Ana Sayfa | Köşe Yazıları | Hanefi gülmecesi…
Poll: ANKET
Yeni Sitemiz

Hanefi gülmecesi…

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Zorlama, uydurma ve uyarlama fıkralar veya öykülere hiç gerek yok mizah yapmak için; bazı olayları gözleyip yazmak daha doğal bir mizah ürünü çıkarıyor ortaya. Olayın kendisi gülmece oluyor. Hani “tam Aziz Nesin’lik” derler ya, işte öyle… Bu deyimin kaynağı ise, Aziz Nesin’in ödül aldığı bir toplantıda söylediği söz.Aziz Nesin, yıllar sonra yurtdışına çıkmasına izin verildiğinde, ilk yurtdışı gezisini İtalya’ya yapar. Orada dünya mizah yazarları toplantısı vardır ve Aziz Nesin de dünyanın en iyi mizah yazarı olarak ödül alacaktır. Ödül töreninden sonra, verilen kokteyl sırasında, Aziz Nesin’in çevresi sarılır diğer mizah ustaları tarafından. Kutlama ve övgülerden sonra sorarlar Aziz Nesin’e:-Bunca gülünecek olayı nasıl hayal edip yazabiliyorsun?Güler Aziz Nesin. Ve der ki:-Ben hayal ve kurguyla yazmıyorum onları; mizah olsun diye de yazmıyorum. Ülkemde yaşanmış, yaşanan ve yaşanabilecek olayları gözlemleyip kaleme alıyorum. Sizler de benim ülkemde yaşasanız, belki daha büyük mizah ustası olurdunuz… Bu yazı aslında Hanefi Avcı’nın gözaltına alındığı saatlerde yazıldı. Ama, yine çok gelişmiş ve modern kentimizdeki internet ve elektrik kesintileri nedeniyle zamanında elinize ulaşamadı. Bu paragraf sonradan eklendi… Artık kim olduğu hepiniz tarafından bilinen Hanefi Avcı, öğle saatlerinde meslektaşları tarafından gözaltına alınıp, Ankara’dan İstanbul’a doğru yola çıkarıldı. İstanbul’da savcılıkça sorgulanıp, büyük bir ihtimalle mahkemece de tutuklanarak cezaevine gönderilecek. (Sonradan ekleme bir satır daha sokalım bu araya; essahtan da tutuklanıp cezaevine gönderildi akşam saatlerinde.) Aziz Nesin’lik olan duruma getireyim şimdi sözü:Hanefi Avcı, yazdığı kitaptaki anlattığı olaylardan birinden dolayı, devlet sırlarını açıkladığı gerekçesiyle falan suçlanıp tutuklansaydı sorun yoktu. Lakin öyle bir suçlamayla karşılaştı ki, buna kendisiyle birlikte kargalar da şaşırmış olmalı artık. Hanefi Avcı dindar ve muhafazakar bir aileden gelme olduğunu, milliyetçi duygularla yetiştirildiğini hatta ülkücü bir eğilim ve davranışlar gösterdiğini fakat bunu asla mesleki görevine yansıtmadığını anlatıyor. Anlattığı, anlatmasa da bizim bildiğimiz bir yönü var ki, o da polislik yaşamını sol örgütlerle mücadeleye adadığı yönü… Kanlı Dev-Sol operasyonlarında onun imzası vardı hep. Kimbilir, belki de kurunun yanında yaşı da yaktığı olmuştur. İşte bu Hanefi Avcı, neyle yargılanacak şimdi biliyor musunuz?Silahlı, sol bir terör örgütü olarak tanımladığı, operasyonlarına katkı verdiği “Devrimci Karargâh” adında bir örgütle ilişkisi olduğu savıyla yargılanacak.Suçlandığı fakat yargılamaya yansıyıp yansımayacağını bilmediğimiz bir olay daha var: Adam, Eskişehir’deki evinde uyurken, Ankara’da bir kadının koynundan çıkmış giderken video görüntüsü var elde. Ne dersiniz şimdi bu trajikomik olay için?Başlığı “trajikomik” olarak atacaktım aslında; fakat bu yabancı sözcük başlık olursa, bazı okurlarımız anlamayıp okumayabilir diye değiştirdim zaten. Yaa dostlar işte böyle bu işler. Avcıyken av oluveriyor insanlar bu ülkede.Aman ayağınızı tek tek basın ve de denk denk basın…
Ekleyin:: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Etiketler
Etiket eklenmemiş
Bu haber için oy ver
0
Powered by Vivvo CMS v4.0