Bölümler
Ayıptan söz edecek en son kişi o…
ATSO’nun (Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın) geleneksel ödül törenine Süleyman Demirel’i de çağırmışlar. Konuşturdular.
Hukukta, yargıya baskı ve dinleme konularında son yaşananlar için, “ayıp” sözcüğünü kullandı Bay Demirel.
Ondan medet umanların, onun kuracağı ilişkilerle bir şeyler elde etmek isteyenlerin hesapları ilgilendirmiyor beni; o onların sorunu.
Ancak Demirel, milletin belleğinin zayıf olmasını çok kullanıyor.
“Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür” deyimi, onun çok sevdiği deyim.
Yani toplum belleği, unutkanlık sakatıdır demek bu sözler.
Ama bu ülkede onun yaşattıklarını unutmayan ve unutturmayan yaralı nesil o kadar çok ki…
Hele arşivler? İlle de tarih… Asla unutmaz.
“Her an solcuların ensesineyim; nefeslerini bile dinliyorum” diyen ilk devlet adamı, Demirel Hükümeti’nin İçişleri Bakanı Faruk Sükan’dır.
Danıştay Kararlarını ilk uygulamayan, onları paspas gibi çiğneyen ilk başbakandır Demirel.
Hukuk ve yargıya baskıyı protesto etmek için yürüyüş yapmak zorunda kalan hukuk adamları ve profesörler için “cüppeliler de yürüdü nihayet “ diyen adamdır O.
Ve “sokaklar yürümekle aşınmaz” diye o unutulmaz, ünlü sözü söylemiştir.
Turgut - Tansu – Tayyip… Onun eserleridir.
Din eksenli siyaseti, yani dini siyasete alet etmeyi, din sömürüsünü o başlatmıştır.
Peş peşe mantar gibi imam-hatip okulları açmıştır.
Yeterli öğretmen kadrosu da bulunmadığından, yine herhangi bir din eğitimi veren yüksek okuldan mezun olmayan köy ve mahalle imamları ders vermiştir bu okullarda.
Aslında bunu, yoksul halk çocuklarının nitelikli okulların önünde yığılmasını önlemek, onlara hem okul, hem kısa yoldan iş bulmak için yaptığı halde, “manevi değerlere ve dini duygulara ehemmiyet veren devlet adamı” imajına dönüştürmüştür ustalıkla.
Sonra da gidişatı durduramamış; kendisinden daha istismarcı rakipleriyle önce mücadele etmiş; baş edemeyince işbirliğine gidip, koalisyonlar kurmuştur.
“Görülen lüzum üzerine tayin” kavramı onun döneminde yaratılıp, kendilerine karşı olanların sürgünlerine kılıf yapılmıştır.
Mahkeme kararları bir günlüğüne uygulanmış, ertesi gün yine sürgün kararnameleri hazırlanmıştır.
Demokratik 1961 Anayasası için “Bu anayasa bu ülkeye lükstür; elimizi kolumuzu bağlıyor; değiştirilmelidir bu Anayasa” diyen yine ilk O’dur.
Ve şike ile kotarılan 1971 muhtırası sonunda istedikleri Anayasa’ya kavuşmuşlardır. Askeri darbe sonunda kurulan Kurucu Meclis’e O göndermiştir kendi vekillerini…
Daha çok uzun ama, kısacası şu ki; bu memlekette ayıptan, yargıya baskıdan, hukuksuzluğun kınanmasından, demokrasi dışı uygulamalardan falan söz edecek en son kişi Bay Süleyman Demirel’dir…



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin