Bölümler
Vur gözünün üstüne
Çocukken duyduğum, kavgaya kışkırtma tekerlemesiydi bu başlık.
Kavga seyrederken aklıma geliverdi. Ve ağzımdan dökülüverdi. İstemeden falan değil baya isteyerek.
İnanır mısınız o saatte, o kanalı izliyordum. Zıplarken, zaplarken takıldım kaldım işte. “Gensoru” falan yazıyordu altta. Onun için ilgimi çekmiş olmalı.
Sonu bellidir gensoruların, konu ve suç ne olursa olsun, “iktidarın oylarıyla reddedilmiştir” sonucu çıkar. Ama yine de ilginçtir, vekillerimizin şovlarına kulak vermek. Sonunda da mutlaka ama mutlaka hır çıkar…
Osman Durmuş kürsüye çıkar çıkmaz kavga kokusu gelmeye başladı zaten.
Tayyip Erdoğan’ın, kulisten içeriye “kavga etmek için” geldiği de belliydi.
İkisinin de bu konuda maşallahı vardır. Biliriz… Hele Tayyip Erdoğan, konuşurken pancar gibi kızarmaya başlamışsa, kesin kavga alarmıdır.
“Ayıp ettiler, istenmeyen görüntüler bunlar, üzüldük…” falan filan diyecek değilim valla… O kadar alıştık ki, yüce meclisin çatısı altına o kadar olaylar oldu, neler neler yaşandı ki, “vaka-i adiye”den oldu artık.
Başta Tayyip Erdoğan olmak üzere, Baykal’ın da, Bahçeli’nin de her konuşmasında bela tütüyor. Suratlar asık, kaşlar çatık, gözler çakmak çakmak öfke dolu, söylemler sert, kollar havayı yumrukluyor…
Ama üçü de barıştan, kardeşlikten, hoşgörüden dem vuruyor. Nasıl inanacaksak?
Tabii ki yeni değil, bunlarla başlamadı meclis kavgaları.
Yıllar yıllar önceydi. Galiba Süleyman Demirel yeni “Cumbaba” olmuştu.
Bir söyleşide sordu gazeteciler. Neydi bu meclis çatısı altında galiz sözler, küfürleşmeler, yumruklaşmalar falan..?
Demişti ki Demirel: Beyler, bu meclisin üyeleri uzaydan gelmedi. Bizim içimizden seçilerek çıkıp geldiler; tabii ki bize benzeyecekler. Meclisimiz halkımızın yansımasıdır. Mealen buna yakın şeyler söylemişti işte…
Doğru değil mi? Sert adamı mert adam sayıp, seçmiyor muyuz?
Masaya yumruk vurana hayran olmuyor muyuz?
Kasımpaşalı, kabadayı tavırlı falan diye, binlerce hayranı yok mu Tayyip beyin?
Güleryüzlü insanları “karı gibi” diye aşağılayan biz değil miyiz?
Katilleri “kahraman” olarak karşılayıp alkışlayan insanlar bizim ülkemizin insanları değil mi? O tıynetteki insanlar hangi tip adaylara oy verecek sanıyorsunuz?
Sureten herkes kınamaya kalkıyor sözde, kavga çıkaranları.
Aydınlarını, bilim insanlarını, sanatçılarını, yazarlarını tanımayan; tanısa da hiçimseyen, küçümseyen; buna karşılık da parası bolları, yumruğu güçlüleri, beli silahlıları baş tacı yapan toplum bizim toplumumuz değil mi?
Bizden başka hangi toplum suç örgütü elebaşlarına, mafya ve çete liderlerine “baba” der Allah aşkına..?
Mecliste kavga çıkaranları, küfredenleri, kafa atanları, yumruk vuranları, silah çekenleri “kötü örnek oluyorlar” diye eleştirme kolaylığına kaçmayalım hiç.
Onlar bizim sevdiklerimiz, bizim seçtiklerimiz. Yani onlar biziz.
Aynaya bir kez daha içtenlikle bakalım…



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin