Bölümler
RAKAMLAR
Bu ülkenin büyümeye ihtiyacı var…
Hem de üst üste, ciddi oranlarda, bütün bölgeleri kapsayan biçimde ve kesintisiz…
Son büyüme rakamları bu açıdan sevindirdi insanları…
Önemli krizleri arka arkaya aradan 10 yıl bile geçmeden yaşayan bir ülkenin tekrar çift haneli büyüme dönemine girmiş olma ihtimalinin ne kadar güçlü olduğunu hatırlattı ve her kesime moral verdi.
Büyümenin öteki yüzü ise istihdamdır..
Yani böyle olması gerekir.
Ama gelin görün ki, Türkiye’de istihdamsız büyüme sanki yerleşik düzene geçti… Hiç bir zaman, büyüme oranlarıyla eşdeğer bir istihdam oranına ulaşılamadı.
Daha kötüsü, son yıllarda, bu durumu aşmak üzerine değil de, ‘hangi sistemlerle, rakamsal(!) istihdam verilerini artırırız’ üzerine kafa yorulmaya başlandı.
Korkarız, son zaferden sonra, bu konuda mazruf üzerine değil de zarf üzerine daha fazla gidilecek, özellikle esnek istihdam denilen ara formül, gerçek istihdam muamelesi görecek.
Çünkü sırada yeni bir yarış(!) var.
Oysa her zaman büyümeyle birlikte ifade edilen istihdam konusunda bir taraftan da önemli bir çürüme yaşanıyor.
Kayıt dışı istihdamdan söz ediyoruz…
TÜİK’in verilerine göre, İşsizlik oranının yüzde 10.5’e gerilediği Haziran döneminde, kayıtdışı istihdam oranı geçen yılın aynı dönemine göre 0.9 puan azalışla yüzde 44.8’e gerilese de, kayıtdışı çalışan sayısında 494 bin kişilik artış olmuş.
Son bir yılda kayıtdışı çalışan kadın sayısı 380 bin kişilik artışla 4 milyon 175 bin olurken, kayıtdışı çalışan erkek sayısı 113 bin kişi artarak 6 milyon 231 bine çıkmış ve toplam kayıtdışı çalışan sayısı 10 milyon 519 bin’e ulaşmış.
Bu rakamlar sadece bir rakam değil!
Birincisi sistemdeki önemli bir bozulmanın göstergesi…
Yani veriler ve gelişmeler amaca hizmet etmiyor, kayıyor, sapıyor ve kendi içinde başka bir sistem oluyor.
Kimse de üzerinde durmadığına göre, bir taraftan da legalleşiyor, normal kabul ediliyor.
İkincisi, bu rakamların her biri bir hayatı temsil ediyor.
Açlık içindeki biri daha üst düzeydeki bir arzuya yönelemiyor. Eğer kişi,kendisini ailesini ve içinde bulunduğu toplumu güven içinde hissederse, bir üst düzeydeki ihtiyaçları tatmin etmeye yönelebiliyor.Üçüncü katmanda ait olma duygusu ve sevgi ihtiyacı var. Daha da yukarı çıkıldığında saygınlık ve değer gereksinimi var. Bu,prestij, başarı, yeterli olmak, başkaları tarafından tanınmak ve benimsenmek gibi ihtiyaçları içeriyor.. Piramidin en tepesindeyse kendini gerçekleştirme ihtiyacı duruyor.
Mumcu’nun tercümesine göre, “, Karnını doyurabilen ama ciddi biçimde güvenlik sorunu olan birinin kendini geliştirmeye dönük bir kitabı okuması bile beklenemez “
Bütün bu katmanlar tatmin edilmediği takdirde ise kişi kendini gerçekleştiremeden ölüyor.
Hem derin , hem basit değil mi?
Demek ki, ne büyüme rakamları, ne işsizlik rakamları, ne de kayıtdışılık rakamları, sadece birer rakam değil, içinde hayatlar var!
Bir de bu açılardan bakılabilse…
Mutlu ve aydınlık yarınlara…



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin