Bölümler
Mizaha kuşbakışı…
Çevrenizde bulunanlar, hayatlarında hiç tiyatroya gitmemişse, hiçbir komedyeni dinlememişse, hiç karikatür dergisi okumamışsa, hiçbir mizah ustasının kitabını okumamışsa… Onlara mizah diliyle konuşmak sizi ya zor duruma, ya kötü duruma, ya da en azından boş konuşma durumuna düşürmez mi…?
Mizah ince bir zeka ürünüdür yapan için; aynı zamanda bir kültür birikimi gerektirir. Mizahı algılamak için de beynin zeka antenleri açık olmalıdır.
Çevrenizde bulunanların tek gülebildikleri şey, sulu zırtlak TV dizileri, tek şakalaşmaları da biri birine sövmeleriyse, hiç yorulmayın onlara mizahla ulaşmak için. Espri de yapmayın; anlamadıkları için size kızabilirler bile…
Nereden mi biliyorum?
Eh, az düşmedim damdan…
Mizah meselesine, şöyle kuşbakışı biraz daha bakalım hele…
* * *
Mizah, hayatın güldürücü yönünü ortaya çıkaran sanat türüdür. İnsanı gülmeye sevk eden resim, karikatür, konuşma ve yazı sanatıdır. Mizah eserleri sadece şaka, güldürme maksadıyla söylenip, yazılıp, çizildiği gibi belli fikirleri ifade etmek için de ortaya konulabilir.
Karikatür, hikaye, roman, komedi, nükte, fıkra, hiciv, taşlama gibi şekillerde karşımıza çıkan bu eserlerin en önemli özelliği espri adı verilen can alıcı noktanın eserin ayrıntıları arasında büyük bir yetenekle gizlenmesi, tam sırası gelince de beklenmedik bir anda söylenmesidir.
En kaba şakadan en ince espriye kadar bütün mizah örnekleri, birbiri ile uyum içindeki olaylar arasındaki çelişkinin birdenbire ortaya çıkarılmasına dayanır. Mizah gelenek ve kuralların sorgulanmasında önemli bir rol oynar. İki amacı vardır, saldırma ve savunma. İnsanın topluca yaşamaya başladığı dönemle birlikte mizah da otaya çıkmıştır. Kentleşmeyle birlikte daha soyut ve dolaylı bir özellik kazandı.
Mizahı bedensel şiddetten ayırıp keskin dilli bir sanata dönüştüren Atinalılar olmuştur. Ortaçağda kilise ve kralları alaya alan masallarıyla şenliklerde halkı eğlendiren öykü anlatıcıları jonglörler ve gezgin minstrel’le birlikte açık cinsel çağrışımları da olan yeni bir mizah türü yaygınlaştı. 20. yüzyılda yeni bir mizah türü doğdu. Komik öğelerin yanı sıra ürkütücü ve korkunç öğelere de yer veren kara mizah ortaya çıktı. Siyasal mizah da bu dönemde önem kazandı.
Türk mizah ustalarından Rıfat Ilgaz mizah için şöyle der: Mizah diye bir yazı türü yoktur. Yazı türü romandır, öyküdür, köşe yazılarıdır, anılardır. Mektup bile bir yazı türüdür de, mizah bir yazı türü değildir. Tür olsaydı tekniği olurdu.
Mizah bir biçemdir. Topluma bakış açısıdır. Mizah şiir, öykü, roman olabilir: Tür değil, biçimdir. Mizacımızdan gelen bir özelliktir, bir çeşnidir. Yazı türleri beceri ister, teknik ister. Bunları sağladın mı başarı tamdır. Mizah ne ister? Mizah insanın mizacından geldiği için bilgi değildir, edinilemez. Teknik de değildir. İnsanın yaradılışında bu özellik varsa mizah başarılı olabilir



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin