak büyüklükte olmadığından vicdan yapmaları söz konusu bile değil.Unutmadan;Ben de darbe anayasasıyla yönetilmek istemiyorum. Gel gelelim padişahlıktan da feci şekilde tırsıyorum.Tüm okuyucularımın Mübarek Ramazan Bayramını Kutlar,Hayırlara vesile olmasını temenni eder.Mutlu ve aydınlık yarınlar dilerim…