• DOLAR
    $1.321,9500
    ( ₺0,67 )
  • EURO
    $0,2693
    %0,17
  • ALTIN
    $32.375,0000
    %0,15
  • BIST
    90,3527
    ( ₺0,01 )
Gönüllü ahlak polisliği ve sonu…

Gönüllü ahlak polisliği ve sonu…

  Namaz kılanın, namaz kılmayanı döverek yola getirmesi; oruç tutanın, oruç tutmayanı bıçaklayıp öldürmesi gibi olayların sonuncusu Ankara’da yaşandı. Gencecik bir adam, ağır yaralı olarak yaşam savaşımı veriyor hastanede… Neden biliyor musunuz? Eşini öptüğü için. Evet, kendi eşini öptüğü için…   Sevgilisiyle el ele tutuşanlar, eşini öpenler saldırıya uğruyor. Tekbir getirerek saldırıyorlar. Gönüllü ahlak polisi […]

 

Namaz kılanın, namaz kılmayanı döverek yola getirmesi; oruç tutanın, oruç tutmayanı bıçaklayıp öldürmesi gibi olayların sonuncusu Ankara’da yaşandı.

Gencecik bir adam, ağır yaralı olarak yaşam savaşımı veriyor hastanede…

Neden biliyor musunuz? Eşini öptüğü için. Evet, kendi eşini öptüğü için…

 

Sevgilisiyle el ele tutuşanlar, eşini öpenler saldırıya uğruyor.

Tekbir getirerek saldırıyorlar. Gönüllü ahlak polisi bunlar sözümona..

Destek aldıkları, sırtlarını dayadıkları iktidar güçlerince korunuyorlar, kollanıyorlar, kışkırtılıyorlar…

 

Ben size bir şey söyleyeyim mi?

Bugün yarın, bu geri zekalı garibanlardan biri; bir yerde oturup, içkisini yudumlayan başka bir garibana saldıracak; ya geberecek ya katil olacak.

Sonra çok düşünecek, çok pişman olacak; arkasında kimseyi bulamayacak o kendisini kışkırtanlardan…

 

Uzun yıllar önceydi…

Bir güç, bir kesime; “siz aslansınız, siz yiğitsiniz, siz komandosunuz, siz polise yardımcı güçlersiniz” diye kışkırtıp, başka bir kesime saldırtıyordu. Demirci çırağı Ahmet, terzi kalfası Ali’ye saldırtılıyordu. Saldıranlar da gariban, saldırılanlar da garibandı. Saldırtanlar ağaydı, paşaydı, beydi… Yağmurda yaş, kavgada taş değmiyordu onlara. Saldırılan kesim gibi, saldıran kesim de çok can kaybı verdi.

 

Sonra öyle bir gün geldi ki…

Saldırtan güçlerin ihtiyacı kalmadı onlara. Bekledikleri oldu; iktidarı darbeyle ele geçirdiler. Saldırılanlar gibi saldırılanları da kapattılar zindanlara.

İşte o zaman düşündüler saldıranlar; yanlarında, yörelerinde kimse kalmamıştı.

Aldatılmışlardı, kullanılmışlardı. Acıyla itiraf ettiler bunu…

 

Şimdi gönüllü ahlak polisliğine soyunanlar da öyle olacak.

Asıl ahlaksızlığın içki içmek, el ele tutuşmak, öpüşmek olmadığını; yalan, rüşvet, irtikap, sahtecilik, yolsuzluk, görevi kötüye kullanma falan olduğunu anlayacak. Bu yollarla köşe dönenlerin kendilerini nasıl kullandıklarını anlayacaklar. Onlar köşe olurken, kendilerinin yine makarnaya, kömüre muhtaç bırakıldıklarını görecekler.

 

Ahlaksızlık saydıkları davranışları sopayla, bıçakla düzelteceklerini sanıyorlar.

El ele tutuşmayı, öpüşmeyi fuhuş sanıyorlar; bunu önleyecekler.

Görmüyorlar son on yılda fuhuştaki fahiş artışı, okumuyorlar istatistikleri.

Gayri resmi bilgileri ve gerçekleri bir yana bırakalım; Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in verdiği rakamlara göre, 2002-2010 yılları arasında fuhuş suçları yüzde 220, ırza geçme ve çocuklara cinsel taciz suçları yüzde 125 oranında arttı. Tabii ki gerçek sayı daha başka; o bilinmiyor ve bildirilmiyor.

 

Başka bir resmi istatistik belgesi daha…

Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği’nin (CETAD) yürüttüğü proje kapsamında yapılan araştırma sonuçları ise Türkiye’deki çarpıcı gerçeği gün yüzüne çıkardı. CETAD’ın hazırladığı “Seks Ticareti” konulu rapora göre Türkiye’de 100 bin “seks işçisi” bulunduğu bildirildi. CETAD’ın raporuna göre 56 genelevde yaklaşık 3 bin kadının çalıştığı tespiti yer alırken tescil edilmeyenlerin sayısının 12 bin olduğu aktarıldı. 85 bin kişinin ise yasa dışı yollardan çalıştığı belirtildi.

 

Bu rakam da gerçeği tam yansıtmıyor. “Çalışma-seks işçisi” gibi kavramlar dışında kalan; normal aile görünümünde, hatta aile reisi bilgisi içinde girilen ilişkilerin ayrıca bir pazar oluşturduğu da bilinen sosyal bir gerçeklik.

 

Sopayla, bıçakla, kurşunla, falakayla, recmederek mi önlenecek fuhuş?

Kadını türbanla örterek,çarşafa sararak, burkaya gömerek mi engellenecek?

Bu kapatmalar, baskılar; içki içeni dövmek, öpüşeni vurmak ancak örtü yapılmaya çalışılır bu gerçeklere. Örtebilir mi acaba bu ahlak çöküntüsünü?

 

İnsanların haklarının yendiği, hukuklarının ihlal edildiği, aç açıkta işsiz bırakıldığı, gelecek güvencelerinin olmadığı, düşünce ve ifade özgürlüklerinin baskı altına alındığı, haber alma haklarının gasp edildiği gibi asıl ahlaksızlıklar ortada olduğu sürece; garibanı garibana dövdürmek, bıçaklatmak, öldürtmek ancak gündemi saptırarak, ahlaksızlıklara örtü çekme çabası olur.

Gönüllü ahlak polisliği ve sonu…

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
ahlak polis
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Yorumlara Kapalıdır