Ana Sayfa | Köşe Yazıları | KADININ ADI YOK
Poll: ANKET
Yeni Sitemiz

KADININ ADI YOK

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font

Pazartesi Dünya Kadınlar Günü.

 Yine kadınlarımız için süslü sözler söylenecek onların ne kadar mukaddes varlıklar olduğundan dem vurulacak.   

  Anamız bacımız, kızımız kızanımız nutukları dinleyeceğiz.                                                             Bu gün 2 farklı kadın figürü anlatacağım.

  Birisinin adı Ayşe. Adı Ayşe olmasına rağmen köyünde kısaca ona Aşa derler.

Aşa kız ilkokulu bitirince 16 sın da evlendirmişler.

Kocası Ramazan ın da daha bıyıkları yeni yeni terleyen çocuk.

Askerlik öncesi ardı ardına çocuklar olmuş. Çocuk yaşta 3 çocuk doğurmuş Aşa kız.

Köyde kayınbabası, kaynanası, eltisi, kaynı, görümcesi topluca kerpiç evde yaşamına devam ediyor. Sabahın köründe kalkacak. Evin altındaki ahıra girip hayvanların bakımını yapacak. Tek odalı evine geçerek çocuklarını kaldırıp okula gönderecek. Öğleyin köy çeşmesinde çamaşırları yıkacak. Sonra tarlaya gidecek orada çalışacak. Akşam olunca ocakta yemeği yapacak. Gece kocasına kadınlık görevini yapacak. Yaşı 30 lara geldiğinde beli bükülecek. Tüm eklem yerleri ağrıyacak. Doktor yüzü görmeden yaşlanıp gidecek.

Tatil nedir bilmez. Bayramdan bayrama fistan alınır.

Evin en büyüğü nereye derse oyunu o partiye basar.

 Elleri böğründe olarak sürekli evin eşiğinde oturur.

 Denizi ancak televizyonda görür.

Şehre inmişliği 1–2 yi geçmez.

Tek zevki ekmek için gittiği köy kadınları ile sohbet etmesi. 

Aşa kadının yılları böylece geçip gider.           

      Bir başka kadın ise Aylin;

Aylin Hanım okumuş iyi eğitim, mesleği iyi, ücreti iyi bir kadın.                                           Evlenmiş ama vücudum bozulur diye çocuk yapmamış.

 Sabah evinden çıkıyor gece yarısı evine dönüyor.

Evin işini temizlikçi bayan görüyor.

Aylin Hanım oldukçada sosyal bir insan.

Her dernekte üye.

 O toplantıdan diğer toplantıya koşturuyor.

 Kadın haklarından dem vuruyor.

İlk evliliği ilgisizlikten dolayı yürümüyor. İkinci üçüncü evlilikte yine yarım kalıyor. Sonuçta bekârlık sultanlıktır diyerek tek başına yaşamaya devam ediyor.

 Her yıl kışın Uludağ’da yazın Kemer de tatilini yapıyor. Kuaför ve güzellik salonlarının abonesi.  Bir giydiğini bir daha giymez. Her yıl gar dolabı yenilenir.

Özellikle kadın toplantılarında kadın haklarının en sert savunucusu olarak ’Bu ülkede kadının adı yok’ diyor. 

Ülkemizden 2 kadın tiplemesini sundum sizlere. Nazım Hikmet’in o güzel şiirini okurken artık kararı siz verin. Adı olmayan kadın hangisi?
Ve kadınlar
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yârimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve kara sabana koşulan ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan kadınlar,

Dünya Kadınlar Günü nü kutluyorum.

Mutlu ve aydınlık yarınlara...

Ekleyin:: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Etiketler
Etiket eklenmemiş
Bu haber için oy ver
0
Powered by Vivvo CMS v4.0