Bölümler
Ben bunları söyledim sana…
Musa kardeş, hatırla bakalım o yıllar öncesi sohbetlerimizi.
Hani işe yeni girdiğin aylardı. Baban da aynı fabrikada çalışmaktaydı yıllardır.
İkiniz de, deyim tam yerinde “üç otuz paraya” çalışıyordunuz.
Ne zaman “kapitalizm sömürü üstüne kurulmuştur; patronlar için işçinin bir insan olarak değeri yoktur” desem;
-Sermaye düşmanlığı yapma, dedin.
Ne zaman “bak hesap ortada, senin patron her birinizden 1 lira tırtıklasa, günde 850 lira havadan avantası var” desem;
-Evime bir ekmek götürüyorsam, o ekmeği o veriyor, dedin.
Ne zaman “göz göre hakkınızı yiyor” desem;
-Beş vakit namazında niyazında adam hak falan yemez, dedin.
Ne zaman “kafası esip seni işten çıkarsa ne yapacaksın?” diye sorsam;
-Niye çıkarsın ki, eşek gibi çalışıyorum, dedin.
“Valla seni değil, babanı bile atar” dedim;
-Babam o fabrikanın direği, dedin.
Ne zaman “Musa örgütlenmeye bakın, sendikaya üye ol” desem;
-Örgüt mörgüt dediğin laflar hep komünist ağzı, bırak bunları, dedin.
Ne zaman “dışa bağımlı kapitalizm erken çökmeye mahkumdur, bundan korktuğu için, hırsla sermeye biriktirir, geleceğini garantiler, bunun için sizi de acımasızca sömürür” desem;
-O çöken sizin komünizminiz, bize bir şey olmaz evelallah, dedin.
Dün televizyonda ağlarken gördüm seni. İçim parçalandı. “Evime ekmek götüremiyorum” diyordun. Babanı da atmışlar işten. Sigortan da yokmuş zaten, sendika üyesi olmadığın için tazminat ta alamamışsın.
Üzülüyorum Musa, tamam üzülüyorum da, benim üzülmem neyi kurtarır ki?
Ben sana üzülmüyorum aslında da, senin o kalın kafanın günahını evde okula gidemeyen çocukların çekiyor; onlara üzülüyorum.
Sendikalı olsan da, sigortalı olsan da yine işsiz kalacaktın tamam. Ama hiç değilse bir süre yetecek tazminat alacaktın. Evde tencere kaynatacak kadar bir işsizlik maaşın olacaktı.
Ha, sahi patronun ne yapıyor şimdi? O vicdanlı, namazında niyazında dediğin adam nerede?
Evet aynen öyle… O şimdi milletvekili. Çok koşturmuştun onun partisi kazansın diye. Oğluna bırakıp fabrikayı Ankara’ya zıpladı.
Oğlu nerede biliyor musun?
Sizinle yüz yüze gelmemek için uzakta duruyor; Fransa’ya uçmuş.
Kardeşim Musa, “bir musibet bin nasihatten yeğdir” derler.
Bu günler de geçer.
Ama noolur dostunu, düşmanını tanı artık.
Bak çocukların okula devam etsin diye kampanya başlatan yine işçi arkadaşlar.
İşçinin halini işçi bilir. Patron için işçi sadece bir üretim ve kâr etme aracıdır; makine gibi, edevat gibi yani. İşe yaramayınca atar yenisini alır.
Geçmiş olsun kardeşim. Yine yanında olacağız biz. Lokmamızı birlikte paylaşacağız. Azmimiz, kararlılığımız, inancımız ve mücadelemizle sömürüsüz, savaşsız bir dünyayı mutlaka yaratacağız…



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin