Bölümler
AFYONKARAHİSARLILIK,GAZETECİLER CEMİYETİ VE TEFERRUAT
Dün Fuar Düğün Salonunda Afyonkarahisar gazeteciler cemiyetinin olağan kongresi yapıldı.
Arkadaşlar takdir etti, ben de Cemiyet yönetim kuruluna seçildim.
Kongre sırasındaki iki gözlemimi aktaracak olursam: Yapılan konuşmalarda gazeteci arkadaşımız Mehmet Abdioğulları önerileri ile muhalif bir görünüm çizdiği söylense de arkadaşımın oraya gelerek muhalif olduğu söylenen konuşmalarından memnun oldum.
Muhalefeti olmayanın iktidarı olmaz.
Muhalefeti olmayan gelişemez.
Muhalefetin olmadığı yerde bastırılmışlık vardır, sindirilmişlik vardır.
Kısaca faşizm vardır.
Abdioğulları arkadaşımın konuşmaları, konuşmalarına verilen cevaplar kongrenin demokratik bir ortamda yapıldığının göstergesi oldu.
Bu vesile ile Abdioğulları arkadaşıma katılımı ve özellikle konuşmaları için teşekkür ederim.
Kişiler arasında yarış olabildiği gibi zaman zaman kurumlar arasında yarış/rekabet olabilir.
Mehmet Abdioğulları, divan başkanı olan Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yılmaz Karaca’ya, Mehmet Emin Güzbey’i ve Konsey’de görev alan bazı arkadaşlarını ima ederek hem Basın Konseyinde olup hem de Cemiyette olunmasını nasıl değerlendirilmesini sordu.
Başkan Yılmaz Karaca, kurumlar arası rekabetin gereği Eskişehir ve Kütahya Cemiyetleri ile bu konuda sıkıntı olduğunu söyledi.
Ve gazeteci arkadaşımız Abdioğulları teşekkür ederek “Ben cevabımı aldım” dedi.
Teşekkürle alınan bu cevap üzerine söz alan eski yönetim kurulu üyesi Halil İbrahim Kocaerkek, “30 Ağustos Zafer Bayramında Basın Konseyi ilimizde idi ve toplantısını burada yaptı. Basın Konseyi’nde Türkiye’nin en çok okunan yazarlarının bulunduğunu ve Zafer Bayramı sürecinde ve sonrasında bu yazarların sürekli Afyonkarahisar’ı yazdığını söyleyerek Afyonkarahisar’ın bundan daha iyi tanıtımı olabilir mi, Afyonkarahisar’ı kim bu kadar etkin tanıtabilir di ki?”dedi…
Bu sözleri ben veya Erhan Yücel, Mehmet Emin Güzbey, İsmail Akar ya da bir başka Afyonlu söylese bu kadar esprisi olmazdı.
Çünkü Halil İbrahim Kocaerkek, Konya Karapınarlı idi.
Kocaerkek, ne Konseyi ne de Cemiyeti savunuyordu.
Önceliğinin Afyonkarahisar olduğunu söylüyordu.
Kocaerkek Afyonkarahisar’da yaşamanın, Afyonkarahisar’ın tanıtımının her şeyden önde olmasını vurguluyordu.
Ve mikro milliyetçiliği reddeden bu sözler bence Kongrenin en önemli sözleri idi.
Diğerleri her kongrede yaşananlar ve söylenen iyi niyet temennileri üzerine kurulu sözler idi.
Ezcümle seviyeli ve olgun geçen bir kongrenin hayırlı olmasını dilerken “Afyonlu olmak için, Afyonkarahisar’a hizmet etmek için, nüfus kâğıdıkrnrı doğum yeri hanesinde illa ki Afyonkarahisar’ yazmasına gerek yok. Önemli olan hissedebilmek, gerisi ise teferruattır, teferruatta boğulmaktır” diyorum.
Ve gün, teferruatların dışına çıkma/çıkabilme günüdür


del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin