Bölümler
Unuttuğumuz işler…
Yok yok… Unuttuğunuz bir işiniz var da onu hatırlatacak değilim.
Bu günlerde “nostalji” rüzgârları esiyor ya… Ben de unuttuğumuz ya da unutulmaya yüz tutan bazı meslek, zanaat, iş kolları üzerine bir nostalji yapalım istedim.
Ümmü Burhan-Emre Arda ikilisinin bir ideal projeleri vardı. Aziz Nesin’in “Sûrname” adlı eserini sinema filmi yapacaklardı. Eseri o gözle inceliyorlardı geçen sene. Sağlam yapımcı ve tabii Aziz Nesin adı olunca, sponsor da bulamayıp vazgeçtiler galiba.
O vesileyle, ben de tekrar okudum kitabı. İlgimi çeken ne oldu biliyor musunuz?
O yılların, yani Osmanlı’nın son dönemine rastlayan yılların meslekleri dikkatimi çekti.
Merak edip saydım. Unutmadımsa, seksen dört çeşit satıcı ve el zanaatçısı vardı.
Onu orada bırakıp, kendi belleklerimizi yoklayalım.
Köylerimize, ayağımıza kadar hizmet sunmaya gelenleri hatırlıyor musunuz?
Mesela çerçiler… Eşek yüklerindeki torbalarda neler neler bulunurdu… Keçiboynuzu, halkaşeker, fındık, fıstık hatta helva… Arpayla, buğdayla, yumurtayla, yün kırığıyla satarlardı. Para kimde vardı ki..?
Bakın başka neciler gelirdi bizim köye:
Saltıklı Şavkalıoğlu, eşek sırtındaki kasalarla yumurtacılık yapardı.
Basmacı derdik Banazlı seyyar manifaturacılara. Tülbentçiler ayrıydı; onlar Çallıydı galiba.
Bıçak bileyiciler, esansçılar, film göstericiler gelirlerdi.
Semerciler, kolancılar, nalbantlar, sepetçiler, elekçiler, demirciler, kalaycılar… İçli dışlı olmuştu artık köylülerle.
Deveciler, tuz getirir, tahıl taşırlardı TIR yerine…
Şehre geldiğimde görürdüm keçecileri, dericileri, urgancıları, dondurmacıları, limonatacıları, şerbetçileri, karadutçuları… Ayrı ayrı sokakları vardı zanaatçıların; demircileriçi, keçecileriçi, semerciler sokağı, leblebicileriçi gibi…
Pilavcılar, ciğerciler, kağıt helvacılar, pamuk helvacılar vardı başka başka şehirlerde de…
Başka başka neler neler vardı hatırlayanınız var mı?
Mesela testiciler, çömlekçiler.
Koşumcular vardı, at arabaları revaçta olduğu için. Kağnıcılar, onlardan da önceydi.
Yok olup giden mesleklerin yerini, çağın gereği başka meslekler aldı neyse de, yaşaması gereken iş kolları ve iş yerleri yok olup gidiyor.
Mahalle bakkalları, mahalle kahveleri kapanıyor yavaş yavaş. Süper, hiper marketler, cafeler yıkıyor onları, karton evler yıkar gibi…
Her ilerleme yeni şeyler getiriyor olabilir ama, öyle şeyleri alıp götürüyorlar ki, sıcacık insan ilişkileri ve dostluklar da sürüklenip gidiyor onların götürdüğü değerlerle birlikte…



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin