Ana Sayfa | Köşe Yazıları | Bin ikinci olmayayım…
Poll: ANKET
Yeni Sitemiz

Bin ikinci olmayayım…

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font

Seçim meçim hay huyu bitti şükür; normal yaşama yani ki yaşama gailesine dönüldü. Koşturup yorulanların bile yorgunluğu geçmiş olmalı.

Pazar akşamı saat 18.00’den beri seçim sonuçları konuşuluyor halâ.

Aman Allahım, ne kadar da çok Siyasetbilimci, Toplumbilimci varmış memlekette..?

Ondan fazla TV kanalında, yüzden fazla yorumcu, bin bir yorum yaptı.

Ben bin ikinci olmam valla; gına geldi be..!

 

O demokrasi şöleni dedikleri ortalığı ayağa kaldıran şamatayla ve de halkın özgür iradesiyle seçilenler var ya…? Nihayet, devletin birer memuru onlar be..!

Bakın, olabilmek için, uğruna bir günde on kişinin öldürüldüğü muhtarlar var ya, halkın oylarıyla seçtiği muhtarlar… İşte onları, bir devlet memuru olan ilçe kaymakamı, bir kalemde görevden alabiliyor.

 

O uğruna siyasi partilerin biri birine girdikleri, büyük mücadeleler verilen, nice kalplerin kırıldığı, nice insanların harcandığı belediye başkanlıkları var ya..?

Hangi partiden seçilirse seçilsin, onlar da amir konumunda birer memur.

İktidar partisinden veya muhalefet partilerinden olmalarının önemi yok; şu an AKP Hükümeti’nin bir üyesi olan İçişleri Bakanı tarafından, her an görevden alınabilir. Yasa böyle.

Çünkü bu halkın özgür iradesiyle seçilenlerin maaşlarını devlet veriyor. Giderleri de      bir tür devlet bütçesi olan İller Bankası tarafından karşılanıyor.

Bize özgü acayip bir demokrasi bu…

 

Dünyanın demokratik ülkelerinde, demokrasinin temel bir kuralı vardır: Seçimle göreve gelen, ancak seçimle gider o görevden. Yasalar böyle yapılmıştır.

Mesela Avrupa eğitim sisteminde okul müdürleri, öğretmenler ve veli temsilcileri tarafından seçilir. Seçimle gelen okul müdürünü, eğitim bakanı hatta başbakan bile görevden alamaz. Ancak suç işlerse surum değişir. O zaman bir polis memuru bile alıp götürür.

 

Bizim siyasi sistemimiz içinde belediyeler özerk değildir. Otsa yerel yönetimlerin özerk gücü olmalıdır. Bütçe yapabilmeli, vergi alabilmeli, devlete bağımlılığı olmadan yatırımlar yapabilmeli, başkan dahil tüm çalışanlarının maaşlarını karşılayabilmelidir.

Seçimle gelen başkanların da, hükümet tarafından görevden alınma korkusu asla olmamalıdır. İşte ona denir demokrasi diye…

 

Diyeceksiniz ki, “pek kolay değildir, suçu sabit görülmeyince, içişleri bakanlarının belediye başkanlarını görevden alması”.

Hadi canım sen de, yasalarda bu maddeler var mı yok mu?

İstenirse bu kullanılabilir mi, kullanılamaz mı?

Suçu sabit görülmesi konusuna gelince…

İstenirse, önce görevden alınır, hatta gözaltına alınır; daha sonra suç uydurulur.

“Olmaz öyle şey” diyenler, şekil A Ergenekon gözaltılarına baksınlar…

 
Ekleyin:: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Etiketler
Etiket eklenmemiş
Bu haber için oy ver
0
Powered by Vivvo CMS v4.0