Ana Sayfa | Köşe Yazıları | Dincay Doğar
Poll: ANKET
Yeni Sitemiz

Dincay Doğar

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
28/10/2008

STÖ’LER, PARTİLER VE TARTİŞMA KÜLTÜRÜ

Siyasetin vazgeçilmez asli unsuru siyasal partilerdir ve “siyaset, partilerin ülkeleri adına strateji üretme alanlarıdır”

Halk için daha etkin siyaseti belirleme adına önemli bir etkisi olan diğer kurumlar ise demokratik kitle örgütleri, yani diğer bir adı ile sivil toplum örgütleridir.

Bir ülkedeki sivil toplum örgütlerinin çokluğu o ülkedeki demokrasinin gelişmişliğini/seviyesini, önerileri ise düşünce zenginliğini gösterir.  

Partiler devletin resmi ideolojisinin dışında söylem geliştiremeseler de demokratik kitle örgütleri (sivil toplum örgütleri) vatandaşlarının menfaatleri adına resmi ideolojinin dışında söylem geliştirebilirler.

Ki bu söylem aynı zamanda siyasal partilerinin ne yapmaları hususundaki önerilerin pusulasıdır.

***

Demokratik kitle örgütü TÜRKİŞ’in Afyonkarahisar temsilcisi Muharrem Uslu, DP’nin il kongresinde bir saptama yaparak “Türkiye’de siyasetin demokrasiden değil manevi değerler üzerinden nemalandığını, geçmişi olan ve halen parlamento dışında kalan DP gibi partilerin bu süreci iyi değerlendirmeleri gerektiğini ve uyguladıkları mevcut politikalar ile parlamentoda muhalif parti olarak bulunan CHP ve MHP’nin mevcut şartlarda AK Parti’nin alternatifi olamayacağını” söyledi.

Yiğidi öldür hakkını yeme; Muharrem Uslu doğru söylemiştir.

Bugün ülkemizdeki tüm partilerin siyasetleri, sorunları tespit ve çözüm yerine AK Parti icraatlarının eleştirisi üzerine kurulmuştur.

Sivil toplum örgütleri üyelerinin sorunları kadar ülke siyaseti, siyasetçileri, partileri ve uygulamaları hakkında da görüş bildirme, fikrini söyleme, eleştiri getirme hakkına “sivilliğin” gereği olarak sahiptir.

Uslu, uyguladıkları politikalar ile CHP’nin ve MHP’nin, AK Parti’nin alternatifi olamayacağını belirtmiştir.

Uslu, CHP ve MHP’nin uyguladıkları politikalar ile alternatifsizlikten bahsederken DP gibi geçmişi olan partilerin de “politikasızlığa” itildiğini, politika üretmelerini ve iktidarın nerelerden nemalandığının iyi tahlil edilerek halka anlatılması gerektiğini de belirtmiştir.

Bunlar demokratik söylemlerdir, önerilerdir.

Dikkate alınması gerekir.

Partilere saldırı olarak kabul edilmemesi gerekir.

****

Artık görülüyor ki iktidar olmak için, zaten halkta var olan laiklik-millilik gibi söylemlerin dışında da söylemler geliştirilmesi gerekiyor.

Ve iktidarın icraatlarının eleştirilmesi, her icraatına karşı çıkılması yanında ortak payda olarak tespit edilmiş sorunların çözümünde herkesin kabul edebileceği çözümler üretilmesi için de girişimlerde bulunulması ya da herkesin kabul edebileceği reddetmeyeceği açılımlar gündeme getirilmesi gerekir.

Ak Parti bile sosyolojik ve psikolojik olarak nasıl iktidar olduğunu, nasıl %47 oy aldığını incelerken diğer partilerin kendilerini incelememeleri halkın dikkatini çekmez mi?

Ve artık özellikle ilimizde henüz yerleşemeyen tartışma kültürü, “saldırı, kavga, savunma kültürü” olmanın yerine yerleştirilmelidir.

Tespitler ve uzantısındaki öneriler, reddiye veya karşı saldırılar ile yok edilemez ama büyümek için materyal olarak kabul edilebilir.

Evdeki materyal ile eldeki materyali birleştirerek daha verimli sonuçlar almak olası iken reddiyeci ve agresif davranmak hedef ile aradaki mesafeyi iyice uzaklaştırır.

 

 

Ekleyin:: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Etiketler
Etiket eklenmemiş
Bu haber için oy ver
0
Powered by Vivvo CMS v4.0