Bölümler
P a t r i o t….
Patriot, “vatansever” demekmiş. Doğrudur; vatanını yani Amerika’yı seviyordur. Onun için de koruyordur ve korumak ister tabii…
“De… Bundan bize ne” mi dediniz?
Bize mi ne!?
Aşımızı, ekmeğimizi, selde kaybettiğimiz evlerimizin yerine yapılacak konutlarımızı, emekçiye verilecek zammı, okullarımızın ders araçlarını, hastalarımızın ilaçlarını elimizden alıp götürecekse, yine “bize ne” der misiniz?
Evet; aynen öyle olacak.
Çünkü Patriot, Amerika’nın Türkiye’ye satacağı silahın adı.
Ön anlaşmalar yapıldı. Türkiye, Amerika’dan tam 7.8 milyar dolarlık Patriot alacak. Yaklaşık 13 milyar lira demektir bu…
Bizim cebimizde pek bulunmayan yüz liralık banknotlardan deste yapsak, birkaç kamyon doldurur. Kamyonlara yüklenen para balyaları, biz yutkuna yutkuna bakarken, geçip gidecek gözümüzün önünden; Amerika’ya doğru…
İşçiye, memura, emekliye “devletimizin imkanları yok” dendi; kuruş koklatılmadı. 140 bin öğretmen açığı varken, maaş vermemek için atama yapılmadı. Asgari ücretle, köle niyetine sözleşmeli öğretmen alındı.
Okullar, rutin bakımını yapabilmek için, selzede çocuklardan kayıt haracı alıyor, analarını ağlata ağlata… Sigortalı hastaların ilaç paraları kesiliyor; ölüme terk ediliyor. Doktor yok, hemşire yok sağlık ocaklarında. Devlet hastanelerinin önünde halâ hasta kuyruğu var.
Sel felaketine uğrayanlara çadır bile verilemiyor; soğukta titriyorlar.
Neden? Çünkü “para yok!” diyorlar…
“Yok” dedikleri paralar, Petriot silahı almak için, Amerika’ya verilecek çünkü.
Çünkü, Amerika öyle istiyor. “Alacaksın bu silahları” diyor.
Niçin alacağız? Çünkü diyor, “İran’a karşı tahkimli olmalısınız…”
İyi de İran bizim düşmanımız falan değil ki; ne alıp veremediğimiz var İran’la?
“Olsun; benim düşmanım, senin düşmanın sayılır; müttefik değil miyiz?” diyor.
Evet dostlar…
Tam 13 milyar yani eski parayla 13 katrilyon lira, silah parası olarak Amerika’ya veriliyor. Gözlerimizin önünde.
Ne diyorsunuz?
“Çocuklarımızın okul parasını, hastalarımızın ilaç parasını, emeklimizin ekmek parasını, köylümüzün tohum parasını….silaha kaptırmayız; dünyayı ayağa kaldırırız” mı diyorsunuz?
Yoksa…
“Amaaan… Benim makarnamı, pirincimi, kömürümü versin de… Gerisini istediği helvaya versin, yesin” mi diyorsunuz?
Artık size kalmış. Ben diyeceğimi dedim. İşte vicdanınız; işte cüzdanınız


del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin