Bölümler
Cübbenin altındakiler...
Bir dizi dalga dubara ve sömürünün bulunduğunu, çook yıllar önce yapılan bir operasyonda kayıtdışı yüksek meblağların ele geçtiği, getto yapılanmasıma benzer bir çiftliğin, tapusuz olması falan gibi tevatürler duyulup biliniyordu.
Buna karşın onu gözü bağlı seven, gözü kapalı kendini feda edebilecek bir mürit güruhu ve onu meta olarak kullanan, onun sırtından dünyalık doğrultan bir grup da vardı. Onu reyting malzemesi gören medya cazgırları da onu arada bir ekrana getiriyorlardı. Hatta "Vur patlasın Çal oynasın TV"de sürekli program bile verdiler ona...
Anladınız canım; Cübbeli Ahmet’den söz ediyorum. "Hoca" terimini kullanamıyorum; gerçekten hocalara karşı ayıp olacağını düşünüyorum. İşte o Cübbeli'nin özel ilişki görüntüleri olduğu epice zamandır fısıltı medyasındaydı. Belki bazı site site gezenler o görüntülere de ulaşmıştı. Biz site site gezenlerden olmadığımızdan bize uzak kalıyor öyle şeyler; ta ki böyle burnumuza dayatılıp, gözümüze sokuluncaya kadar...
Cübbeli'nin hangi diyarlardan, kaç kadını cübbesinin altına aldığı, cübbesinin eteğinden dökülenleri de kimlere kaça sattığı fazlaca umurumda değil açıkçası. Benim kafamda dolanan soru işaretleri başka... En başta "neden şimdi, neden Cübbeli?" soruları var ortada.
Sonra, daha niceleri için o alçakça yöntemle elde edilen görüntülerin parti parti piyasaya sürülmelerinin zamanlamasını kimler yapıyor?
Baykal kasetinin ve MHP yöneticileri kasetlerinin üzerinde acımasızca tepinen malum medya, Cübbeli kasetleri olayını "haber değeri yok" kabul ederek yer vermiyorlar; o başka mesele de, ben zamanlamayı çözemedim. Baykal ve MHP kasetlerindeki zamanlama herkesin anlayacağı gibiydi; seçim süreciydi. Cübbeli ne iş?
Bu konuya biraz kafa yorunca anladım ki, Cübbeli, laf kalabalığı yapayım, popüleritem yükselsin diye "dokunmuş" bir yerlere; ya da gaza getirilip dokundurulmuş, hani o "dokunanın yandığı" yerlere...
Gazeteci Ahmet Şık ve Nedim Şener'in ellerinin yandığı yer yakmış Cübbeli'nin elini de... Yoksa Cübbeli Ahmet'in dini nasıl kullandığı, peşine ne kadar mürit sürüsü taktığı, gecede kaç karıyla yattığı, pastadan ne kadar pay kaptığı onların da umurunda değil...
Ama Cübbeli işi büyütmüş, gözünü siyasi güç olmaya dikmiş ya da diktirmişler. "Diyalogcular!"falan diye vurmaya başlamış son zamanlarda. Malum, "Dinler arası diyalog" girişimleri, uluslar arası bir boyut kazanarak, özellikle Ortadoğu’yu da kapsayan siyaset arenasında bir misyon üstlenmiş durumda.
Yeni dünya "düzeninin" dayandığı dallardan biri olana Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) için, o bölgeye egemen bir stratejik konumu olan Türkiye'nin yönetiminde, geniş ve örgütlü bir "cemaatle" etkili olan bir "din adamı", proje sahibi ABD'nin sinesinde barınmakta, talimatlarını oradan vermektedir; yani ona verdirilmektedir talimatlar. İşte bu cümleden bir girişimdir "dinler arası diyalog" girişimi.
Şimdi kalkıp, din adamı görüntüsü verilen başka biri, "sizi gidi diyalogcular!" diye yazılı-sözlü vurdukça vurmaya başlamış; gidişata balta olmaya kalkmış. Hop hooop!!! Cübbeli mübbeli dinlemezler valla... Elsiz ayaksız götürürler...
Hiç aklınıza gelmeyen niceleri, gün gelecek, akla hayale sığmaz ne yöntemlerle götürülecek; daha çoook yanacak her dokunan...



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin