Bölümler
Eskilere muhtaç hale gelmek…
Kayıp Trilyon Hükümlüsü Necmettin Erbakan, Saadet Partisi’nin iplerini eline geçirip, ilk uluslararası anlaşmayı da İran’la yapmasının ardından, Demokrat Parti’nin başına da Hüsamettin Cindoruk getirilip, oturtuldu.
Bu iki ismin aynı paragrafta kullanılmış olması, kişilik benzerliklerinden değil.
Allahı var, Cindoruk bednam biri değildir. Temiz bir geçmişi var. Hele bugünün politikacılarıyla karşılaştırıldığında…
Ancak Hüsamettin Cindoruk, Türk politikası literatürüne “emanetçi” kavramını ilk sokan kişidir. Hatırlayacaksınız, Süleyman Demirel siyasi yasaklı durumuna düşünce, Adalet Partsi’nin yerine kurulan Doğru Yol Partisi’nin başına getirildiğinde, “ben emanetçiyim; günü geldiğinde emaneti asıl sahibine iade edeceğim” demişti ve günü geldiğinde öyle de yapmıştı. Uzun yıllar adının başına hep “emanetçi” deyimi de getirilip durdu.
Bu sefer durum öyle değil. Yine o göreve onu Demirel ikna ve gayretiyle getirdiler; ama bu kez emanetçi gibi durmuyor. İddialı bir gelişi oldu.
Yine de temkinli konuşmak lâzım, belli olmaz; Demirel bu, bakarsınız “ben kendim yine geliyorum” deyiverebilir.
Benim asıl söylemek istediğim başka.
Ben, beni bildim bileli, ta İnönü’den bu yana, geleceğe yönelik olarak, ağzını açan lider ya da önde gelen politikacılar hep, “siyasette gençlerin önünü açmamız lâzım, görevi gençlere devredelim…” der dururlar.
Görev bekleyen, önü açılacak gençler de bekleye bekleye yaşlanıp giderler.
Ölüm ya da zorunlu ayrılma gibi bir durum doğmadıkça, öyle diyen lider kadrosu hep orada oturur; oturmasının sürmesi için de her yola başvurur.
Pırıl pırıl genç kadroların yönettiği bir sivil toplum hareketi yok gibi.
Siyasi partileri bırakın bir yana, sendikalara bakın, meslek odalarına hatta derneklere bakın; ne kadarını genç kadrolar yönetiyor?
On iki yıllıktan tutun da yirmi yedi yıllığa kadar o koltuğa yapışıp kalmış sendika ya da meslek örgütü başkanı var be...!
Neden böyle?
Gençlerin gözü korkutulup, siyasetten soğutulduğu için mi?
Gençliğin toplumsal sorunlara ilgi duymadığı için mi?
Gençliğin tüm ilgisinin, medya saldırısıyla magazine ve futbola yoğunlaştırıldığı için mi?
Yoksa hepsi birden mi..?
Her ne sebeple olursa olsun, görünen gerçek şudur ki, toplum yönetimini sahiplenecek, bu sorumluluğu alacak, cesur adım atacak yetişmiş kadrolar ne yazık ki yetiştirilmiyor. Yetişenler sık sık tırpanlanıyor. İhtiyaç duyulduğundaysa, gençlere güvenilmeyip, eskilerden medet umuluyor.
Durum ortada işte…



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin