• DOLAR
    $4.321,0700
    ( ₺1,96 )
  • EURO
    $1,4891
    %0,54
  • ALTIN
    $57.190,8200
    %0,40
  • BIST
    90,2188
    ( ₺0,02 )
“Ak Parti Lale Devri’ni yaşıyor”

“Ak Parti Lale Devri’ni yaşıyor”

Gün FM’de Gazeteci İsmail Akar’ın hazırlayıp sunduğu Basın Odası programında bu hafta Atatürk Orman Çiftliği’ne inşa edilen, bin odalı Ak Saray konusu değerlendirildi. Basın Odası’na her hafta olduğu gibi Gazeteciler Polat Yılmaz ve Ertuğrul Sevim yorumlarıyla katıldılar. “Yurt dışında da bu konu gündeme geldi” Ak Saray’ın maliyetinin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından 1 milyar 370 […]

Gün FM’de Gazeteci İsmail Akar’ın hazırlayıp sunduğu Basın Odası programında bu hafta Atatürk Orman Çiftliği’ne inşa edilen, bin odalı Ak Saray konusu değerlendirildi.

Basın Odası’na her hafta olduğu gibi Gazeteciler Polat Yılmaz ve Ertuğrul Sevim yorumlarıyla katıldılar.

“Yurt dışında da bu konu gündeme geldi”

Ak Saray’ın maliyetinin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından 1 milyar 370 milyon lira olarak açıklandığını kaydeden Gazeteci İsmail Akar, “Kamuoyunda günlerdir bu konu tartışılıyor. Bu harcanan para karşılığında şu kadar yol, şu kadar köprü yapılabilir diye çeşitli haberler okuyoruz. Yurt dışında da bu konu gündeme geldi. Yabancı basın da bu sarayla ilgili haberler yaptı. Rusya, ABD, Almanya ve Fransa devlet başkanlarının kaldığı yerler bu şekilde büyük ve lüks değil şeklinde yazılar okuduk. Mesleğim gereği bir gözlemimi ifade etmek istiyorum. İflas eden işadamlarına baktığımızda son dönemlerinde çok lüks arabalar alıyorlar. Bunun nedenini sorduğumuzda iflas etmediklerini, ayakta olduklarını göstermek olarak açıklıyorlar. İflas eden bir işadamının, tüccarın batarken lükse yöneldiği ülkemizde yöneticilerin de iyi gitmeyen bir ekonomiye rağmen böylesi lüks bir saray yapması normal olarak değerlendirilmelidir diye düşünüyorum” dedi.

“Milletin parasıyla böyle lüks bir saray yapılması doğru değildir”

21.yüzyılda dünyadaki devletlerin birbirini saraylarla ya da sunulan ikramlarla tanımadığını kaydeden Gazeteci Ertuğrul Sevim, “Demokrasiyle gelen hiçbir yönetim bu denli rüküş işler yapmıyor. Ak Parti iktidara geldiğinde ülkemizde 200 bin makam aracı var denmişti. Bunların hepsi satılacağı, milletvekili lojmanların dahi satılacağı, milletvekillerinin halkın içinde oturması gerektiği söylenmişti. Bugün gelinen nokta Cumhurbaşkanı için bin odalı saray yaptırmaya dönmüştür. Bu sarayın açılışının yapılacağı gün de iptidai koşullar altında çalışan bir maden ocağında 18 işçimizi kaybediyoruz. Ak Parti tıpkı Osmanlı Devleti gibi birkaç evreli bir hayat süreceğe benziyor. Hepimizin bildiği gibi Osmanlı Devleti’nin kuruluş, yükselme, duraklama ve yıkılış dönemleri vardır. Osmanlı 17.yüzyılda Lale Devri’ni yaşamıştır. 16.yüzyılda devlet en yüksek gücüne eriştiği için ardından gelen padişahlar zevke, sefaya yönelmişlerdir. Biz de şu an böyle bir dönem yaşıyoruz. Ak Parti Lale Devri’ni yaşıyor. Kaçak olduğu mahkeme kararı ile ortada olmasına rağmen yüksek bir ücretle bir saray yapılıyor. Bu saray günümüz Türkiyesine, demokrasisine yakışmıyor. Biz yoksul bir ülkeyiz. İnsanlarımızın çoğu açlık sınırında yaşıyor. Milletin parasıyla böyle lüks bir saray yapılması doğru değildir. Ülkenin ekonomisi borçlu, cari açık var” şeklinde konuştu.

“Yapılanları doğru bulmuyorum”

Ak Saray isminin tarafsız olan Cumhurbaşkanlığı makamıyla yakışmadığını belirten Gazeteci Polat Yılmaz, “Bu isim bir partiyi direkt çağrıştırıyor. Bu isim doğru değildir. Bu yapıya başlanırken Başbakanlık konutu diye kamuoyuna açıklandı. Sonra hangi ara Cumhurbaşkanlığına geçti, bunu da anlamadık. Ayrıca Başbakanlık niye Çankaya Köşkü’ne taşınıyor? Çankaya Köşkü müze olmalı ve halka açılmalıdır. Halk Atatürk’ün yaşadığı Çankaya Köşkü’nü görsün. Burası yıllardır özel davetler dışında halka kapalı. Cumhuriyet tarihinin en büyük örtülü ödenek harcamasını gerçekleştiren bir Başbakan’ın Cumhurbaşkanı olduktan sonra yaptığı işi ben yadırgamıyorum. Bu hükümetin Türkiye’yi bir kasaba belediyesinin kasabayı yönettiği gibi yönettiğini artık biliyoruz. Sürekli emlakçılık yapıyorlar. Nerde tarihi şahsiyetler, sevmedikleri isimler varsa onların isimlerinin bulunduğu alanlardaki yapıları yok ediyorlar. Yapılanları doğru bulmuyorum” diye değerlendirmede bulundu.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Yorumlara Kapalıdır