• DOLAR
    $4.526,2500
  • EURO
    $0,9729
  • ALTIN
    $56.826,8500
  • BIST
    96,0597
“Hukukun elden gitmesine herkes dur demelidir”

“Hukukun elden gitmesine herkes dur demelidir”

Gün FM’de yayınlanan Basın Odası programında Afyonkarahisar Barosu üyesi avukat Umut Kılıç Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlamasıyla tutuklanması konusu değerlendirildi. Gazeteci İsmail Akar’ın hazırlayıp sunduğu Basın Odası programına Gazeteciler Ahmet Tunca, Polat Yılmaz ve Ertuğrul Sevim yorumlarıyla katıldılar. “Ne yazık ki ülkemizde yargıya güven kalmadı” Yaşananlarla ilgili değerlendirmede bulunan Gazeteci İsmail Akar, “Afyonkarahisar Barosu üyesi avukat Umut […]

Gün FM’de yayınlanan Basın Odası programında Afyonkarahisar Barosu üyesi avukat Umut Kılıç Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlamasıyla tutuklanması konusu değerlendirildi.
Gazeteci İsmail Akar’ın hazırlayıp sunduğu Basın Odası programına Gazeteciler Ahmet Tunca, Polat Yılmaz ve Ertuğrul Sevim yorumlarıyla katıldılar.
“Ne yazık ki ülkemizde yargıya güven kalmadı”
Yaşananlarla ilgili değerlendirmede bulunan Gazeteci İsmail Akar, “Afyonkarahisar Barosu üyesi avukat Umut Kılıç’ın Adli Yargı Hâkim ve Savcılık Sınavı’nın yazılı aşamasından sonra katıldığı mülakat esnasında dile getirdiği sözler nedeniyle Cumhurbaşkanı’na hakaret ve kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret suçlaması ile tutuklandı. Barolar bu konuyla ilgili tepkilerini dile getirdiler. Tutuklamaya yapılan itiraz ise reddedildi. Önümüzdeki günlerde Avukat Kılıç’ın mahkemesi yapılacak. Bir ülkede en son yozlaşması gereken şeyin yargı olması gerekirken, ne yazık ki ülkemizde yargıya da çok fazla güven kalmadı. Yargıya güvensizlik son zamanlarda gündemin değişmeyen konularından biri oldu” şeklinde konuştu.
“Bu olay hukukta geldiğimiz son noktayı gösteriyor”
Günümüzde yargının yargılayanların insiyatifine bağlı hale geldiğini söyleyen Gazeteci Ahmet Tunca, “Kurallar, kaideler, yasalar, kanunlar değil de yargılayan insanların insiyatifine bağlı hale geldi. Afyon Barosuna kayıtlı genç Avukatımız Umut Kılıç Hâkim ve Savcı olmak için sınava giriyor. Sınavdan yüksek puan almasına rağmen bir türlü ataması yapılmıyor. Daha düşük puan alanlar atanıyor. Ama Kılıç atanmıyor. Üçüncü sınavda Avukata sahasının dışında bir takım sorular sorulduğu iddia ediliyor. Bu sorular neticesinde sinirlenen Avukat Kılıç’ın sınav heyetine bazı sözler sarf ettiğini basından öğrendik. Neticesinde hepimizin bildiği gibi genç Avukat tutuklandı. Barolar bu konuda güzel bir dayanışma örneği sergiledi. Gelin, hepimizi tutuklayın dediler. Sonrasında Kılıç’ın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi. Bu olay hukukta geldiğimiz son noktayı gösteriyor. Oldukça üzücü” diye görüşlerini açıkladı.
“Baro Başkanımızı ve Avukatlarımızı arkadaşlarına sahip çıktıkları için kutluyorum”
Avukat Kılıç’ın yaşadıklarının ülkemizin geldiği noktayı göstermesi açısından önemli olduğunu kaydeden Gazeteci Ertuğrul Sevim, “Dünyada birçok mahkeme, komisyon vardır. Hukuken kurulmuştur. Birilerini asmak, cezalandırmak, seçmemek için kurulmuştur. Siz onların karşısına çıkar size yazılan rolü oynarsanız onların değirmenine su taşımış olursunuz. Bu Avukatımızın yaşadığı siyasi iktidarın istediği kişiyi Savcı yaptığı, istemediği kişiyi ise yapmadığını açık olarak göstermiştir. Bugün ülkede hâkim ve savcı atamalarında siyasi davranılmadığını söyleyen insan her şeyden önce samimi değildir. O komisyon Avukat Kılıç ne kadar yüksek puan almış olursa olsun zaten onu seçmeyecekti. Orası hukukçu aramıyor, kendilerine göre hâkim ve savcı arıyor. Hukukun elden gitmesine herkes dur demelidir. Savcı, hâkim tarafsız olmalıdır. Bu arada Afyon Baro Başkanımızı ve Avukatlarımızı arkadaşlarına sahip çıktıkları için kutluyorum” diye değerlendirmede bulundu.
“Cumhurbaşkanlığı bu ülkenin bir değeridir”
“Herkesin hukuka saygılı olması gerekiyor” diyen Gazeteci Polat Yılmaz, “Adaleti dağıtanlar da, alanlar da saygılı olmalıdır. Aristo’dan bu tarafa hukuk her ülkede egemenlerin bir şekilde müdahale ettiği ve karar verdiği bir organ. Avukatın mülakatta hakkının yendiği görüşüne katılıyorum. Ama hakkı yendi diye kimseye hakaret etme hakkı da yok. O komisyonda bulunanların da hakları var. Daha önce Özal Cumhurbaşkanıyken bir Teğmen mektup yazıp, ‘alışamadım’ demişti. Sonra o Teğmen görevden alındı. O hakaret Özal’a değil, Cumhurbaşkanlığınaydı. Sen Avukat ya da başka mesleklerde olabilirsin. Ama Cumhurbaşkanlığı bu ülkenin bir değeridir. Atatürk’ün getirdiği bir değerdir. Saygılı olmak zorundasın. Ak Parti Hükümeti’nin hukuka zarar verdiğine inanan biriyim. Ama ben hakkımı alamadım diye ortaya çıkıp birilerinin de bu şekilde davranmasına karşıyım” şeklinde konuştu.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Yorumlara Kapalıdır