Bölümler
Provakasyon harika ama numara bayat
Türkiye’nin, Suriye’deki diplomatik temsilciliklerine saldırılması dış politika gündemi kadar iç politika gündemine de oturdu. ABD’nin bu eski senaryolarından birinin yeni versiyonu, yine aynı tepkileri aldı ama aynı sonuçları olur mu bilemiyorum...
Amerika hep yapar bunu; bir ülkede çıkaracağı kargaşalarda, o ülkenin hassasiyetlerini, hangi toplum kesimlerinin nelerle tahrik olacağını araştırıp saptadıktan sonra hazırlar provakasyonları. Ve genellikle sonuç alır; çünkü alageldi...
Yoksul ve feodal ülkelerde kavim, oba, aşiret çatışmaları çıkartır. Her aşiretin hassasiyetlerini sosyolojik araştırmalarla tespit ettikten sonra, o hassas noktalara yönelik bir saldırı düzenler. O saldırıyı, bir başka aşiretten vaat ve rüşvetle kiralayacağı etkili kişilere yaptırır. Bunu tama başaramazsa, onlar yapmış imajı verecek hertürlü mizanseni sahneler. Her iki halde de çatışma çıkarmayı başarır ve o ülke üzerindeki projesi neyse onu uygulamaya koyar. Amacı sadece silah satmaksa, silah satar.
ABD bu oyunları onlarca ülke üzerinde yüzlerce kez sahneye koydu; hatırlamaya çalışın örnekleri. Hiçbirini hatırlayamamışsanız, hatta son “Arap baharı” örneği de size birşey hatırlatmamışsa, kendi ülkemizde olup bitenlere bakın bir zamanlar... “Aleviler cami yaktı; vurun, kırın..!”, “solcular mescide komünist işareti çizmişler; vurun, kırın..!”, “anarşistler kızıl bayrak asmışlar; vurun, kırın..!”, “faşistler bir yoldaşımızı katlettiler; vurun, kırın..!”....kışkırtmalarıyla döktürülen kanları ve sonunda getirilen askeri faşist darbeyi, darbenin hemen ertesi günü tüm olayların şıp diye kesilivermesini de hatırlamıyor olamazsınız ya? O günleri yaşamayanlar, yaşayanlardan dinleyegeldiler o dönemin öykülerini...
Sözü Suriye’ye getirecektik değil mi?
Suriye, şu ya da bu şekilde hedefe konuldu. Kalemi kırıldı. Libya’da alınan sonuca bemnzer bir sonuç Suriye’de de alınmak isteniyor. Hatta çok daha önemli olanı, yıllardır projelendirilen ve ortaklığına “Eşbaşkan” unvanıyla Türkiye’nin de dahil edildiği BOP(Büyük Ortadoğu Projesi) yürürlüğe konuluyor.
Bunun için önce bir içsavaş çıkarılması ve ona dış müdahalenin yapılması gerekiyor. Amerika’nın uzaktan müdahalesi zor ve çok ağır masraflı. NATO müdahalesi de gerekçesiz. Nükleer silah üretimi yapıldığı yeterli gerekçe değil. Müdahalenin en pratik yolu, Türkiye üzerinden, bizzat Türkiye’nin stratejik ve askeri desteğinin de alınacağı bir müdahale, sonuca gidecek pratik bir yol olarak görülüyor.
Türkiye kamuoyu bu müdahaleye ve ABD çıkarları uğruna komşu ülke ile savaşa ve kan dökülmesine sıcak bakmıyor; Suriye’deki isyanı ve isyanın bastırılma yöntemini Suriye’nin iç sorunu görüyor.
O zaman ne yapılmalı?Bunu Türkiye’nin de sorunu haline getirmeli. Ama nasıl?
İşte bu “nasıl”ın cevabıdır Türkiye diplomatik temsilciliklerine saldırı düzenletmek. Türkiye kamuoyunun da tahrik edilmesi oyunudur Türk Bayrağı’nın yaktırılması, Atatürk posterinin parçalattırılması.
Dedik ya; provakasyon harika ama numara çok bayat be...



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin