Ana Sayfa | Köşe Yazıları | ATATÜRKÇÜ OLACAKSAN
Poll: ANKET
Yeni Sitemiz

ATATÜRKÇÜ OLACAKSAN

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font

Sıkışınca günü kotarmak için dilinin ucuyla denize düşenin yılana sarıldığı gibi;

Büyük Atatürk… Yüce Atatürk… Önder Atatürk…Büyük komutan Atatürk… Ulu önder Atatürk…

Atatürk’ümüz demeyle Atatürkçü olunmaz.

 

Atatürkçü olacaksan/olmaya talipsen:

·  Kafandaki zincirlerden, boynundaki seni her yere sürükleyen yulardan ve o yuları tutan elden kurtulacaksın. O’nun gibi düşünmeyi, boyun eğmemeyi kendine örnek alacaksın.

·  Türkiye Cumhuriyeti’nin, şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar ülkesi olmayacağını; en doğru, en gerçek tarikatın uygarlık tarikatı olduğunu bileceksin.  

·  Darbelere de irticaya da bölücülere de aynı dirayette karşı duracaksın… “Vay anasına Ergenekon neler yapmış” deyip F-ergenekon uzantısı cemaatlere, tarikatlara oranı buranı sıvazlatmayacaksın.

·  Seni gerici düşüncelerin, köhnemiş inançların ve Allah’la aldatanların yönetmesine izin vermeyeceksin; o dümen suyundan gelsin bile onların dümen suyuna girmeyeceksin.

·  Özgürlüğün de, eşitliğin de, adaletin de dayandığı yerin ulusun egemenliği olduğunu bileceksin. Ulusun egemenliğini her şeyin üstünde tutacak, kutsal bileceksin. Bu memleketi biz mi kurtaracağız gibi safsatalara kapılmadan bu memleketin kurtarıcılarının olduğunu bileceksin.

·  Atatürk’ün hiçbir dogma ve inak bırakmadığını bileceksin; O’nu putlaştırmayacaksın, O’na inananlara putçu demeyeceksin. Ya da çelenk koyarken O’nun anıtının önünde oryantal yapmayacaksın.

·  Atatürk’e ihtiyaç duyarsan onun devrimcilik anlayışını iyi kavrayacak, Bursa söylevini iyi bilecek, ihanet çoğalıyorsa kendin Atatürk olacaksın; ikinci Atatürk, üçüncü Atatürk, son halife, son padişah yapılmak istenen yobazların kuyruğuna takılıp kavağa sarılan asma kabağı olmayacaksın.  

·  Bugünkü geldiğimiz duruma bakacaksın. Görebiliyorsan; cumhuriyetin millete kazandıkları tek tek kaybedilmekte, peşkeş çekilmektedir. Para her şey demek değildir. Kapalı kapılar arkasında her şeye evet deyip ertesi gün biz o gömleği çıkardık diyerek papaz cübbesi giymeyle değişilmez,  gelişilmez. Sıfır sorun sloganıyla kapalı kapılar arkasında yaptığın pazarlık gereği önüne uzatılan her şeye imza atarsan kendini kurtarıyorsun, ama milleti ve memleketi sıfır duruma düşürmenin işbirliğindesin demektir.

·  Ekonominin, tarımın, sanayinin ve eğitimin bir savaş alanı olduğunu hep bileceksin. Eğer öz kaynakların ve bilim adamların ile geliştiremezsen düşman, kültürüyle, sanatıyla, eğitimini dolayısıyla gençliğini kendine bağlar. Ülkeni topla, tüfekle işgal edemiyorsa içinizden seçeceği hainlerle size ürettirmez tıpkı afyon verir gibi kendi ürettiklerini ucuza vererek ulusal ekonomini alt üst eder. Toprağını ve sağlığını kısırlaştırmak için genetiği bozulmuş tohumlar ve aşılar hibe eder/ucuza satar; ürettiğinin kalitesini bozar. Böylece zamana yayılmış süreç içinde seni kendisine göbeğinden, beyninden, yüreğinden, tencerenden bağlar. Senin anlayacağın, yardım almaya alışanlar emir almaya da alışırlar… Dördüncü Murat da böyle söylemiştir, Mevlana da böyle söylemiştir, Atatürk de böyle söylemiştir. Bunlar senin değerlerindir.

·  Yurt sulh cihanda sulh sözünün derinliğini iyi bileceksin. Savaşa iyi hazırlananın barışı da kurtardığını iyi bileceksin. Sıfır sorun sloganıyla kendini kurtardığına inandığın kadar memleketi ve milleti de kurtardığına inanacak; kudretini ve kuvvetini aldatmadığın milli iradeden alacaksın.

·  Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasî bir fikre malik olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetlerine maliktir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hâkim olunamaz sözünü iyi bilecek ve kimseyi ne Allah’la ne de geliştirilemeyip güdük bırakmaya çalıştığın, unutturmaya çalıştığın Atatürk ile aldatmayacaksın.  Hele hele ulamayla hiç aldatmayacaksın. Çünkü Atatürkçülükte tutuculuk, gericilik, yobazlık ve statükoyu koruma, statükonun gölgesinde kendini kotarma yoktur.

·  Atatürk’ün ve Atatürkçülüğün temel ilkelerini iyi bilecek kendi kafana göre yorumlamayacaksın. Atatürk’ün ilkelerini gelişen çağın dışında tutmaya çalışıp geliştirmiyorsan, çağına uyarlayamıyorsan, geleceğin ötesine ulaştırmaya çalışmıyorsan “O’nun devri bitti benim devrim başlıyor diyorsundur” ki bu da büyük bir yanılgıdır. Çünkü dünkü aidiyetin ortada, bugünkü variyetinin öz kaynağı ortada.  

·  Erkeklerden kurduğumuz ordumuzun hayat kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir. Çift süren, tarlayı eken, kağnısı ve kucağındaki yavrusu ile yağmur demeyip, kış demeyip cephenin ihtiyaçlarını taşıyan hep onlar, hep o yüce, o fedakâr, o ilahi Anadolu kadını olmuştur sözünü düstur edinecek onu çocuk doğuran makine, çocuk bakan dadı, kaşık düşmanı olarak görmeyecek varlığının sebebi olarak görerek kendine tanıdığın tüm hakları ona da tanıyacaksın. ·  Ve bileceksin ki: “Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun bir  organı faaliyette bulunurken diğer bir organı işlemezse o sosyal toplum felçlidir.”… Türk kadınını seçim çalışmalarında vitrin aksesuarı gibi öne sürüp seçim sonunda arka plana atmayacaksın. ·  “İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Kabil midir bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki bir cismin yarısı toprağa bağlı kaldıkça, öteki yarısı göklere yükselebilsin?/ Bazı yerlerde kadınlar görüyorum ki, başında bir bez, peştamal veya buna benzer bir şeyler asarak yüzünü, gözünü gizler ve yanında geçen erkeklere karşı arkasını çevirir veya yere oturarak yumulur. Bu tavrın manası neye delalet eder? Medeni bir millet anası, bir millet kızı için bu garip şekiller, bu vahşi vaziyet nedir? Bu hal milleti çok gülünç gösterir ve derhal düzeltilmesi lazımdır.”…  

İşte bunları kavrayabiliyorsan; ülkeyi bu hale getiren sorunları ve yanlışları görebiliyorsan; gördüğün yanlışları kimseyle kapalı ardında pazarlıklar yapmadan ve emirler almadan yapabiliyorsan işte o zaman Büyük Atatürk… Yüce Atatürk… Önder Atatürk… Büyük komutan Atatürk… Ulu önder Atatürk… Atatürk’ümüz demeye hak kazanmışsın demektir.  

 
Ekleyin:: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Etiketler
Etiket eklenmemiş
Bu haber için oy ver
0
Powered by Vivvo CMS v4.0