Ana Sayfa | Köşe Yazıları | Bunu yapma lütfen sayın Başsavcım..!
Poll: ANKET
Yeni Sitemiz

Bunu yapma lütfen sayın Başsavcım..!

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font

Sayın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı;

Seni tanıyorum yeteri kadar. Ne mesleki yaşamında ne de özel yaşamında alnında leke taşımayan bir hukuk adamısın.

Ülkeni ve milletini çok sevdiğinden de asla kuşkum yok. Ülkeni ve milletini korumak yolunda, hukuk ilkelerinden ve etiğinden asla ödün vermeden bir mücadele yürütmektesin.

Bölücülüğün ve irticaının ülkeye ve millete zarar vermesini önlemek ve bu yolda üzerine düşeni yapıyor olmanın vicdan huzuru içinde olmak istiyorsun.

 

Ama inan; bu samimi duygularına ve davranışlarına karşın, o korumak istediğin ülkene ve milletine zarar vermek üzere olman algısı bir yan, kendi kişiliğine de leke sürdürmek üzeresin.

Şahsen, sana bu kadar takdir edici gözle bakan ben; eğer aynı hataya bir kez daha düşersen, tıpkı o paşaya baktığım gözle bakmaktan korkuyorum…

 Hangi paşa mı?

Hani o, iktidar partisinin oyları yüzde 35’lere düştüğü bir süreçte, bir gece yarısı, kimin kaleminden çıktığını daha sonra tarihin yazacağı bir bildiriye imza atıp, internet sitesine “E-Muhtıra” diye koyan; bu yolla iktidar oylarının yüzde 47’lere tırmanmasına yol açan, bu kıyağı karşılığında, emekli olduktan sonra altına trilyonluk zırhlı araç hediye edilen orgeneral var ya… İşte o paşa…

 

Senin parada pulda, lükste gözün olmadığını biliyorum. Geçmişinde, bu anlamda bir leke almışlığın yok. Ama şimdi almak üzeresin; hem de haksız yere.

Bunca yıllık inançlı mücadelene yazık olacak; inan.

 

Neyi kastettiğimi anladığına inanıyorum.

Verdiğin mücadelenin birinci raundunu hukuksal anlamda kazandın.

Anayasa Mahkemesi, kapatılması istemiyle başvurduğun partinin, “irticaının odağı olduğu” konusunda oybirliği ile karar verdi. Ama kapatmadı.

Bunun siyasete yansıması senin beklediğin gibi olmadı. O partinin oyları birkaç puan daha arttı. Bunu sen de gördün.

 

Şimdi yine, kasıtlı olduğuna inanmıyorum ama, sanki kasıtlı algılaması yaptıran bir şeyler mırıldandığını duyuyorum. Kapatma davasından falan söz etmiyorsun tamam da, fırsatı bulanların gazetelere attırdıkları manşetleri görmüyor olamaz sın… “2. kapatma davası yolda mı?” manşetleri senin yüzünden atılıyor.

 

Siyaseten yıpranmış, ekonomik olarak yapabileceği pek bir şey kalmamış bir iktidar, yıpranma sürecine girdiği şu aşamada, sığınacağı tek imdat “mağduriyet politikası” olacak. Buna fırsat verme lütfen…

O çok sevdiğin ve irtica dehşetinden kurtarmak istediğin ülkene ve milletine, tam da amacının tersi yönde katkıda bulunmuş, irticaının koyulaşmasına ve kalıcılaşmasına hizmet etmiş olacaksın.

 Bak İlker Başbuğ Paşa’ya…

Tüm kışkırtıcı saldırılara karşın, oyunu gördüğü için, bağrına taş basıp susuyor.

Elinde yalnızca biri TSK karşısında, biri de hukuk kurumları karşısında olmak üzere iki mağduriyet kozu kalmış iktidar partisine, kendine düşen kısmında fırsat vermiyor.

 

Bunu gör lütfen ve sana düşen kısmında da sen fırsat verme!

Bırak, siyaset kurumları ve gidişattan hoşnut değilse halk çözsün bu sorunu.

Bir inceleme çalışması başlatmış olsan bile görevin gereği, bu görevini susarak yap lütfen. Memleketi gerçekten kötü duruma düşürmüş bir oluşuma can suyu verecek konuşma falan yapma lütfen.

 Lütfen sayın Başsavcım; lütfen yapma bunu..!
Ekleyin:: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Etiketler
Etiket eklenmemiş
Bu haber için oy ver
0
Powered by Vivvo CMS v4.0