Gun fm: Bana Bir Şarkı Söyle Bana Bir Şarkı Söyle ================================================================================ Faruk on 25 February, 2010 05:44:00 Eski dostlar gibidir eski şarkılar… Ömür boyunca bize yarenlik eder ve hiç bırakmazlar. İlk aşk, evlilik, dostluklar ve daha nice yaşanmışlık şarkılarla anlam kazanır. Yaşamımızın fon müziğidir eski şarkılar… Her hatıra mutlaka bir şarkıyla taçlanır. Özlem, ayrılık, kavuşma gibi duygularımızın tercümanı hatıralarımıza sinmiş şarkılardır. Bizi bize anlatır eski şarkılar… Ansızın duyduğumuzda nerede olursak olalım bu şarkıların çağrıştırdığı hatıralara döneriz. Bu melodilerde saklı değil midir geçmişimiz? Şiddetli fırtınaların vurduğu gemiler gibi oradan oraya savrulurken, sakin ve huzurlu yeni limanların olabileceğini bize yine eski şarkılar öğretir. Ümittir, güzelliklerle süslüdür eski şarkılar… Berkant, unutulmayan şarkısı Samanyolu’nda sevdiğine,”Bir şarkısın sen, ömür boyu sürecek” der ya, yaşamımızda iz bırakan herkes bir şarkıdır aslında. Kimi kırgınlık, kimi özlem, kimi de mutluluk bırakıp yüreklerimize sessizce giderler. Ama onları çağrıştıran şarkılar hep bizimledirler. Yaşadıklarımızdan darmadağın olmuş bir vaziyette bilinmeyene doğru yürürken, eski bir berber dükkânının ahşap radyosundan cızırtılı bir melodi çalınıverir kulağımıza. Ajda Pekkan, “Gece karanlık eller birleşmiş, gece karanlık gözler sözleşmiş, iki yabancı tanışmışlar böyle” diye seslenir. Hayatımızda şimdi sahiden yabancı olmuş ama bir zaman her şeyimiz sandığımız eski bir sevgiliyi anımsarız. Onunla geçirilen güzel anılar gelir bir bir gözümüzün önüne. Tüm sıkıntılarımızdan sıyrıldığımızı fark ederiz. Adeta, “kendine gel, üzülme artık” der eski şarkılar. İş yoğunluğunun zirvede olduğu sıkıcı bir öğleden sonrayı bile güzelleştirir eski şarkılar… Patronumuzdan azar işitmiş, çalışma arkadaşımızla atışmışızdır. Birden kulağımıza bir melodi takılıverir. Nilüfer, “Hayat dudaklarda mey, eğlen, oyna durma hey, yaşamak ne güzel şey” diye seslenir. Tüm sorunlar uzaklaşır, gider. Bir terapi gibidir eski şarkılar. Hayatımıza sesleriyle eşlik etmiş olan unutulmaz yorumcular eski mahalle arkadaşlarımız gibidirler. Barış Manço, Esmeray, Tanju Okan, Ayla Dikmen, Aylin Urgal ve daha niceleri hala yüreklerimizdedir. Sanatçı zaten ölür mü? Bıraktığı eserleriyle dünya var oldukça yaşar. Siyah beyaz yaşamlarımızı renklendiren, hatıralarımızı canlandıran unutulmayan sesler ve onların bıraktığı güzel eski şarkılardır. Yeşim, “Olmaz böyle şey, yoksa rüya mı?” derken bir anda hafif esintili bir çay bahçesine gideriz. Yeliz, “Bu ne dünya kardeşim” der ve bizi lise yıllarımıza sürükler. Daha nice tanıdık isim ve unutulmayan şarkı bize pek çok hatırayı canlandırır. Gökben, Füsun Önal, Seyyal Taner, İskender Doğan, Semiha Yankı, Nil Burak, Salim Dündar, Tülay Özer, Serpil Barlas, Neco ve daha niceleri… Hayatımızı sesleriyle anlamlı kılmış eski ama eskimeyen dostlarımız… Eğer bu aralar kendinizi iyi hissetmiyorsanız eski bir dostun sesinde eski bir şarkıya sıkı sıkı sarılın. Her şeyin bir anda düzeldiğine şahit olacaksınız. Ümit Yaşar Oğuzcan’ın güzel dizeleriyle veda ediyorum. BANA BİR ŞARKI SÖYLE Özledim sesini ne olur konuş Bir gül açtır zamanların ötesinden Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel Gök mavisinden, deniz mavisinden Bana bir şarkı söyle İçimde bir şey kımıldıyor Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum Bir baksana ne haldeyim deli divane Yaralıyım, çaresizim umutsuzum Bana bir şarkı söyle Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt Dökül karanlığıma ışıklar gibi Al beni, en uzaklara götür Sesin, aksın içimde bir pınar gibi Bana bir şarkı söyle Bütün renkleri kat birbirine Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan Bana bir şarkı söyle Yağan kar nasıl hazin yağar bilirsin Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı İşte öyleyim, kapkarayım bugün gel En hüzünlü sesinle, en dokunaklı Bana bir şarkı söyle...