Bölümler
T A B L O Nurettin BURHAN
Rest, daha çok bir “poker” terimidir. Bilenlerin sıkılmasını göze alarak, bilmeyen okurlar için küçük bir açıklama gerekecek pokere ilişkin…
Poker bir kâğıt oyunudur. Parayla oynanan bir kumardır anlayacağınız. Onu diğer kumarlardan yani şans oyunlarından ayıran özellik, iradenin ve tavırların oyuna hükmetmesidir.
Oyunun kazanma kuralı, elde bulunan beş kâğıdın, diğer oyuncu ya da oyuncuların elinde bulunan kâğıtlardan daha üstün olmasıdır. Fakat el açılmadan önce, oyuncu “benim elim daha güçlü, sen kaç veya şu kadar daha para ver” anlamında “pot” okur. Bu durumda ya el gerçekten güçlüdür ya da oyuncunun tavrı eli güçlüymüş gibidir.
Zayıf elle güçlü görünmeye “blöf” denir. Asıl oyunculuk budur.
Rest okumak, bir tür meydan okumaktır.
Eli gerçekten çok güçlü oyuncu çok rahat rest okur. Öyle güçlü elle rest okumak için iyi oyuncu olmaya falan da gerek yoktur.
Poker oyununda en büyük beş kağıt, onludan asa kadar kupa serisidir. Bu tür renk serisine “floş ruayel” derler.
Şimdi bir oyuncu düşünün. Önünde bir yığın para var; biterse hemen koltuk çıkacak ağalar orada. Diğer oyuncuların arkalarına dikizci konmuş. Elinde büyük floş ruayel var. Rest çekmek ne kadar rahattır düşünün artık. Bunun için iyi oyuncu olmaya, yürekli olmaya gerek var mı..?
Lâfı nereye getirmek istediğimi anlamış olmalısınız.
Tayyip beyin “Yerel seçimlerde birinci parti olamazsam, genel başkanlığı bırakırım” demesine getiriyorum…
“Rest..!” diyor. O kadar rahat ki…
ABD, AB, Suudi sermayesi arkasında, Belediyelerin büyük çoğunluğu elinde; harıl harıl yardım paketi dağıtıyorlar. He belde, iktidar nimetlerinden yaralanabilmek için can atıyor. Devletin tüm olanakları elinin altında…
Bu rahatlık içinde rest çekiyorsun. Oooh ne âlâ…
Bu rest, diğer partilere çekilmiş gibi görünse de aslında halka çekilmiş bir resttir.
“Eliniz mahkum bana” demeye getiriyor.
Diğer partiler gerçekten güçsüz ve saydığım olanaklardan mahrum.
Aç, işsiz, umutsuz bırakılmış yığınlar, yardım paketlerine muhtaç olmuş.
Şimdilik iyi kötü aç bırakılmadığına şükreder hale gelmiş. Yardım paketi de olmasa ne yaparım korkusuna kapılmış.
Seçim yerel seçim. İktidara muhtaç durumda tüm belediyeler.
Bu durumda rest çekmek kabadayılık mı yani..?
Ama halkın inat bir yanı vardır. Fazla kanına dokunursa, açlığı göze alıverir.
“Al ulan senin paketini de, kömürünü de, yardımını da…” deyiverirse…
Diyecek gibi görünmemesinin nedeni, gidecek yeri yok şimdilik.
Ancak biri çıkıp ta, “gelin be gardaşlar, onların vereceği sadakayı biz elbirliği eder kendimiz kazanır, kendimiz bölüşür yeriz” derse. Bu güveni verirse, sadaka almaktan onuru zedelenmiş insanlar, umulmadık bir zamanda “al atını severim tımarını” der çıkar…
Aman Tayyip bey, dikkat… Halka sık sık rest çekme; görebilirler…



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin