Bölümler
Poll: ANKET
Yeni Sitemiz
Nurettin Burhan
Aslında, “ gecikmiş sorkun notları” olmalıydı başlık. Çünkü bu yazının yani Sorkun’da yaşanılanların, en geç Salı günü ulaştırılması gerekiyordu sizlere…
Teknolojinin gelişmiş olması, bizim gibi işi az bilen kullanıcıların eksikleri yüzünden insan hizmetine tam yansıyamıyor.
Demeye çalışıyorum ki yani, teknik arıza yüzünden oldu gecikme. Hem sizlerin hem de Sorkunluların bağışlamasını dileyerek geçelim notlara…
* * *
Bu yıl 7.si gerçekleştirildi “Sorkun Kültür Sanat ve Çevre Etkinliği”nin…
Rutinleşmiş bir etkinliğin, yazı konusu olması ilginç olmayabilir belki. Ama bu yılki etkinliği ilginç yapan özellikler var.
En başta rastladığı tarih, Ramazan ayının gireceği günlere rastladı. Hele etkinliğin ikinci günü olan 31 Ağustos Pazar akşamı teravih namazına gidiliyor, sahura kalkılıyordu.
Bu yüzden, etkinlik çağrılarının duyurulduğu günden itibaren, geniş bir kesimde “fiyasko” beklentisi vardı.
* * *
Cumartesi akşamüzeri, pasif bir etkinlik sayılan tiyatro izlencesi için yarım saat öncesinden daha dört yüze yakın misafir doldurunca meydanı, yüzler gülmeye başladı.
Kültür Bakanlığı, İzmir Devlet Tiyatrosu’nun “Misafir” adlı oyunuyla destek vermiş etkinliğin ilk gününe.
Oyunun konusu pek sarmadı gibi geldi bana Sorkun halkını ve konuklarını. Gurbetçi yarası, Alamancı acısı çok değil belli ki bu beldemizde…
Ses düzeninin devlet malı özensizliğinde olması da sunumların ve tiyatronun tadını bozdu biraz.
Ama açılış konuşması, tüm olası eksiklikleri ta baştan kapattı.
Sorkun Belediye Başkanı Sayın İhsan Vurkan, doğaçlama yaptı konuşmasını.
Düşüne düşüne kağıda yazıp da konuşsa yine de bir iki yerde takılma olurdu. İçinden geldiğince döküldü başkan… Kaç kezdir dinlediğim konuşmalara benzemiyordu. İhsan başkan biraz hüzünlü ama coşkulu, diksiyonu ve vurgulamaları yerinde, mantık ve fikir dizgesi yerinde, etkileyici bir konuşma yaptı…
* * *
Bir avuç belediye personeli, profesyonel tören düzenleyici şirketler gibi çalışmış; her şey yerli yerinde işlevlikteydi. Gönüllü yardımcılar da aksamasız yürümesi için çabalamaktaydı etkinliğin…
Belediyede görevli iki kız… Aysun ve Mahire… İşte onlarda galiba disiplin ve başarının sırrı. Onlar belediyenin gülen yüzleri…
Programı hazırlıyorlar, işbölümünü yapıyorlar, konukları karşılayıp ikramlar sunuyorlar, bir ara arabaların park düzenine de el atıp, giriş kapısında katılımcılara “hoş geldiniz” diyorlar o en sevimli ve saygılı halleriyle…
* * *
Etkinliğin başarıyla, yüz akıyla tamamlanmasını içinden istemeyenlerin olumsuz yaklaşımları normaldir de, iyilik isteyenlerin karamsarlığı ve umutsuzluğu damga vurmaya başladı ikinci güne…
Dedim ya baştan, teravih namazına gidilecekti, sahura kalkılacağı için de erken dağılırdı seyirciler.
Öyle olmadı; inanın… İlk güne göre katılım daha fazlaydı.
Protokol da ağırlık kazandı. Bir TBMM üyesi vardı protokolde; CHP Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe, yanında İl ve Merkez ilçe başkanlarıyla katılıp moral destek verdi Sorkun’a…
Mikrofona çağrılınca da bu anı değerlendirdi. Sorkun gibi bir beldenin köy muhtarlığına dönüştürülmesi kararının ne anlama geldiğini öyle güzel anlattı ki, Sorkun’un belediyelik statüsünün bitirilmesi için sinsi çaba harcayanlar bile, Halil Ünlütepe’yi dinledikten sonra yeniden düşünmüşlerdir sanırım..
* * *
Kültür Bakanlığı, sanatçı gönderme hususunda da cimri davranmış.
Orhan Ural ve Sakine Fidan’la yetinmiş.
Fakat imdada yetişen bir sanatçı ozan, geceye damgasını vurdu.
Ali Ekber Eren sahne aldığında, “artık dağılma saati” diyordu herkes.
Ali Ekber, tellere mızrabını dokundurup da yanıkça gürlediğinde, yeniden başlamış oldu sanki gece…
Kendisi de coştu, halkı da coşturdu…
Havai fişek gösterilerinin renklendirdiği Sorkun semaları hepimize “güle güle” derken, belde olarak Sorkun, belki artık kendisi de bir daha gelmeyecekmiş gibi bu alana, veda ediyordu bizlere…
Teknolojinin gelişmiş olması, bizim gibi işi az bilen kullanıcıların eksikleri yüzünden insan hizmetine tam yansıyamıyor.
Demeye çalışıyorum ki yani, teknik arıza yüzünden oldu gecikme. Hem sizlerin hem de Sorkunluların bağışlamasını dileyerek geçelim notlara…
* * *
Bu yıl 7.si gerçekleştirildi “Sorkun Kültür Sanat ve Çevre Etkinliği”nin…
Rutinleşmiş bir etkinliğin, yazı konusu olması ilginç olmayabilir belki. Ama bu yılki etkinliği ilginç yapan özellikler var.
En başta rastladığı tarih, Ramazan ayının gireceği günlere rastladı. Hele etkinliğin ikinci günü olan 31 Ağustos Pazar akşamı teravih namazına gidiliyor, sahura kalkılıyordu.
Bu yüzden, etkinlik çağrılarının duyurulduğu günden itibaren, geniş bir kesimde “fiyasko” beklentisi vardı.
* * *
Cumartesi akşamüzeri, pasif bir etkinlik sayılan tiyatro izlencesi için yarım saat öncesinden daha dört yüze yakın misafir doldurunca meydanı, yüzler gülmeye başladı.
Kültür Bakanlığı, İzmir Devlet Tiyatrosu’nun “Misafir” adlı oyunuyla destek vermiş etkinliğin ilk gününe.
Oyunun konusu pek sarmadı gibi geldi bana Sorkun halkını ve konuklarını. Gurbetçi yarası, Alamancı acısı çok değil belli ki bu beldemizde…
Ses düzeninin devlet malı özensizliğinde olması da sunumların ve tiyatronun tadını bozdu biraz.
Ama açılış konuşması, tüm olası eksiklikleri ta baştan kapattı.
Sorkun Belediye Başkanı Sayın İhsan Vurkan, doğaçlama yaptı konuşmasını.
Düşüne düşüne kağıda yazıp da konuşsa yine de bir iki yerde takılma olurdu. İçinden geldiğince döküldü başkan… Kaç kezdir dinlediğim konuşmalara benzemiyordu. İhsan başkan biraz hüzünlü ama coşkulu, diksiyonu ve vurgulamaları yerinde, mantık ve fikir dizgesi yerinde, etkileyici bir konuşma yaptı…
* * *
Bir avuç belediye personeli, profesyonel tören düzenleyici şirketler gibi çalışmış; her şey yerli yerinde işlevlikteydi. Gönüllü yardımcılar da aksamasız yürümesi için çabalamaktaydı etkinliğin…
Belediyede görevli iki kız… Aysun ve Mahire… İşte onlarda galiba disiplin ve başarının sırrı. Onlar belediyenin gülen yüzleri…
Programı hazırlıyorlar, işbölümünü yapıyorlar, konukları karşılayıp ikramlar sunuyorlar, bir ara arabaların park düzenine de el atıp, giriş kapısında katılımcılara “hoş geldiniz” diyorlar o en sevimli ve saygılı halleriyle…
* * *
Etkinliğin başarıyla, yüz akıyla tamamlanmasını içinden istemeyenlerin olumsuz yaklaşımları normaldir de, iyilik isteyenlerin karamsarlığı ve umutsuzluğu damga vurmaya başladı ikinci güne…
Dedim ya baştan, teravih namazına gidilecekti, sahura kalkılacağı için de erken dağılırdı seyirciler.
Öyle olmadı; inanın… İlk güne göre katılım daha fazlaydı.
Protokol da ağırlık kazandı. Bir TBMM üyesi vardı protokolde; CHP Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe, yanında İl ve Merkez ilçe başkanlarıyla katılıp moral destek verdi Sorkun’a…
Mikrofona çağrılınca da bu anı değerlendirdi. Sorkun gibi bir beldenin köy muhtarlığına dönüştürülmesi kararının ne anlama geldiğini öyle güzel anlattı ki, Sorkun’un belediyelik statüsünün bitirilmesi için sinsi çaba harcayanlar bile, Halil Ünlütepe’yi dinledikten sonra yeniden düşünmüşlerdir sanırım..
* * *
Kültür Bakanlığı, sanatçı gönderme hususunda da cimri davranmış.
Orhan Ural ve Sakine Fidan’la yetinmiş.
Fakat imdada yetişen bir sanatçı ozan, geceye damgasını vurdu.
Ali Ekber Eren sahne aldığında, “artık dağılma saati” diyordu herkes.
Ali Ekber, tellere mızrabını dokundurup da yanıkça gürlediğinde, yeniden başlamış oldu sanki gece…
Kendisi de coştu, halkı da coşturdu…
Havai fişek gösterilerinin renklendirdiği Sorkun semaları hepimize “güle güle” derken, belde olarak Sorkun, belki artık kendisi de bir daha gelmeyecekmiş gibi bu alana, veda ediyordu bizlere…
Bu haber için oy ver



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin