Ana Sayfa | Köşe Yazıları | Yürü yaa kulum, uzundur kolum…
Poll: ANKET
Yeni Sitemiz

Yürü yaa kulum, uzundur kolum…

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
T  A  B  L  O                                                                            Nurettin BURHAN 
                            Yürü yaa kulum, uzundur kolum… Fransa’dan Aslan Baytek, bir araştırmanın özetini göndermiş. Ünlü bir Türk büyüğünün hızlı yükselişinin ilk adımlarının günah yüklü bir öyküsü gibi bu araştırma. O özetin de özetini verelim biz. O ünlü büyüğün adına “Yürüyen Adam” diyelim hadi yazımızda.Çok merak eden olursa “TurksMedya” sitesinde 3 Mart 2008 gününün yazılarına baskınmış. Öyle bir not eklemiş amca Timur Baytek, Aslan yeğenine aktardığı mailde.Yazının bundan sonraki bölümü o özet işte…*     *     *
 Gerçek Müslümanların ibret alacağı bir hikaye.
İbret.. bir manâda 'gözyaşı' demek. Gerçekten ibret alanlar, hâdiseleri kıyas edip, onlardan gereken dersi alır ve gözyaşı da dökerler. Çok değil yakında gözyaşları da bir şey ifade etmeyecek... Sadece seyrediyoruz.

Yıl 1984. Özal`ın ANAP Hükümeti ekonomiyi libere ederken et ithalâtına da izin çıkarıyor..
Bazıları ayağa kalkıyor ve "bu ithalât serbestisi hayvancılığımızı öldürür" diye haykırıyor ama bu haykırışlara rağmen ithalât başlıyor..

Kopuzlar Gıda`ya (Mustafa Kopuz merhum) ait Elif Sucukları`nın muhasebe ve fabrika müdürü, (Fabrika Kağıthane`de) futbolculuktan gelme ve aynı zamanda Erbakan`ın genç bir müridi.. Çevresinde "Lâik Devlete düşmanlığı" ile tanınıp biliniyor..
Bu genç İslâmcı aynı zamanda Elif sucuklarının küçük bir hissedarı da…
Ve; adı: Yürüyen Adam
İşte bu genç adam bir gün, yanında patronu Mustafa Kopuz da olduğu halde, ülkenin en büyük et ithalâtçısına gidiyor.
Vadeli çek verecekler ve ithal et satın alıp, sucuk üretecekler..
Ancak ithalâtçı firma, ilkeleri gereği bu genç adamın ve patronunun taleplerini geri çeviriyor.. Vadeli çekle mal verseler bile mutlaka bir banka teminat mektubu istediklerini söylüyorlar..

Aradan birkaç gün geçtikten sonra Mustafa Kopuz, yanında Ankaralı ünlü bir müteahhit (aslen Rizeli) de olduğu halde et ithalâtı yapan firmanın yetkililerini ziyarete geliyor..
Ankara`dan gelen bu müteahhit konuk, et ithalâtı yapan firmanın bağlı olduğu holdingin bir başka inşaat malzemesi şirketinin iyi bir müşterisi.. Kendi çalıştığı bankalardan birinden teminat mektubu vermeyi öneriyor…

Et ihtilâtçısı firma yetkilileri de Elif Gıda lehine olmak şartıyla bu teklifi kabul ediyorlar..Teminat mektubu ile birlikte çekler tanzim edilip ithalâtçı firmaya teslim ediliyor ve Danimarka`dan gelen (İslâmi Kurallara uygun kesilmiş olması mümkün değil) ithal etlerin sevkiyatı da başlıyor..
Çekleri, genç muhasebeci Yürüyen Adam imzalıyor..
Ve..
Günü geldiğinde çekler bir türlü ödenmiyor..
Yürüyen Adam alacaklı firmaya gidip karşılıksız çıkan çekleri yeni çeklerle değiştirmeyi, nasıl olsa banka teminat mektuplarının olduğunu söylüyor..
Talebi bir sefere mahsus olmak üzere kabul ediliyor…
Ve..
O yeni çekler de ödenmiyor..
Teminat mektubu nakde çevriliyor.. Ankara`da iş yapan Rizeli müteahhit ile Elif Gıda`nın arasına kara kedi giriyor..

Buraya kadar her şey normal çünkü çekler karşılıksız çıksa da teminat mektubunun paraya çevrilmesi sonucu tahsil edilmiş oluyor…
Ama asıl olaylar ondan sonra gelişiyor..
Aynı firma, o büyük et ithalâtçısından mal alamayınca bu kez piyasadaki başka küçük firmalara yöneliyor..

Ve bir sabah…
Tercüman Gazetesi şu başlıkla çıkıyor:
"Skandal.. Vicdansızlar!.. Eşek etinden sucuk üretip halka satıyorlar"..
Gazetede, Yürüyen Adam’ın bir fotoğrafı yer alıyor..
Tutuklanıp götürülmüş..
Birkaç geceyi nezarethanede geçiriyor. Dava açılıyor. Sonuç: Yanlışlıkla karışmış birkaç parça eşek eti..
İlerleyen günlerde Mustafa Kopuz ölünce Elif Sucukları (gizli olarak) Yürüyen Adam’ın oluyor..
Ve Allah`ın; "Yürü ya kulum" emrini bu genç adam nasıl algılıyor bilinmez çünkü yürümektense, yürütmeye başlıyor..

Yürüyen Adam bir büyük kentin Belediye Başkanı oluyor..
Büyük Şehir Belediyesi çalışanlarına satılan bütün sucukları Elif Sucuklarından almaya başlıyor ve o satın alma halen devam ediyor..

Elif Sucukları günümüzde kapalı devre çalışıyor..
Yani sadece  Büyük şehrin ihtiyaçlarını karşılıyor..
Ve elbette firma, Yürüyen Adam’ın üstüne kayıtlı değil..

Gazetelerin birinde Yürüyen Adam’ın o büyük kentin mutena bir bölgesinde, toplam 6 milyon YTL değerinde 3 adet villâsı olduğunu ve ilk villâya büyük oğlunun taşınmak üzere olduğunu okuyunca bunlar hatırladım..

Nazlı Hanım (Ilıcak) şu haberin yer aldığı Tercüman Gazetesi`nin (eğer o günkü nüsha kaybolmadıysa) arşivden çıkarıp medyaya verse de biraz eğlensek..

 
 
Ekleyin:: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Etiketler
Etiket eklenmemiş
Bu haber için oy ver
0
Powered by Vivvo CMS v4.0