Bölümler
Bir ceza olarak “baş kesme”…
Münevver cinayeti olayında beni düşündüren katilin bulunmayışı değil artık; çünkü onun nedenini en az herkes kadar ben de biliyorum…
Münevver’in başının kesilmesi, beni “baş kesme” meselesine götürdü.
Günümüzden geçmişe doğru iz sürüldüğünde baş kesmenin “bir kültür” olduğu fotoğrafı çıkıyor ortaya.
Münevver’den sonra iki kişinin daha başının kesildiği olayı yansıdı basına.
Hiç ilgisi olmayabilir ama, Hizbullah infazları da baş kesme şeklinde oluyordu.
Menemen’de, Derviş Vahdeti elebaşılığındaki yobaz çapulcular, yedek subay öğretmen Kubilay’ı yaraladıktan sonra, cami avlusunda başını kesip, bir sırığın ucuna takarak, kentin sokaklarında zafer naralarıyla gezdirmişlerdi.
Osmanlılarda baş kesme öyle sıradandı ki, padişah efendi “urun kellesini!” dediğinde hiçbir yargı kararı gerekmiyordu.
Suudi Arabistan’da idam infazı, İslam’dan önce nasıl gerçekleştiriliyordu bilmiyorum amam, İslam’dan sonra hep “kılıçla baş kesme” şeklinde olmuştur.
Halen yılda ortalama beşten aşağı düşmeyen idam cezaları, kılıçla kelle uçurarak infaz edilmektedir.
Fransız ihtilalından sonra, idam cezalarının giyotinle baş keserek olduğunu görüyoruz. Yani Hıristiyan dininin öldürme cevazı da baş keserek idamdı.
Sonra ülkelere göre önce, kurşuna dizmekten elektrik vermeye kadar şekil değiştiren idam cezaları, daha sonra “insanlığa yakışmadığı” düşüncesiyle kaldırıldı.
Amerika’da ve Türkiye dışındaki Müslüman ülkelerde devam ediyor.
Türkiye’de de, bir siyasi parti, iktidar olursa “idam vaat ediyor..”
Dünden bugüne bakıldığında, baş keserek can almada dinsel bir kültürün izleri görülmekte. Baş kesmede “kutsanacak” bir yön izdüşümü var sanki.
Bakın kurban geleneğine, mutlaka kan fışkırtarak baş kesilmesi şartı var.
El Kaide örgütüne bakıyoruz; aldığı esirleri dünyanın gözü önünde, dini bir törenle başını keserek infaz ediyor.
Peki masum bir insanın başının kesilmesi, hele hele kendisi gibi normal bir insan tarafından kesilmesi nasıl açıklanabilir? Sıradan bir Avrupalıyı ya da Asyalı turisti tutsak alıp başını kesmenin nasıl mantıklı bir açıklaması olabilir? Savaş esnasında esir düşen bir askere işkence etme veya farklı şekilde öldürme, intikam, öç ve nefret ile açıklanabilir.
Ancak, herhangi bir suç bile işlememiş bir insanın, yalnızca karşı tarafa mensup diye esir alınıp, tekbirle başının uçurulması hangi insanlık vicdanına sığar?
Sizin içinizi sızlatmadı mı mesela, Pakistan’da biri çocuk, on insanın, Kuran’a saygı göstermedikleri gerekçe edilerek, Müslümanlar tarafından cayır cayır ateşte yakılmaları..?
Hıristiyan ve Müslüman din adamlarının vaazlarına kulak verirseniz, ya da sorarsanız onlara, “insan öldürmenin ne kadar günah olduğunu” anlatırlar size.
Eee…, kesenler, yakanlar da din adına, şeriat adına yapıyorlar bunu ve kitapta yerini onlar da gösteriyor. Hangisi doğru..?
İnsanın insana kıymaması, hatta cana kıymaması, insani duygu ve vicdan taşıyan gerçek insanın normal yapısıdır. Dinli olsun, dinsiz olsun, Müslüman olsun, Hıristiyan olsun; yeter ki insan olsun…



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin