Ana Sayfa | Köşe Yazıları | İhanet meselesi…
Poll: ANKET
Yeni Sitemiz

İhanet meselesi…

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font

İmelda’yı ağlarken gördüm. Sevgilisi, yakından tanıdığım birinin oğlu.

Niye ağladığını sorunca, daha çok ağlamaya başladı İmelda…

Bir kahve söyleyip, “konuşmak ister misin” diye sordum.

Hikaye, bildik hikayelerden biri… “Ben onu çok sevdim; bana nasıl ihanet eder?” diye yakınıyor.

 

Bizimkilerin daha çok kadınla birlikte olmak istemelerinin, çetele yarışı yapmak için, her fırsattan faydalanmak istediklerinin nedenlerine ve bunun dinsel, kültürel, ahlaksal kaynakları konusunun uzunluğunu düşünerek konuşmaktan da, teselli etmekten de vazgeçip, “vah vah, tüh tüh, yazık olmuş…” teranesiyle kısa kestim muhabbeti.

 

Ama, eve gelince de azıcık bu konuda kafa yormadan edemedim.

Kime ait olduğunu unuttuğum, tumturaklı bir özdeyişle gireyim konuya:

“Hayat, ihanet edenler için bir komedi; ihanete uğrayanlar içinse bir trajedidir. İhanet edenler, hiçbir yere ait olmamakla temellendirirler ihanetlerini. İhanete uğrayanların tesellisi ise hain özneyi cezalandırmaktır.”

Kimilerinin cezası cinayet olarak eylemleşir, kimilerinki de ihanet edeni kendi varlığından mahrum etmek gibi ucuz cezalardır. Hiçbir ihanetin cezasız kalmayacağı sözü de, ihanete uğrayanların uydurduğu koca bir yalandır. Çünkü her ceza, intikam duygusundan beslenir ve hiçbir intikam 'ihanet'i ortadan kaldırmaya yetmez.

Kimse bir ilişkiye aldatmak ya da aldatılmak için başlamaz fakat şu da bir gerçek ki çoğu ilişki aldatma kavramının kötü etkisi altındadır.

Evli çiftlerin aldatma nedenleri incelendiğinde erkeklerin fiziksel, kadınların ise duygusal gerekçelerle eşlerini aldattığı ortaya çıkıyor. Erkeklerin karşı cinsin fiziksel cazibesine kapılarak eşini aldatırken kadınların da çoğunun aldatma sebebi aşık olmalarıdır. Üstelik kadınlar evliliklerinde yaşadıkları umutsuzluk ve mutsuzluk nedeniyle aldatma yoluna gidiyor.

Türkiye'de "erkek aldatır ama kadın aldatmaz" gibi bir önyargı bulunuyor. Buna karşılık kadınlar da eşlerini, flörtlerini aldatıyor hatta eşini aldatan kadın oranında artış gözüküyor. Ancak kadın ve erkeğin eşini aldatma nedenleri farklılık gösteriyor. Türkiye'de yapılan bir araştırmada evli kadınlara, "Eşinizden başka bir erkekten hoşlandınız mı" sorusu yöneltildi. Evliliği iyi olan kadınların yüzde 13'ü, evliliği orta derecede olan kadınların yüzde 9'u, evliliği kötü olan kadınların yüzde 100'ü "evet" yanıtını verdi. Bu araştırma, mutsuz olan kadının aldatma olasılığının yüksek olduğunu gösteriyor. Eşlerini aldatan erkekler ise üç grupta inceleniyor.

Bunlar şöyle sıralanıyor:
İlişkisindeki mutsuzluk nedeniyle mutluluk eksikliğini tamamlamaya çalışanlar: Bunlar daha çok evliliğin ilk 10 yılı içinde görülüyor.
Sürekli aldatma eğiliminde olan erkekler: Evlilik öncesinde de sonrasında da çoğul ilişkileri olan ve ilişkilerinde başarılı olamayan insanlar. Çocukluktan gelen iç çatışmaları var. Bağlı, güvenli ilişkiyi uzun süreli oluşturamıyorlar. Bu tür aldatma Türkiye'de daha çok yaşanıyor.
Bir ilişkinin içine istemeden çekilen erkekler: Bu gruptakiler evli erkeklerle birlikte olmayı tercih eden kadınlar tarafından ilişkinin içine çekilebiliyorlar.

Öte yandan aldatmanın nedenleri incelendiğinde %50 ile ilk sırayı duygusal anlamda yalnız bırakılma oluşturuyor. İkinci sırayı %30 gibi bir oranla eş ile iletişim kuramama, üçüncü sırayı ise %20 ile eşiyle cinsel sorunlar yaşama izliyor.

Yapılan araştırmalarda aldatan erkek kendini bazı ipuçlarıyla ele veriyor. Eşi tarafından aldatılan kadın, bazı belirsizlikler duyumsuyor. Öncelikle bir şeylerin yolunda gitmediğini fark ediyor. Ardından eşinin söylediklerinin birbirini tutmadığına tanık oluyor. Ayrıca, aldatan erkek, karısın gözünün içine "suç işlemiş çocuk gibi" bakıyor. Eve olan ilgisi ve eve ayırdığı zaman, cinsellik azalıyor.

Aldatıldığının ayrımına varan kadınların % 50'ye yakınında güven duygusu ortadan kalkıyor, %35'i ise, ailenin geleceğini düşünerek 'kocam bunu nasıl yapabildi" diyor. Öte yandan aldatılan eşler ilk aşamada boşanmayı düşünse bile sadece %20'si boşanma konusunda adım atıyor. % 80'i ise sorunu çözme yoluna gidiyor.

Aldatılan kadının yapması gerekenler
Aldatılan kadın sorunu eşiyle paylaşsın. Yani, 'böyle hissediyorum, böyle bir sorun var mı' şeklinde konuşsun. 'Evet' yanıtı alındığında yas süreci, sıkıntı, uykusuzluk, tedirginlik dönemi başlayabilir. Bu dönem bir kaç hafta ile bir kaç ay sürebilir. Aldatılan kişinin eşiyle biraraya gelerek sadece karşı taraftan değil kendisinden de kaynaklanabilen sorunları çözmek için adım atması gerekiyor. Unutulmaması gerekir ki aldatılma çözülebilen bir sorundur. Çözüldüğü zaman da evlilikte geçmişe yönelik sorunları yeniden gözden geçirip çözebilmektedir.

Yapılan bir ankette 20-25 yaşlarındaki kadınların % 87’si sadakate inanıyor. 40 yaşlarındaki kadınların %20’si sadakate inanıyor. Yani yaşlar ilerledikçe kadınların konuya daha gerçekçi yaklaştıkları görülüyor. Aynı ankette erkeklerin % 100’ü sadakati savunduğu sonucuna varılmış. Anlaşılan ankete cevap verirken erkeklerin yanında sevgilileri vardı, onun için pek dürüst davranamamışlar.

Ekleyin:: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Etiketler
Etiket eklenmemiş
Bu haber için oy ver
0
Powered by Vivvo CMS v4.0