Bölümler
Poll: ANKET
Yeni Sitemiz
Son yazı ve köprüden önce son çıkış….
Hayır ,hayır… “Bundan sonra yazı yazmayacağım” anlamında “ son yazı” demedim. Bugün Arife, yarından itibaren Bayram. Kimileri tatil telaşında, kimileri Bayram telaşında, kimileri de “bayram gelmiş neyime, kan damlar yüreğime” havasında, kendi halinde. Eh, bizler de bunlardan biri ya da hepsiyiz işte. O bakımdan son yazı yani… “Köprüden önce son çıkış” meselesine gelince?Otoyollarda yolculuk etmeyeniniz kalmadı sayılır herhalde. Gideceğiniz semte dönecek çıkış yolu için uyarı levhaları erken başlar. Ve nihayet, bir köprüye yaklaşırken “köprüden önce son çıkış” levhasını görürsünüz. Bu demektir ki, “bu çıkışı da kaçırırsanız, artık gideceğiniz yere gidemeyeceksiniz.” 12 Eylül Pazar günü, sandığınızdan da çok öte, çok önemli bir gün.Konu sadece Anayasa değişikliğine “Evet” ya da “Hayır” demenin ötesinde bir anlam ve önem kazandı. Her siyasi yön, kendi anlayışına göre bir şeyler ya da çok şeyler anlatmaya çalışıyor. Dinleyenlerin kafası karışıyor; dinlemeyenlerin zaten umurunda değil. Dinleyenler sanıyor ki, tüm Türkiye referanduma odaklanmış, herkes bunu konuşuyor, ne yapacağını düşünüyor. Oysa gerçek öyle değil.Gerçek, bilimsel kamuoyu araştırmalarında ortaya çıkıyor. “Evet” diyecekler, “Hayır” diyecekler, “Boykot edecekler”, “Kararsızlar” falan filan bir yana, % 28 seçmen sandık başına niçin gideceğini bilmiyor. Evet evet, yüz kişiden yirmi sekiz kişisi, öyle Anayasa’da yapılan değişiklikleri anlayamadığı için sandık başına niye gideceğini bilmiyor falan değil; basbayağı, düpedüz niçin oy kullanacağını bilmiyor henüz. Anlaşıldı mı efendim? Zaten de Anayasa paketinin önemi falan önemi kalmadı.Açıktan açığa karşımızda iki seçenek duruyor artık.Ya “her türlü halükârda demokrasi devam etmeli; gerekirse bugün beğenmediğimiz bir partiyi yarın beğenip tekrar iktidara getirebilmeliyiz. Yeter ki şimdilik bu azgın gidişat bir fren yapsın” diyeceğiz; oyumuzu HAYIR olarak kullanacağız; ya da “valla arkadaş demokrasi memokrasi beni ilgilendiremez arkadaş; benim keyfim yerinde ve Allah bunları başımızdan hiç eksik etmesin” deyip, oyumuzu EVET olarak kullanacağız. Otoyolda gibiyiz. Şu an gittiğimiz yolun sonunu bilemiyoruz. Yol zaten bu, kimse bilemez uzundur ve sonu bilinmez. Ama her yolcunun gideceği bir mesafe, bir hedef vardır. Bizim gideceğimiz yol ve varacağımız hedef, insanın insanca yaşayacağı, demokrasi ve özgürlüğün herkes için, hukuk ve adaletin herkese eşit olacağı, birilerinin varlık içinde yüzerken, birilerinin aç yatacağı bir yer değil; ulusal gelirden herkesin kendi payına düşeni alacağı, demokrasinin ve hukuk üstünlüğünün, cumhuriyet ilkelerinin egemen olduğu bir yer. Oraya ulaşmak için yoldayız. Veee…. Köprüden önce son çıkış levhası gibi görünüyor bu Anayasa referandumu. Bu yola böyle, bunlarla devam etmeye HAYIR! deyip, sonu belirsiz bir yoldan çıkış yaparak, kendi köyümüze geri dönebileceğimiz yola sapmak zorundayız. Aksi halde çok, ama çoook geç kalmış oluruz.
Bu haber için oy ver



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin