Bölümler
Poll: ANKET
Yeni Sitemiz
Bayram sonrası
Her bayram aynı şeyler konuşulur. Ama her bayram aynı… “Nerede o eski bayramlar”
Kapitalizmin temel ilkeleri gereği, endüstrinin devlerinden en küçük markalara kadar uzanan çok geniş bir yelpazede bütün firmalar, hep aynı şeyi yaparlar; “eski bayramlar nostaljisi”ni kullanarak prim, daha doğrusu kâr yapmaya çalışırlar. Hani şu kendilerinin ziyaret edilmesini bekleyen yaşlıların, gözü yaşlı suratlarını gösterdikten sonra, devasa harflerle adlarını ekrana yazdıran şeker markaları gibi…Yani mantık aynı, bazı kozmetik markalarının Sevgililer Günü’nde kadınlara yönelik reklamlarında “Armağan sizsiniz!” diyerek “kadınları mal haline dönüştürme hususu”nda tavan yaptıkları gibi, bayramlarda da, sevgimizi yani en temiz duyguyu bile alet olarak kullanan ve duygularımızı sömüren vahşi kapitalistler vızır vızır çalışıyor.Bu bayramda da benzer şeyler yaşandı. Kapitalizm bayramlık paramızı cebimizden alabilmek için var gücüyle çalıştı, çocuklar el öptü, büyükler kurban kesti… Zaten yıllar öncesinden taksitli satışlar seline kapılarak küçülttüğümüz, “gelecek yıl ödemeye başlayın” sloganlarına kanarak, 6 ay öncesinden ipotek altına aldırdığımız paramızdan cebimizde ne kadar kaldıysa, o kadarlık kurbanlar alarak, Tanrı’ya olan borcumuzu ödemeye çalıştık, Allah halkımın temiz yüreğiyle giriştiği çabaları kabul etsin. Halkımın temiz yüreğini anlarım da, şu çocukların gözlerinin önünde kurban kesmesini aklım bir türlü almaz; bir babanın çocuğunu kanla tanıştırmasıyla, çırpınarak can çekişen hayvandan fışkıran kanların, çocukların beyazlığına bulaşmasıyla, büyüklerin ellerine ne geçer bunu asla anlayamam… Bana kalırsa, bırakın o kanı çocuklara göstermek, o kurbanı başka kurbanların gözlerinin önünde kesmek bile günah. Ama oluyor işte bunlar; durum onu gösteriyor ki olmaya da devam edecek. .Aslında bayramlar sonsuza kadar hayatımızın en güzel günleri olsun, halkım da her gününü bayram tadında yaşasın ama bayramlarda yapılan yanlışlar artık son verilmeli. Kurbanlık dışında bayramda yaşanan bir manzarayı da gözlemliyoruz. Günlerce, haftalarca birbirleriyle yarışan bazen hakaretlere varan açıklamalar yapan siyasi parti temsilcileri Genel Merkezinden en küçük ilçe teşkilatına kadar yapmacık bayramlaşmaları. Sahte gülücükler iyi dileklerde bulunmalar vs vs. Bu bayramda yerel seçimde aday olacakların bayramlaşma çabaları da görülmeye değerdi. Adaylar o kapıdan o kapıya koşturdular. Kapısını çaldığı ev veya işyerlerinin hepsinden destek sözü de aldılar. Ancak içlerinde kurt siyasetçi olanlar bunun böyle olmayacağını şimdiden biliyorlar. Bazı siyasiler ise ikili üçlü ziyaret yerine toplu ziyareti tercih ettiler. Cep telefonları ile çağırdığı siyasi yandaşlarıyla 40–50 kişilik gruplar oluşturdu. Rakiplerine ve yandaşlarına’ Bak böylesine güçlüyüm. Geliyorum’ mesajı verdi. Bunlar tutar mı? Bana göre tutmaz. Hele Afyonkarahisar ve ilçelerinde hiç tutmaz. Çünkü Afyonlunun kantarı belindedir diye meşhur bir söz vardır. Mutlu ve aydınlık günler dileğiyle…
Kapitalizmin temel ilkeleri gereği, endüstrinin devlerinden en küçük markalara kadar uzanan çok geniş bir yelpazede bütün firmalar, hep aynı şeyi yaparlar; “eski bayramlar nostaljisi”ni kullanarak prim, daha doğrusu kâr yapmaya çalışırlar. Hani şu kendilerinin ziyaret edilmesini bekleyen yaşlıların, gözü yaşlı suratlarını gösterdikten sonra, devasa harflerle adlarını ekrana yazdıran şeker markaları gibi…Yani mantık aynı, bazı kozmetik markalarının Sevgililer Günü’nde kadınlara yönelik reklamlarında “Armağan sizsiniz!” diyerek “kadınları mal haline dönüştürme hususu”nda tavan yaptıkları gibi, bayramlarda da, sevgimizi yani en temiz duyguyu bile alet olarak kullanan ve duygularımızı sömüren vahşi kapitalistler vızır vızır çalışıyor.Bu bayramda da benzer şeyler yaşandı. Kapitalizm bayramlık paramızı cebimizden alabilmek için var gücüyle çalıştı, çocuklar el öptü, büyükler kurban kesti… Zaten yıllar öncesinden taksitli satışlar seline kapılarak küçülttüğümüz, “gelecek yıl ödemeye başlayın” sloganlarına kanarak, 6 ay öncesinden ipotek altına aldırdığımız paramızdan cebimizde ne kadar kaldıysa, o kadarlık kurbanlar alarak, Tanrı’ya olan borcumuzu ödemeye çalıştık, Allah halkımın temiz yüreğiyle giriştiği çabaları kabul etsin. Halkımın temiz yüreğini anlarım da, şu çocukların gözlerinin önünde kurban kesmesini aklım bir türlü almaz; bir babanın çocuğunu kanla tanıştırmasıyla, çırpınarak can çekişen hayvandan fışkıran kanların, çocukların beyazlığına bulaşmasıyla, büyüklerin ellerine ne geçer bunu asla anlayamam… Bana kalırsa, bırakın o kanı çocuklara göstermek, o kurbanı başka kurbanların gözlerinin önünde kesmek bile günah. Ama oluyor işte bunlar; durum onu gösteriyor ki olmaya da devam edecek. .Aslında bayramlar sonsuza kadar hayatımızın en güzel günleri olsun, halkım da her gününü bayram tadında yaşasın ama bayramlarda yapılan yanlışlar artık son verilmeli. Kurbanlık dışında bayramda yaşanan bir manzarayı da gözlemliyoruz. Günlerce, haftalarca birbirleriyle yarışan bazen hakaretlere varan açıklamalar yapan siyasi parti temsilcileri Genel Merkezinden en küçük ilçe teşkilatına kadar yapmacık bayramlaşmaları. Sahte gülücükler iyi dileklerde bulunmalar vs vs. Bu bayramda yerel seçimde aday olacakların bayramlaşma çabaları da görülmeye değerdi. Adaylar o kapıdan o kapıya koşturdular. Kapısını çaldığı ev veya işyerlerinin hepsinden destek sözü de aldılar. Ancak içlerinde kurt siyasetçi olanlar bunun böyle olmayacağını şimdiden biliyorlar. Bazı siyasiler ise ikili üçlü ziyaret yerine toplu ziyareti tercih ettiler. Cep telefonları ile çağırdığı siyasi yandaşlarıyla 40–50 kişilik gruplar oluşturdu. Rakiplerine ve yandaşlarına’ Bak böylesine güçlüyüm. Geliyorum’ mesajı verdi. Bunlar tutar mı? Bana göre tutmaz. Hele Afyonkarahisar ve ilçelerinde hiç tutmaz. Çünkü Afyonlunun kantarı belindedir diye meşhur bir söz vardır. Mutlu ve aydınlık günler dileğiyle…
Bu haber için oy ver



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin