Bölümler
Meyhane duvarları…
Aslında duvar edebiyatı, bilinen en eski edebiyat türlerindendir.
İnsanlar müsait anlarında, ellerinde kalemleri varsa duvarlara hemen bir şeyler karalayıverirler. Özellikle genel tuvaletlerin duvar ve kapılarında boş yer bile bulmak zordur.
Meyhane duvarları, bar duvarları bir başka edebiyat alanıdır.
Anlam katar meyhane havasına.
Bir usta şairin “Mukassi görünür hariçten meyhane-Amma bir başka letafet vardır içerde – yani Dışarıdan bakıldığında sıkıcı görünür meyhane-Ama başka bir hoşluk vardır içerde” dediği gibi, meyhanelerin iç atmosferleri bir başkadır.
“Hangi usta şair söylemiş bunu?” diye sormayın; aklımda değil.
Sinoplu Bilgin Diyojen ile Bizans İmparatoru Romen Diyojen’i karıştıran adam durumuna düşürmeyin beni…
1992 veya 93 olacak… İstanbul Ortaköy’de ünlü Yazarlarevi meyhanesine gitmiştik İlyas Salman arkadaşla. Duvarlar o kadar doluydu ki. Hoş kafalarla, herhangi bir kağıt parçasına karalanıveren edebiyat incilerine öylesine süslemişler ki duvarları; onları okumaktan sohbete yoğunlaşamamıştım.
İşte bu edebiyat türünden küçük bir örneği sunuyorum size Cumartesi çerezi niyetine…
Bir kadeh yarar
İkincisi makul karar
Üçüncüsü kafayı sarar
Dördüncüsü keseye zarar
Beşincisi dimağı yorar
Altıncısı hatır kırar
Yedincide bela arar
Sekizincide plan kurar
Dokuzuncuda vurur kırar
Onuncuyu hakim sorar
* * *
Yirmi yaşına kadar hayatı öğrenmeyenin
Otuz yaşına kadar evlenmeyenin
Kırk yaşına kadar köşe dönmeyenin
Elli yaşına kadar ölmeyenin
İşi çok zor
* * *
-Horoz ötse de ötmese de sabah mutlaka olacaktır.
-Evlilikten önce mantık aranmaz, kiralık ev aranır.
-Kurbağayı koltuğa da oturtsan, yine çamura atlar.
-Başımızdan geçenlere değil, kafamızdan geçenlere içelim.
-Büyük adam olmaya gerek yok, sadece adam olalım yeter.
-Eşek nereden bilecek zevki sefayı, sor bakalım çekmiş mi hiç kafayı.



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin