Ana Sayfa | Köşe Yazıları | Yırtıyorlar…! Yakıyorlar…!
Poll: ANKET
Yeni Sitemiz

Yırtıyorlar…! Yakıyorlar…!

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font

Dünya ve Türkiye ajanslarına bu kısa başlıkla geçildi haber. Sonra ayrıntılar…

Önce onların malum gazeteleri, her zamanki gibi kışkırtıcı başlığı attı “Kutsal bahçede şarap küstahlığı” dedi.

 

Sonra, kendilerine “Türk İslam Gençliği” adını veren güruh Topkapı Sarayı’na saldırdı tekbir sesleriyle…

Ellerinde taşlar, sopalar, ateşler vardı.

Asker ve polis önlem aldı; giremediler saraya. Girebilseler 2. bir “Sivas vahşeti” daha yaşanacaktı belki. Şükür, canlar kurtarıldı bu kez.

Gözü dönmüş güruh, duvarlardaki afişlere saldırdı.

Yırttılar, yaktılar afişleri…

 

Kimin afişleriydi biliyor musunuz?

Dünya çapındaki büyük Türk Piyanisti İdil Biret’in…

Dünya ülkeleri, İdil Biret konseri için bir yıl önceden sıraya girer.

Türkiye de sıraya girmişti kendi piyanisti için.

Sıra geldi ve konserin Topkapı Sarayı’nda verileceği duyuruldu.

Yetişebilen iki bin sanatsever insan bilet alabildi.

 

Konserin sponsorları arasında bir de büyük şarap firması vardı.

İşte bu firma var diye, orada şarap festivali olacak sanısı verilerek, düşünecek beyni olmayan robotları kışkırtmak için atıldı o başlık.

Bu yaşanan olay, tarihten bir yaprak değil, geçen cumartesi günü yaşandı.

 

Peki kimdi İdil Biret?

Onun resitaline ilk gittiğimde, henüz 17 yaşında bir müzik öğrencisiydim.

Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Salonu’ndaydı konser.

Atatürk’ün Türkiye’ye “Müzik Öğretmenliği Okulu” açılması için, Almanya’dan özel getirtip, Türkiye’ye yerleştirdiği büyük müzik adamı Eduard Zuckmayer hocamız göndermişti bizi.

Sanki bulutların üzerinde izledik konseri.

İdil’in parmakları kuştüyü gibi uçuşuyordu adeta piyanonun tuşlarında.

Okula döndüğümde taklit etmeye çalışmıştım onu. Kendimi, öküze benzemek için kendini şişirerek çatlayan kurbağa hikayesinde gibi hissetmiştim…

 

İdil Biret ilk piyano derslerini 3 yaşında Mithat Fenmen’den aldı.

İlk konserini 5 yaşında Ankara Radyosu’nda verdi.

O zamanlar onun okuyabileceği müzik okulu yoktu Türkiye’de.

Türkiye, müzik eğitimi için yurtdışına öğrenci yollayamıyordu.

TBMM toplanıp özel bir yasa çıkardı. O zamanlar adına “İdil Kanunu” dediler. Bu yasa uyarınca İdil Biret, Suna Kan, Ayla Erduran yurtdışına gönderilebildi. İdil Biret, Paris Koservatuarı’na gittiğinde 7 yaşındaydı.

1957 yılında ilk kez bir Türk kızı Paris gibi bir dünya kentinde birincilikle üniversite bitiriyordu.

Ondan sonraki ömrü hep başarılarla sürdü.

Türkiye’yi tanımayanlar bile “İdil Biret’in ülkesi” diye bildiler.

 

İşte o güruhun saldırdığı, afişlerini yırtıp yaktığı sanatçı bu.

Türkiyemizin yüz akı İdil Biret… 

Böyledir bunlar. Müziğe, şiire, edebiyata, türküye kısaca sanata düşmandırlar.

Dahası insana düşmandırlar.

Din ve ırk duygularının arkasına sığınırlar.

Onları nerede tekbir getirirken görürseniz kaçın!Yakacaklar, yıkacaklar, kan dökeceklerdir mutlaka…  
Ekleyin:: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Etiketler
Etiket eklenmemiş
Bu haber için oy ver
0
Powered by Vivvo CMS v4.0