Ana Sayfa | Köşe Yazıları | İşliler ve işsizler…
Poll: ANKET
Yeni Sitemiz

İşliler ve işsizler…

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font

Türkiye’de “İşsizlik Sorunu”nu bir araştırmaya kalksanız, ooo başınız döner değişik bilgi ve rakamlardan…

Efendim işsizlik oranı falanca istatistiğe göre, yüzde şu kadar küsur virgül küsur çıkmıştır; filanca araştırmaya göre, bir puan fazla, feşmekan incelemeye göre yarım puan eksik…

 

Hele bu konuda edilen laflar… O hooo, sayfalar değil, ciltler doldurur.

“Emek piyasasında iş stratejileri” kuramlarından tutun da, “emek-sermaye çelişkisinin kaçınılmaz sonucu işsizlik” teorilerine kadar oku babam oku.

Kafanız allak bullak olur.

 

Boş verin bunları. Devlet adamları dahil, kimsenin söylediğine kulak asmayın.

Onlara bakarsanız, “vah vah, eyvah” dedikleri işsiz sayısı topu topu üç buçuk milyon civarındaymış. Gerçek olsa bu, ülkede işsizlik sorunu falan yok demektir. Ne demek yani; Yetmiş üç milyonluk ülkede, üç buçuk milyon işsiz?

Devede kulak be… Daha net bir hesapla, bu kadar nüfusu olan bir ülkede, en az yirmi beş milyon çalışan yani işi olan nüfus var demektir. Bunun beşte birinden azı işsizse, bu harika bir durum. Avrupa standartlarının üstündeyiz.

 

Ama, inanın; bu üç buçuk milyon lafı koca bir yalan…

Onlar neye bakarak bunu söylüyorlar biliyor musunuz?

Kağıtlarda yazılı resmi bilgilere bakarak. Yani, kaç kişi işten çıkarılmış; yaz alt alta topla. İş bulma kurumlarına başvuranları da topla. Okullarını yeni bitirmiş, ataması yapılamamışları da topla… Al sana işsizlik rakamları.

 

Gerçek bu mu acaba?

Onlar, amele pazarlarında bulduğu işe gidenleri işsiz saymıyorlar.

Evlere gündelik işlere gidenleri işsiz saymıyorlar.

Aylarca iş arayıp, bulamayınca umudunu keserek, kayıt yeniletmeyip çekilenleri de işsiz saymıyorlar.

Köylerde, bölüşüle bölüşüle iki karış kalmış topraktan elde edeceği ürünle yarı aç yaşayanları da işsiz saymıyorlar…

Anladınız mı şimdi, işsiz sayısı neden üç buçuk milyoncuk çıkıyor?

 

İşsizlik lafını unutun şimdi. “İşi var” ne demek ona bakalım:

Bir insana “işi var” diyebilmek için, onun “emeklilik hakları” dahil, tüm sosyal güvencelerle donatılmış bir işte, sürekli bir gelirle çalışıyor olması lâzım.

Bu benim tanımım değil haa… Dünya İş Konseyi’nin tanımı.

 

Şimdi bütün rakamları, sözleri, tanımlamaları unutun.

Camiye gidiyorsanız camide, kahveye gidiyorsanız kahvede şöyle göz altından çevrenize bakın: Her gün gidip geldiği ve hep gidip geleceği garantili bir işi olan kaç kişi görüyorsunuz? Az da olsa, emeklilik geliri olanları da işi var sayın.

Geri kalanınız “işsizsiniz”…. Onlar sizden çok fazlaysa, durum iyidir. Değilse ne yapalım? Bulunduğunuz yer ülkenin aynası işte, gerisi laf…

 
Ekleyin:: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Etiketler
Etiket eklenmemiş
Bu haber için oy ver
0
Powered by Vivvo CMS v4.0