Bölümler
AYDIN OLMAK
Ocak ayında göreve başlayacak olan Barack Hüseyin Obama’nın seçimleri kazanacağı belli olunca annesinin bir dergiye üniversite parasını yatırmak için verdiği çıplak pozları yayınlanmıştı.
Siyasette kazanma hırsı, kişileri/partileri çirkin materyallere sevkedebiliyor.
Şimdi ulus devlette çirkin materyaller olarak kişilerin alt kimliklerinin deşifreleri yapılmaya başladı.
* * *
Şuanda Ergenekon soruşturmasından dolayı tutuklu bulunan Ergun Poyraz, art arda yazdığı “Musa’nın Çocukları ve Musa’nın Gülü” isimli kitaplarında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan ve Abdullah Gül’ün etnik kökenlerini incelemişti.
Soner Yalçın da “Efendi 1-2” isimli kitaplarında ailelerin köklerini incelemişti.
Ve keza Yalçın Küçük’ün de bu türden kitapları yayınlandı, programları oldu. .
Ve iş döndü dolaştı bazı aydınları özür dileyen imza kampanyasına geldi.
* * *
İşte bu esnada CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman Cumhurbaşkanı Gül’ün anneannesinin Ermeni olduğu iddiasında bulundu
Hiç kimse, hiç kimsenin etnik kökeninden kendi etnik kökenini üstün göremez, hiç kimse hiç kimseyi kendi üstünlüğünde ötekileştiremez.
Salt çoğunluğun Türk olduğu yerde Türkçülük, Kürt yoğunluğun yerde Kürtçülük yapmak çok basittir. Araştırma istemez… Okuma istemez… İnceleme istemez...
* * *
Bizim gibi ulus devletlerde her türlü kafatasçı milliyetçilik bölücülüktür.
Karşı tarafa ben Sünni’yim dayatması yaparsınız “Ne varmış ki bunda, ben de Alevi’yim” cevabını hiç zorlanmadan alırsınız.
CHP Milletvekili Canan Arıtman olmayan bir soykırımdan dolayı özür dileyen aydınlara tepki gösterirken bu tür imza kampanyalarına gösterilecek müsamahanın vahim sonuçlar doğuracağını; bunların Cumhurbaşkanınca kollandığı iddiasını/şüphesini yanlış bir üslupta anlattı.
Arıtman, yanlış üslubu ile bir gerginliğin başlangıç noktası oldu.
Oysa çatışmadan yapılabildiği/konuşulabildiği takdirde çok faydalı olabilecek bir tartışmanın yolunu açmıştı.
* * *
Rahmetli Turgut Özal, annesinin Kürt olduğunu söylemişti.
Demek ki meşru zeminlerde mücadele edilirse bu memleketin insanı bir zenginlik olması gereken etnik yapıdaki vatandaşlarını milletvekili, başbakan hatta cumhurbaşkanı bile yapılabiliyordu.
Birinci Körfez Savaşı yıllarında çıkan gazeteleri hatırlayanlar, Irak topraklarını bombalayan ABD pilotlarının bazılarının Irak kökenli olduklarını iyi hatırlarlar.
Iraklı pilotlar; “Benim vatanım ABD” demişti…
* * *
Biz içimizdeki etnik zenginlikleri, öteki olmanın siyaset hırsında kendimizi yurttaş olma bilincinden çıkartıp, kırmızıçizgileri olan ak-kara haline getiriyoruz.
Aslında o özür dileme kampanyasının altına imza atan aydınlar da bu durumu iyi biliyor.
O imzaların nerelere ve kimlere fayda getireceğini iyi biliyorlar.
Zaten aydın, içinde bulunduğu toplumu bağımsız düşünceleri ile bilgilendiren, etkileyen yani aydınlatan kişidir.
Oysa özür dileme kampanyasına katılan aydınlarımız, sorgulamalarının sonucundaki bağımsız düşüncelerinden hareketle bir araya gelmiyorlar; onlar, bir diasporanın tezgâhında hak aradıklarını sanıyorlar ve bu hak kendilerine verilmediği halde kendilerini Türk Milleti yerine koyuyorlar.
İşte bu yüzden bu aydınlara aydıncık sözcüğü ile karışmaması için “sözde aydın” deniyor.
Oysa gerçek aydın kamuoyunun lideridir, sözde aydın ise örtülü zihniyetlerin tetikçisidir.



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin