Ana Sayfa | Köşe Yazıları | Ayakkabının rövanşı…
Poll: ANKET
Yeni Sitemiz

Ayakkabının rövanşı…

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
                                     Ayakkabının rövanşı… 

Dünya 2009’a kan, kin, gözyaşı, savaş çığlıkları ve ölüm yaslarıyla giriyor.

Sonunda söyleyeceğimizi baştan söyleyelim ki, Ortadoğu’da çekilen bu acılar, Irak’ta Bush’a fırlatılan bir çift ayakkabının rövanşıdır…

 

“O ayakkabı keşke fırlatılmasaydı” mı diyeceğiz? Tövbe…

O ayakkabı olayından sonra, kendi dertlerimi unutup günlerce keyifli keyifli sırıtıp durdum ben şahsen.

 

“Ne alâkası var ya, çok önceden planlanmıştır bu İsrail saldırısı…” diye bilgiç bilgiç burun kıvıran da olabilir tabii ki. Diplomatik gelişmeler de onu doğrular.

Ancak, Ortadoğu’daki gelişmeleri, Amerika’dan bağımsız düşünürsen; “Allahüekber ! Kahrolsun İsrail !..” diye sokaklara dökülenlere katılmakla yetinmiş olursun.

 

İsrail nedir?

Silahıyla, politikasıyla, icraatıyla Ortadoğu’daki Amerika’dır. O kadar…

İsrail’in, Amerika’nın bilgisi ve izni dışında bir yerleri bombalaması mümkün değildir. Bunu, herkes gibi Türk devleti de çok iyi bilmektedir.

Fakat Türk dışişleri, diplomatik prosedür olarak, dost ve müttefik(!) Amerika’yı değil, İsrail’i muhatap almak durumundadır.

Türk devleti adına, başbakan ya da cumhurbaşkanı da İsrail’i istedikleri sertlikte kınayabilirler; Amerika için sakıncası yoktur bunun.

 

Saldırılardan dolayı canı yanan, üzülen insanlarımız da, istediği kadar protesto edebilirler İsrail’i tabii ki…

İsrail Büyükelçiliği’ne istedikleri sayıda siyah çelenk koyabilirler mesela…

Amaaa… Asıl hedefe, yani İsrail’in sahibi Amerika’ya yönelemezler.

Yönelirlerse, çok sert tepkisiyle pardon müdahalesiyle karşılaşırlar Türk polisinin…

 

İsrail saldırısının hedefi, kendisiyle savaş halinde olan Hamas olsaydı, yalnızca Hamas kamplarını ve askeri hedefleri bombalardı. Yerlerini biliyordu…

Ama özellikle okulların paydos saatlerini beklemesi, hastanelerin, eczanelerin bombalanması neyi anlatıyor size..?

“Soykırım” buna denmez mi?

 

Hani bir söz vardır; “Kanını içse kanmayacak, etini yese doymayacak” derler ya… İşte Bush, aynen bu duygularda Araplara karşı. Özellikle ayakkabı olayından sonra…

Onun için dedik, “ayakkabı rövanşı” diye…

Ekleyin:: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Etiketler
Etiket eklenmemiş
Bu haber için oy ver
0
Powered by Vivvo CMS v4.0