Bölümler
Devler batıyor; develer bakıyor…
Hemen hemen her gün “bir dev şirket daha iflas etti” haberi yer almaya başladı medyada. İstanbul’da, İzmit’te, Bursa’da, Kayseri’de, Erzurum’da… Bir bir batıyor, kendilerine “dev” sıfatı yakıştırılan şirketler…
Geçen hafta, sonuçları açıklanan bir kamuoyu araştırmasına göre, “ekonomi iyiye gidiyor” diyen deneklerin oranı %33…
E yuh yani… Ya her gün alarm veren iş çevreleri yalan söylüyor; batan dev firmalar hileli iflasa gidiyor; son bir ayda 41 bin küçük işyeri göstermelik kilit vurdu kapısına… ya da bu ekonomi beğenirler düpedüz kör…
Yo, yooo… bence kör falan değiller ama körü körüne bağımlılar. Tapıyorlar adeta iktidara. Veya korkuyorlar; ekonomi kötü dediği duyulur muyulursa, erzak paketi kesiliverir diye…
Durun daha, bu yüzde 33’e bir de “valla bu konuda bi fikrim yok” diyen %12’lik sürüyü de ekleyin… Sanki bu ülkede yaşamıyorlar.
Her zaman hastayımdır bu “bi fikri olmayan” sürüye. Koyun sanki; otluyor, verilen yemi yiyor ve çıkarıyor… Ama kendilerinin etinden, sütünden, derisinden, yününden faydalanıldığının farkında değil.
Devler batarken develer bakıyor. Kim bilir, belki de “oh oldu deyyusa” diye gizli gizli seviniyorlardır. Farkında değiller, ekonomi kötüye gittikçe kazık birgün kendilerine girecek.
Bilmiyorlar ki, işsizlik ve yoksulluk arttıkça yolsuzluk ve hırsızlık da artar.
Ekonomi çöktükçe, ahlâk da çöker. Soygun, vurgun, gasp, intihar, cinayet gibi suçlarda patlama olur. Bakınız Türkiye gazetelerinin 3. sayfa haberleri…
* * *
Bir de teorik saplantılılar var…
“Ne diyor bu adam; sapıtmış mı yau; burjuva düzenin ayakta kalmasını mı istiyor..?” diye düşünebilir bu satırları okuyan saplantılı arkadaşlar…
Onlara göre, ekonomi battıkça işsiz yığınlarda isyan duyguları artar ve devrime destek verecek potansiyel yığınlar oluşur…
Tövbe. Türkiye gibi toplumlarda öyle olmuyor işte.
Bakın tarihe… Menderes’in geri bıraktırdığı yığınlar Demirel’i yarattı. Demirel’in yoksullaştırdığı yığınlar Özal’ı yarattı.
Özal’ın çaresizleştirdiği yığınlar Erbakanları, Erdoğanları yarattı…
Bu dünyadan umudu kesilen kitlelere, öbür dünya umudu verilip din sömürüsü patladı…
İşi gücü, hali vakti yerinde olanlar, ekmek derdine düşmezse ilerleme yoluna girer. Yüzünü geleceğe, kültüre, aydınlığa çevirir.
Aydın ve çağdaş toplumlarda ise gerici partilere ve din sömürüsüyle öne çıkan liderlere asla yer olmaz.
Devrim teorisinin önderleri, demokratik devrimin de sosyalist devrimin de sanayi toplumlarında olabileceğini öngörmüşlerdir.
Bele takılan 7.65 tabancayla, ele alınan çakaralmaz tüfekle dağa çıkılıp devrim yapılamayacağını anlayın artık.
Devrim süreci uzun emek ve çabayla alın teri, göz nuru dökülecek bir süreçtir.
Bu süreci göze alanlardır devrimciler…



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin