passo
Gerçeğin Farkında olmak

Gerçeğin Farkında olmak

Ülkemizde bir gerçek gündem var. Bir de medya aracığı ile yaratılan suni gündem. TV ekranlarına gazete sayfalarına baktığımızda öne çıkan tartışılan konular ne? Cumhurbaşkanı adayı kim olacak? Kemal Kılıçdaroğlu 6 lı masanın adayı olacak mı? Kılıçdaroğlu ABD de hamburger mi yedi.8 saat nereye gitti? Kılıççdaroğlu hapşırdı mı? Meral Akşener öksürdü mü? Ali-Veli partisinden istifa etti? […]

Ülkemizde bir gerçek gündem var. Bir de medya aracığı ile yaratılan suni gündem.

TV ekranlarına gazete sayfalarına baktığımızda öne çıkan tartışılan konular ne?

Cumhurbaşkanı adayı kim olacak?

Kemal Kılıçdaroğlu 6 lı masanın adayı olacak mı?

Kılıçdaroğlu ABD de hamburger mi yedi.8 saat nereye gitti?

Kılıççdaroğlu hapşırdı mı?

Meral Akşener öksürdü mü?

Ali-Veli partisinden istifa etti?

Başka istifalar var mı?

Yol yaptım. Hastane postane yaptım.O üniversiteyi de ben kurdum.Gücün yetiyorsa çık karşıma.

Afyonun gündeminde ise hala mavi/kırmızı liste konuşuluyor.Kaybettin Kazandın.Bir karış suda fırtına koparmaya devam ediliyor.

 

 Sokağın sesi

Ama sokağın gündemi farklı. Sokağın derdi başka. Sokağın dili ekonomi.Hayat pahalılığı.,Adil olmayan gelir dağılımı….

Hafta sonu bir emekli dostum anlatıyor.

Diyor ki’ Geçen sene 5 bin lira emekli maaşı alıyordum. Şimdi 7 binalıyorum. Ama geçen sene 5 bin lira ile ayakta duruyordum. Bugün her ay borçla yaşıyorum. Kış kapıya dayandı. Bakalım her ay ısınma gideri de eklenecek. Şimdiden kara kara düşünmeye başladım. Evim babadan kalma kira değil.Bir hanım bir ben 2 kişi namerde muhtaç olmadan yaşamaya çabalıyorum:.’

Asgari ücretle çalışanı dinliyorum.

’Geçen sene 3 bin 900 lira maaş alıyordum. Bugün 5 bin 500. Fakat geçen seneki aldıklarımı bu sene almam imkansız. Ben asgari ücretin artmasını istemiyorum. Hayat pahalılığına çözüm bulsunlar. Bir kilo peynir 150 liraya dayandı. Bir kilo zeytin 100 lira.Eskiden peynir ekmekle karnımız doyardı.Şimdi yanına yaklaşamaz olduk.’

Bir çiftçi öyle 3/5 dönüm tarlası olan çiftçi değil.100 dönüme yakın tarlasında üretim yapan bir çiftçi ofisime geldi.

Dert yanmaya başladı.’ Girdilerim 4/5 kat arttı. Şükür ki geçen yıl Allah rahmet verdi. Sulama fazla olmadı. Doğal olarak elektrik gideri de az oldu. Bol su olmasından dolayı ürüne haşarede bulaşmadı ve fiyatı yüzde 400 artan ilaçtan kısmen uzak kaldık.Rekoltede iyi oldu.Yoksa batardık.Bu sene bakalım ne olacak?’

Emekli, Asgari Ücretli ve çiftçi böylesine dertli de beyaz yakalılar ne durumda?

Afyon Baro Başkanı Turgay Şahin diyor ki’ Mesleğe yeni başlayan avukat arkadaşlar bürosunun giderini karşılayamaz durumda. Ailesinin desteği ile ayakta durmaya çalışıyor.’

TÜRMOB Genel Başkanı Emre Kartaloğlu geçen hafta kurultayda konuşuyor diyor ki’

Herşeye yüzde 200/300 zam geldi. Mali Müşavirler darboğazda ücretlerimize yüzde 100 zam yapmak zorundayız’

Nakliye işi yapanlar ve araç sahipleri akaryakıt fiyatlarının mehter marşı gibi üç ileri bir geri olmasından usanmış Bir sefer indirim bir haftada üç sefer zam.Yetmezmiş gibi  3 e katlanan kasko ve trafik sigortası.ödenmesinin telaşında.Yılbaşında gelecek MTV yi düşünür olmuş.

Bu örnekleri artırmak mümkün.

Aslında çevremize bakmamız ve analiz etmemiz yeterli.

Asık suratlı yüzü gülmeyen insanlar ağırlıkta.

Bu yazılanları abartma gibi düşünenlere TOBB un Ocak-Eylül ayı ekonomi raporunu sunayım.

 

Şirketler kepenk indiriyor

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre; eylül ayında ülke genelinde kapanan şirket sayısı, bir önceki aya göre yüzde 16 artarak bin 987’ye yükseldi.

Bu yılın ilk dokuz ayında kapanan şirket sayısı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 62,7 artış gösterdi.

TOBB, eylül ayına ilişkin kurulan-kapanan şirket istatistiklerine göre; eylülde kurulan şirket sayısı, ağustosa kıyasla yüzde 6,8 artışla 12 bin 193’ten 13 bin 23’e çıktı. Kapanan şirket sayısındaki artış ise çok daha yüksek oldu. Eylülde bir önceki aya göre kapanan şirket sayısı, yüzde 16 artarak bin 713’ten bin 987’ye yükseldi.

TOBB un verilerine dikkatli baktığımızda yabancı ortaklı şirketleri görüyoruz.

Geçen ay kurulan bin 928 yabancı ortak sermayeli şirketin 135’i Rus ve 129’u İran ortaklı oldu. Kurulan yabancı ortak sermayeli şirketlerin toplam sermayelerinin yüzde 80,7’sini yabancı sermayeli ortak payı oluşturdu.

Türkiye’de bu yılın ocak-eylül döneminde kurulan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23,9 artışla 99 bin 583’e çıktı. Aynı dönemde kapanan şirket sayısı ise önemli bir artış gösterdi. Yılın ilk 9 ayında kapanan şirket sayısı, yüzde 62,7 artarak 15 bin 247’ye yükseldi.

 

Afyon da Tehlike Çanları

Bu raporu bir kenara not ederek ilimize bakalım.

Afyonkarahisar da özel bir durum var. Madencilik özellikle mermer sektöründeki gelişme ile ihracat rakamları yükseliyor. Bunu da her ay Afyonkarahisar TSO u açıklıyor. Aslında TSO Esnaf Odası gibi açılan ve kapanan firmaları da her ay açıklaması lazım.Ki yerelde ekonomik tabloyu görelim.

Ancak ilimiz açısından günümüzde bir tehlike var.

Enerji sıkıntısı yaşayan Avrupa,ABD ve Çin son günlerde mermer alımında yavaşlamaya gitti.Eğer aynı şekilde bu ülkelerde ithalat azalması devam ederse ilimizde özelikle mermer sektöründe çok sayıda firma kapısına kilit vurabilir.

Bu çok sayıda insanın da  işsiz kalması demektir.

 

 

 

 

Asıl mevzu Ekonomik kriz yanında Gelir Dağılımı

Türkiye de gelir dağılımı eşitsizliği her geçen gün artıyor.

2022de  Dünya Eşitsizlik Raporu açıklandı.(2021 verilerine göre)

Rapora göre, Fransa’da en az kazanan %50’lik kesim en fazla kazanan %10’luk kesimden 7 kat daha az kazanıyor.

Brezilya’da ise bu değer 29 katı buluyor.

Türkiye’de ise  23 kat.

Bu skorla Türkiye, Brezilya, Meksika ve Hindistan gibi ülkelerle birlikte dünyada gelir dağılımının en eşitsiz olduğu ülkeler arasında yer alıyor.

Türkiye’de, çalışanların %40’ından fazlasının asgari ücret ile çalıştığını da belirtelim.

Bu iki gelir grubu arasındaki makasın ise 2002-2007 yıllarında düşmesinin ardından,

2018-2021 yılları arasında yine 20 katın üzerine çıktı.

Anlaşılır olması açışından 100 liralık bir gelir var.

Bu gelirin 55 lirasını 10 kişi alıyor.

Geriye kalan 45 lira ise 90 kişiye kalıyor.

Hani o lüks mağazaları ihtişamlı mekanları dolduran, yalılar, saraylar, yatlar katlar uçaklar alanlar o 10 kişi.

Geriye kalan 90 kişi ise o zenginlerin görkemli yaşamlarını sürdürmeleri adına bu sistemi savunuyor. Dert yanıyor hayıflanıyor şikayet ediyor ama zenginler ile aynı kulvarda.

Ne diyelim

Bir gün gerçeğin farkına varırlar.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Önceki Yazı
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Yorumlara Kapalıdır